Sport club türkçesi Sport club nedir

  • İçinde spor faaliyetleri gerçekleştirilen kuruluş.
  • Spor etkinliklerini okulun doğal çalışmaları içinde düzene bağlamak ve öğrencileri sporun türlü dallarında yetiştirmek amacıyla lise ve dengi okullarda kurulan dernek.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Spor yurdu.
  • Spor kulübü.

Sport club ingilizcede ne demek, Sport club nerede nasıl kullanılır?

Sport : Övünmek. Spor. Spor yapmak. Şaka söylemek. Sportif. Örnek insan. Gösteriş yapmak. Eğlenmek. Oynamak. Takılmak.

Club : Kolun gücünü ve savurma yeteneğini geliştirmek için kullanılan şişe biçiminde değişik ağırlıktaki ağaçtan el aracı. Toplamak. Toplanmak. Katılmak. Çomak. Sopayla dövmek. Dövmek. Sinek (iskambil). Sopa ile dövmek. Ortakça yatırmak.

Sport car : Spor araba.

Sport clothes : Spor karşılaşmaları sırasında giyilen giysi türleri. Spor giysileri. Spor giyecekleri.

Sport coat : (eşi veya sevgilisi uzakta iken) kadının birlikte olduğu tip. Tokmakçı. Erkek için spor ceket. (mahkum içerideyken) kız arkadaşının takıldığı tip. Spor ceket.

Sport fisherman : Amatör balıkçı. Maddi ve ticari kazanç amaç gütmeden, sadece spor ve dinlence amacıyla su ürünleri avcılığı yapan gerçek kişi.

İngilizce Sport club Türkçe anlamı, Sport club eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sport club ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Academy : Yüksek okul. Akademi. Medrese. Yüksekokul. Bilim adamları topluluğu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Okul.

Abulia : Kayıtsızlık. Abulya. İrade yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İstem yitimi. Abuli. İrade kaybı. İstenç yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı.

Achievement tests : Başarı testi. Başarı testleri. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler.

 

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.

Sport club synonyms : sports club, abnormal child, achromatopsia, accustoming, academy of economic and commercial sciences, achievement age, a priori knowledge, academic year.