Stay on türkçesi Stay on nedir

Stay on ile ilgili cümleler

English: Ali wasn't sure they'd let him stay on the team.
Turkish: Ali onların onun takımda kalmasına izin vereceklerinden emin değildi.

English: He told them to stay on the north side of the river.
Turkish: O onlara nehrin kuzey tarafında kalmalarını söyledi.

English: I want you to stay on the beach.
Turkish: Plajda kalmanı istiyorum.

English: Glorify the ocean, but stay on the ground.
Turkish: Okyanusu öv ama karada kal.

English: I wish I had the will power to stay on a diet.
Turkish: Keşke diyette kalmaya devam etmek için irade gücüm olsa.

Stay on ingilizcede ne demek, Stay on nerede nasıl kullanılır?

Stay : Durmak. Sürdürüp tamamlamak. Ertelemek. Kalış. Kalma süresi. Oyalanmak. Beklemek. ...olarak kalmak. Önlemek. İkamet etmek.

On : Esnasında. Hazır. Giyilmiş. Civarında. Makbul. Açık. Çakırkeyif. Yanmak. Devrede.

Stay alive : Hayatta kalmak.

Stay an order : Kararı durdurmak.

Stay at home : Dört duvar arasında oturan kişi. Evde oturmak. Evde durmak.

Stay awake : Uyanık kal.

İngilizce Stay on Türkçe anlamı, Stay on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stay on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Has : Yapmak. Aldatmak. Sahip olmak. Almak. Kabul etmek. Dolandırmak. Olmak. Göz yummak. Etmek.

 

Existed : Yaşamak. Var olmak. Geçinmiş. Var olmuş. Mevcut. Olmak. Yaşamış.

Appear : Ortaya çıkmak. Gözükmek. Benzemek. Anlaşılmak. İzlenimini vermek. Gibi görünmek. Görünmek. Vücuda gelmek. Belirmek. Varmak.

Be situated : Olmak (yerinde). Bir yerde bulunmak.

Be : -di. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dır. Durmak. Anlamına gelmek. Berylliumb (berilyum). Var olmak. -dı. Mal olmak.

Exist : Var olmak. Hayatta olmak. Meri olmak. Mevcut olmak. Kaim olmak. Geçinmek. Olmak. Kalmak. Yaşamak.

Exists : Olmak. Var. Var olmak. Yaşamak. Vardır.

Attend : Katılmak. Hazır bulunmak. İlgilenmek. Dinlemek. İştirak etmek. Beraberinde getirmek. Devam etmek. Beklemek. Hizmet etmek.

Had : Almak. Aldatmak. Elde etmek. Yapmak. Kabul etmek. Sahip olmak. Zorunda olmak. Dolandırmak. Olmak.

Stay on synonyms : be found, be set, come to hand, been, be discovered, be present, be located.