Statistics türkçesi Statistics nedir

  • İhsaiyat.
  • İstatistik bilimi.
  • Sayıbilim.
  • Sonucu kesinlikle bilinemeyen olayların olasılıklarını veren bilim dalı.
  • Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Sayıtım.
  • İstatistik.
  • Sayılama.
  • Sayımbilim.
  • İstatistikler.
  • Verilerin toplanması, işlenmesi, özetlenmesi, topluma ilişkin genel bilgilerin elde edilmesiyle uğraşan bilim dalı.
  • Sayımlama.
  • Bir sonuç çıkarmak amacıyla olguları düzenli biçimde gözleme, derleme, elde edilen verileri sayı olarak gösterme işi ve bu işi kendine konu edinen bilim. bir dizi sayısal gözlem ya da sonucu gösteren değer ya da ölçü.
  • Gözlem evrenlerinin nicel özellikleri ve bunlara ilişkin işlemleri konu alan bilgi dalı.
  • Herhangi bir konuyu incelemek için gerekli verilerin toplanmasını, toplanan verilerin değerlendirilmesini ve değerlendirme sonucu karara varılmasını sağlayan bilim dalı.
  • Bir ülkeye ilişkin tecim, tarım ve yapım işlemleriyle benzeri dallar üzerinde sağlanan bölge topluluğu.

Statistics ile ilgili cümleler

English: The statistics show that our standard of living is high.
Turkish: İstatistikler bizim yaşam standardımızın yüksek olduğunu gösteriyor.

English: I have no statistics.
Turkish: Hiçbir istatistiğim yok.

English: According to statistics, men's wages are higher than women's.
Turkish: İstatistiklere göre, erkek ücretleri kadınlarınkinden daha yüksek.

 

English: The statistics are in our favor.
Turkish: İstatistikler lehimizde.

English: Statistics are easy to misinterpret.
Turkish: İstatistikler kolayca yanlış yorumlanabilir.

Statistics ingilizcede ne demek, Statistics nerede nasıl kullanılır?

Statistics box : İstatistik kutusu.

Bureau of labor statistics method : İşgücü istatistikleri bürosu (abd) yöntemi.

Applied statistics : Teoriye dayalı olmayan istatistik. Uygulamalı istatistik. Belli bir kaynaktan sağlanan istatistik.

Augmented dickey fuller statistics : Genişletilmiş dickey-fuller istatistiği. Adf istatistiği.

Bayesian statistics : Bayes istatistiği.

Distribution free statistics : Dağılımdan bağımsız sayımbilim. İncelenen ayrıtın anaevrendeki dağılımına bağlı olmaksızın kuramsal dağılımları konu alan ve örnek kestirmelerine elverecek işlemlerden oluşan sayımbilim.

Bureau of vital statistics : Nüfus memurluğu. Nüfus dairesi.

Descriptive statistics : Çıkarımlar ya da kestirimler yapmaksızın belirli veriler kümesini betimleme ve çözümlemeyle yetinen sayımbilim. bk. çıkarımcı sayımbilim. Betimsel istatistik. Tanımlayıcı istatistik. İzahlı istatistik. Tasviri istatistik. Betimleyici istatistik. Tanımlayıcı istatistikler. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elde edilen verilerin sınıflandırılması, sıklık dağılımlarının oluşturulması, merkezi eğilim ölçümlerinin ve dağılım ölçümlerinin hesaplanması, bulguların tablo ve grafikler yardımıyla sunumu. Betimleyici sayımbilim.

Financial statistics : Mali istatistikler.

 

Central bureau of statistics : Merkez istatistik bürosu. Hükümetin çeşitli istatistik kayıtları tutan ofisi.

İngilizce Statistics Türkçe anlamı, Statistics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Statistics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Statistical : İstatistiksel. Sayımsal. İstatiksel. İstatistiki. İstatistiğe dayanan. Sayım işlemine ya da sayımbilime ilişkin. Sayılamaya dayalı. İstatistiklere dayanan.

Enumeration : Ayrıntılı liste. Liste. Sayım. Sayım listesi. Sayılma. Döküm. Detaylı liste. Bir evreni oluşturan birimleri tek tek sayılama. Sayma.

Statistic : Örnek istatistiği. Statistik. İstatistiksel.

Correlation : İki değişken arasında karşılıklı nicel bağlantı. Münasebet. Kolerasyon. Bağıntı. Bağlılık derecesi. Korelasyon. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, ekonomi, fizik, uzay, gramer, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Karşılıklı bağıntı. birbiriyle eşleştirilen iki küme ölçü sonuçları ya da aynı cinsten verilere ilişkin iki gözlem dizisi arasındaki bağıntı. iki puan ya da ölçü arasındaki ilişki ya da birlik; bir puanın, bir başkasıyle aynı zamanda gösterdiği değişme eğilimi. Bağlılık. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi. korelasyon.

Biometrics : İnsan ömrünü ölçme bilimi. Dirim ölçü birimi. Canlılara ait her türlü gözlemde uygulanan istatistik biçimi. biyometri. Biyometrik. Biyometri. Biyolojinin canlı organizma istatistikleriyle ilgili dalı. Biyoistatistik.

Numeration : Bir sayılar dizgesinde, bir sayının gösterimi. Hesap etme. Sayıtlama. Nümerasyon. Nesnelere sayılar verme ya da nicelikleri sayıyla gösterme. Sayılarla belirtme. Numara okuma yöntemi. Sayı gösterimi.

Biometry : Biyometri. Canlılara ait her türlü gözlemde uygulanan istatistik biçimi. biyometri. Dirim ölçü birimi. Biometri. İnsan hayatının muhtemel uzunluğunun hesaplanması. Biyoistatistik.

Numerations : Sayı gösterimi. Numara okuma yöntemi. Numaralama. Numara koyma. Nümerasyon. Sayılarla belirtme.

Numbering : Numaralama. Numaralandır. Numaralandırma. Nesnelere sayılar verme ya da nicelikleri sayıyla gösterme. Numara verme. Numarataj.

Statistics synonyms : statistical procedure, nonparametric statistics, applied math, statistical method, correlational statistics, stats, biostatistics, applied mathematics.

Statistics ingilizce tanımı, definition of Statistics

Statistics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The science which has to do with the collection and classification of certain facts respecting the condition of the people in a state.