Splatters türkçesi Splatters nedir

Splatters ingilizcede ne demek, Splatters nerede nasıl kullanılır?

Splatter : Sıçratmak. Damlatmak (boya vb). Sıçramak. Su çarpmak. Su sıçratmak. Serpiştirmek. Yağmak. Şapır şupur yıkanmak. Serpmek. Su sıçratarak yıkanmak.

Splattered : Yağmak. Serpmek. Damlatmak (boya vb). Serpiştirmek. Sıçramak. Su çarpmak. Sıçratmak. Su sıçratarak yıkanmak. Şapır şupur yıkanmak.

Splattering : Serpmek. Su çarpmak. Serpiştirmek. Şapır şupur yıkanmak. Yağmak. Sıçramak. Sıçratmak. Su sıçratarak yıkanmak. Damlatmak (boya vb).

Splat : Koltuk arkalığı. Bir sandalyenin arka orta kısmını oluşturan düz ahşap parça. Sandalye arkalığı. Şapırtı.

Splats : Bir sandalyenin arka orta kısmını oluşturan düz ahşap parça. Şapırtı. Sandalye arkalığı. Koltuk arkalığı.

İngilizce Splatters Türkçe anlamı, Splatters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splatters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hop : Sekmek. Şerbetçiotu. Zıplama. Hizmet vermek. Tek bacak üstünde zıplamak. Zıplatmak. Binmek. Atlamak. Oynamak.

Shower : Duş almak. Sağanak. Suyu düzgün bir şekilde dağıtarak fışkırtan araç. böyle akan su ile yıkanmak (duş yapmak). ...yağmuruna tutmak. Duş. Yağdırmak.

 

Splashed : Püskürme. Yıkanmak. Reklamını yapmak. Sürmek (boya vb.). Cup diye düşmek. Yıkamak.

Swash : Çalkalanma. Çalkantı. Çalkalanmak. Çalkalamak. Dalga kırılmasından sonra suyun yükselerek kıyıya şiddetle çarpması. Çalkalama.

Cavorting : Hoplayıp zıplama. Zıplamak. Tepinme. Hoplamak.

Slopped : Kafası dumanlı. Sarhoş. Dökmek. Ağzını şapırdatarak yemek. Döküp saçmak. Çamurlu suda koşmak. Suda yürümek. Höpürdeterek içmek. Eğimli.

Caper : Hoplamak. Sıçrama. Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı, basit ya da birleşik, çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik, taç yaprakları 4 tane ya da olmayan, ovaryum üst durumlu, kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler. kapari. Hoplayıp zıplamak. Hırsızlık. Oynayıp sıçramak. Oynaşmak. Zıplamak.

Poured : Dökme. Üşüşmek. Akmak. Akıtmak. Dökülmek (kalıba). Boşaltmak. Yığılmak. Yağdırmak. Dökmek.

Sprinkle : Lekelemek. Saçmak. Çiselemek. Çisenti. Serpmek (yağmur). Serpinti. Saçılmak. Sulamak. Islatmak.

Splatters synonyms : slush around, splosh, slosh around, buck at, dredged, showering, interspersing, slopping, bounce, dash, dredging, capriole, dot, jump, drizzles, hail, splattering, pour, aspersed, hailed, interspersed, slop, raining, hail down, besprinkle, sparge, asperses, cavorted, disperse, intersperses, besprinkling, cavorts, dabbles.

Splatters zıt anlamlı kelimeler, Splatters kelime anlamı

Bare : Açığa vurmak. Açmak. Boş. Soymak. Çıkarmak. Gözle görülür hale getirmek. Tamtakır. Çıplak. Açığa çıkartmak. Süssüz.

Lumper : Tersane işçisi. Gemi yükleme işçisi. Yük boşaltma işçisi. Liman işçisi. Dok işçisi.