Standard of living türkçesi Standard of living nedir

  • Yaşam standardı.
  • Belli bir toplumda ya da toplumsal kümede ulaşılmak istenen tüketim düzeyi.
  • Konut, gıda, sağlık, eğitim, giyim, ulaştırma ve işlendirilme olanakları gibi ölçütlere dayanılarak belirlenen ve genellikle kişi başına gelirle ölçülen gönenç düzeyi.
  • İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Hayat standardı.
  • Yaşama ölçünü.
  • Yaşam düzeyi.
  • Yaşam kalitesi.
  • Taban yaşama düzeyi.
  • Kişinin yaşayabilmesi için zorunlu olan ekonomik özdeklerin taban düzeyi.
  • Yaşama standardı.

Standard of living ile ilgili cümleler

English: Everyone has the right to a standard of living adequate for the health and well-being of himself and of his family, including food, clothing, housing and medical care and necessary social services, and the right to security in the event of unemployment, sickness, disability, widowhood, old age or other lack of livelihood in circumstances beyond his control.
Turkish: Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.

 

English: The statistics show that our standard of living is high.
Turkish: İstatistikler bizim yaşam standardımızın yüksek olduğunu gösteriyor.

Standard of living ingilizcede ne demek, Standard of living nerede nasıl kullanılır?

Standard : Atletizm, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Ölçün örnek. Sayısal ya da felsefi olarak anlatılan eğitim ereği, amacı ya da ölçütü. eğitimde ulaşılmak istenilen amaç ya da düzey. Kabul edilen. Ölçün. Bayrak. Kimi özdeklerin bileşimlerine, arılık kertelerine göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Atlama çatkısı. Bir ölçmeyi, karşılaştırmayı yapmaya yarayan belirli nesne. Aygıtların ve çözeltilerin ayarlanmasında ya da kimi hesaplamaların yürütülmesinde temel seçilen ölçü.

Of : Nin. Hakkında. Den. -in. İle ilgili. -li. -nin. -den. -nın. In.

Living : Yaşam tarzı. Yaşam standardı. Oturma. Hayat. Yaşantı. Ekmek parası. Kullanılan. Sağ. Geçim yolu. Yaşama.

Standard of coin : Bir devletçe paraları için değer ölçüsü olarak kabul edilen maden (altın ya da gümüş gibi). Temel para ölçüsü.

Standard of knowledge : Bilgi düzeyi. Bilgi derecesi.

Standard of price : Fiyat standardı.

Cost of living index : Geçim indeksi. Hayat pahalılığı endeksi. Geçim endeksi. Geçinme endeksi. Hayat pahalılığı göstergesi. Geçinme indeksi.

Level of living : Hayat düzeyi. Yaşam düzeyi. Yaşama düzeyi. Hayat seviyesi. Belli bir toplumda ya da toplumsal kümede ulaşılmış bulunan tüketim düzeyi.

Secondary standard of light : Işıkölçümsel ikincil ölçün. Işık yeğinliği (ya da ışık akısı, ya da ışıklılığı), ışık ölçümsel birincil ölçünle (dolaylı ya da dolaysız) ölçüştürme sonucu belirlenmiş, ışıkölçümsel ölçmelere yarayan, değişmez ve yeniden elde edilebilir ışık kaynağı.

 

Cost of living : Yaşam maliyeti. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Hayat pahalılığı. Temel ihtiyaçların ortalama maliyeti. Giyim ve iskan ücreti. Geçinme. Ortalama yiyecek. Geçim. Geçim gideri.

İngilizce Standard of living Türkçe anlamı, Standard of living eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Standard of living ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quality of life : Hayat kalitesi.

Living standard : Yaşam ölçünü. Geçim için gerekli asgari gereksinimler. Geçim standardı. Yaşam seviyesi. Geçim için gerekli en aşağı gereksemeler. Hayat tarzı derecesi.

Living : Geçerli. Ekmek parası. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Yaşama. Canlı. Yaşantı. Yaşam tarzı. Sağ.

Level of living : Belli bir toplumda ya da toplumsal kümede ulaşılmış bulunan tüketim düzeyi. Hayat düzeyi. Yaşama düzeyi. Hayat seviyesi.