Spittles türkçesi Spittles nedir

Spittles ingilizcede ne demek, Spittles nerede nasıl kullanılır?

Spittle : Tükürük. Salya.

Spittlebug : Şeytantükürükleri familyasına bağlı böceklere örnek tür; salyalıbit. Salya böceği. Şeytantükürüğü. Köpük böceği.

Spittlebugs : Şeytantükürükleri. Köpük böceği. Salya böceği. Özellikle genç sürgünlerden özsu emen ve gelişme çağını tükürüğümsü bir salgı yığını içerisinde geçiren, sıçrayıcı eşkanatlılar familyası.

Lickspittle : Yalaka. Yaltakçı. Yağcı.

Spitted : Tükürdü.

Spitting image : Hık demiş burnundan düşmüş. Tıpkısı. Aynısı. Tam benzeri.

Be the spitting image of someone : Hık demiş burnundan düşmüş olmak.

Spitter : Topu atan oyuncunun topa kavis vermek için kural dışı bir şekilde topu tükürük ile ovarak yaptığı atış (beyzbol). Tüküren.

Spit at somebody : Tükürmek. Tıslamak.

Spittoons : Tükürük hokkası.

İngilizce Spittles Türkçe anlamı, Spittles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spittles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slabbers : Ağzının suyu akmak. Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Nemli. Kalın dilimleyici. Tükürükle ıslatmak. Ağızından tükürük damlatmak.

 

Spit : Çiseleme. Atıştırmak. Kıyı oku. Kıyı dili. Tıpatıp aynı. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Fokurdamak. Tıslamak (kedi). Haykırmak.

Slobbering : Ağzından akmak. Ağzının suyu akmak. Salya sümük öpmek. Nemli. Salya akıtmak. Salyası akmak. Karter kompresor kaçağı.

Sputum : İnsanlarda akciğer kelebeği, hayvanlarda akciğer kıl kurdu gibi, bu örgene özgü asalaklardan kuşkulanılınca, mikroskobik bakısına başvurulan sümüksel salgı. Balgam. Öksürükle dışarı atılan sıvı, sputum. Sputüm.

Gobs : Denizci er. Bahriyeli. Fıska. Küme. Pıhtı. Kütle. Denizci. Gemici. Ağız.

Slabber : Ağzının suyu akmak. Tükürükle ıslatmak. Nemli. Ağızından tükürük damlatmak. Dikkatsizce döküp saçmak (bir içecek veya yemeği). Kalın dilimleyici.

Gob : Pıhtı. Denizci er. Fıska. Kütle. Küme. Eski üretim alanı. Gemici. Ağız.

Drivel : Saçma sapan söz. Burnu akmak. Salyası akmak. Saçma sapan konuşmak. Saçmalık. Saçma. Sapıtmak. Saçmalamak. Saçma sapan konuşma.

Salivary gland : Omurgalı ve omurgasız hayvanlarda ağzın içine ya da yakın bir yerine açılan ve tükrük denen bir salgı salgılayan bezler. Tükürük bezi. Tükrük bezi. Ağızdaki tükürük salgılayan altı salgı bezinden biri. Tukrük bezi.

Slobber : Salya sümük öpmek. Salya akıtmak. Karter kompresor kaçağı. Ağzından salyalar akıtmak. Nemli. Salyası akmak. Ağzının suyu akmak. Ağzından akmak.

Spittles synonyms : tobacco juice, bowling pin, skittle pin, salivas, ptyalin, drooled, secretion, pin, sputa, slavered, ninepin, spittle, slobbers, saliva, drools, slaver, drool, dribble, salivary.