Spokeswoman türkçesi Spokeswoman nedir
- Konuşmacı kadın.
- Sözcü kadın.
- Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kadın.
- Konuşmacı bayan.
- Sözcü.
Spokeswoman ingilizcede ne demek, Spokeswoman nerede nasıl kullanılır?
Spokeswomen : Sözcü. Başka bir kimse veya grup adına konuşma yapan kadın. Konuşmacı bayan. Sözcü kadın. Konuşmacı kadın.
İngilizce Spokeswoman Türkçe anlamı, Spokeswoman eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spokeswoman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Speakers : Hoparlör. Spikerler. Meclis başkanı. Hoparlörler. Konuşmacı. Konuşmacılar. Spiker.
Rapporteurs : Raportör.
Spokesmen : Baş sözcü. Konuşmacı. Temsilci.
Voice : İfade etmek. Soluk alıp vererek ses tellerinin kımıldamasıyla çıkarılan tonlar. Ötümlüleştirmek. Düşünce. Ses. Fikir. Bilgisayar, gramer, tiyatro alanlarında kullanılır. Fiil kök veya gövdesinin, sözlük anlamında herhangi bir değişikliğe uğramadan fiilden fiil yapan belirli bazı eklerle genişletilerek cümledeki özne ve nesne ile olan bağlantısında uğradığı durum değişikliği; fiilin anlam değişikliği göstermeyen, ancak özne ve nesneye hükmeden şekil değişikliği. || çatılar, türlerine, aldıkları eklere ve işlevlerine göre kendi içlerinde etken çatı (yalın çatı), edilgen çatı, meçhul çatı, dönüşlü çatı, işteş çatı, ettirgen çatı diye sınıflandırılır. bunlara bk. Dile getirmek. Söylemek.
Rapporteur : Raportör.
Announcer : Spiker. Sunucu. İlan eden kimse. Cazgır. Mübelliğ. İlan eden. Sanatçıları ve gösterileri seyirciye tanıtan görevli..
Mouthpiece : Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel. Avukat. Zıvana. Ağızlık. Film kesme ünitesi ağızlığı. Sigara ağızlığı. Deri gibi kaf. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer.
Speaker : Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Meclis başkanı. Konuşmacı. Hoparlör. Kolon. Parlamento başkanı. Spiker (radyo veya tv). Spiker. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır.
Announcers : Sunucu. İlan eden. Spiker. Mübelliğ. İlan eden kimse. Cazgır.
Mouthpieces : Sigara ağızlığı. Ağızlık. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel. Zıvana. Avukat. Film kesme ünitesi ağızlığı. Deri gibi kaf.
Spokeswoman synonyms : spokeswomen, coryphaeus, coryphaei, interpreter, spokespersons, spokesperson, representative, spokesman.

Bu kısımda Spokeswoman kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spokeswoman ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spokeswoman anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spokeswoman ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.