Spinal cord türkçesi Spinal cord nedir

  • Omurga içinde bulunan kanal boyunca uzanan sinir dokusu.
  • Omurilik.
  • Spinal kord.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Spinal cord ile ilgili cümleler

English: Central nervous system consists of brain, cerebellum, medulla oblongata and spinal cord.
Turkish: Merkezî sinir sistemi beyin, beyincik, omurilik soğanı ve omurilikten oluşur.

Spinal cord ingilizcede ne demek, Spinal cord nerede nasıl kullanılır?

Spinal : Belkemiğine ait. Belkemiğiyle ilgili. Omurgaya ilişkin. Belkemiği. Omura ilişkin.

Cord : Bağ. Fitilli kadife giysi. İple bağlamak. Bağlamak. Kordon. Sicim. Kablo. Bağlamak (kablo vb). Yüksek akım çekebilen, telleri kalın bir yalıtkanla kaplı kordon. Fitil.

Spinal cord injury : Omurilik zedelenmesi. Spinal kord yaralanması sekeli. Spinal kord hasarlanması. Batıcı yabancı cisimler, kısmi omur çıkıkları veya kırıkları gibi nedenlerle oluşan omurilik yaralanması. Spinal kord hasarı.

Spinal cord lesions : Spinal kanal lezyonları. Omurilik lezyonu. Omurilikle ilgili hastalıklar.

Spinal analgesia : Spinal analjezi.

Spinal anesthesia : Spinal anestezi. Omurilik anestezisi. İlik uyuşturucusu. Bölgesel anestezik çözeltisinin, beyin-omurilik sıvısı içine verilmesiyle elde edilen anestezi. Omurilik uyuşması.

İngilizce Spinal cord Türkçe anlamı, Spinal cord eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Spinal cord ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Myel : Miyel.

Medulla spinalis : Omurların oluşturduğu kanal içerisinde yer alan, orta kısmında ependim hücrelerinin dışında boz veya gri madde ve dış kısmında ise ak maddenin bulunduğu kordon biçiminde merkezi sinir sistemi organı, medulla spinalis. boz maddenin ön çıkıntısıyla arka çıkıntısından çıkan sinirler innervasyon bölgesine giderler. medulla sipinalisin kimi bölgelerinde ön çıkıntıyla arka çıkıntı arasında otonom sistemin sinir hücreleri bulunur. Medülla spınalıs.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Spinal cord synonyms : a protein, medulla, aardvark, spinal marrow, abiotic environment, medullas, myelon, abiotic factor, aardvarks, acacia, abductor muscle, abacus bodies.