Splenopexy türkçesi Splenopexy nedir

  • Şiplenopeksi.
  • Splenopeksi.
  • Dalağın karın duvarına tespit edilmesi ameliyatı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Splenopexy ingilizcede ne demek, Splenopexy nerede nasıl kullanılır?

Splenopathy : Splenopati. Dalak hastalığı.

Splenoportography : Dalağa kontrast madde enjeksiyonundan sonra dalak ve karaciğere ait venlerin görüntülenmesi. Şiplenoportografi. Splenoportografi.

Splenocele : Splenosel.

Splenocyt : Eritrositlerin parçalanmasını ve mikroorganizmaların yutulmasını sağlayarak vücudu koruyan, dalakta bulunan tek çekirdekli büyük hücreler. Eritrositlerin parçalanmasını ve mikroorganizmaların yutulmasını sağlayarak vücudu koruyan, dalağın sabit primitif retiküler hücreleri. Splenosit.

Splenocyte : Splenosit.

Splenorrhagia : Splenoraji. Dalak kanaması.

Splenology : Splenoloji.

Splenomalacia : Splenomalasi. Dalağın anormal yumuşaklığı, dalak yumuşaması.

Splenomegaly : Dalağın anormal bir şekilde büyümesi (tıp veya medikal terimi). Dalağın büyümesi. Dalağın şişmesi. Dalak büyümesi. Dalak şişmesi. Splenomegali. Dalağın normal boyutlarından daha büyük hale gelmesi, splenomegali, şiplenomegali, megalospleni, splenektazi. alyuvarların aşırı hemolizisi, apse veya tümöral oluşumlar nedeniyle biçimlenir. hlk. şarbon.

 

Splenography : Dalak radyografisi. Splenografi.

İngilizce Splenopexy Türkçe anlamı, Splenopexy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splenopexy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

 

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abaxial : Eksenden uzak. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksen dışı. Eksendışı.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Splenopexy synonyms : a clay, a band, a c syndrom, abdominal distention, abdominal pain, abattoir.