Steady as a rock türkçesi Steady as a rock nedir

Steady as a rock ingilizcede ne demek, Steady as a rock nerede nasıl kullanılır?

Steady : Sallanmaz hale getirmek. Sebatkar. Düzenli. Titremesini durdurmak. Akıllı uslu. Aşık. Yatıştırmak. Oynamaz. Doğru yolda tutmak. Devamlı.

As : Dahi. Gibi. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Halde. Kadar. Olarak. Karşın. Olduğu gibi. -dikçe. -e rağmen.

A : İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. Argonun simgesi. Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Amperin simgesi. Pek iyi. La (müzik terimi).

Rock : Kayaç. Şaşırtmak. Irgalamak. Zorlaştırmak. Rock yapmak (dans). Sallamak. Kaya. Bir tür şekerleme. Rak. Sarsılmak.

Firm as a rock : İnatçı. Boyun eğmez. Sert. Sabit. Sarsılmaz. Katı. Kaya gibi sağlam.

Get a rocket : Azar işitmek. Zılgıt yemek. Papara yemek.

Launch a rocket : Roket atmak.

İngilizce Steady as a rock Türkçe anlamı, Steady as a rock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steady as a rock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Iron : Ütü yapmak. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sert. Bazı minerallerde, hemen hemen her çeşit toprakta ve mineralli sularda bulunan atom numarası 26, atom ağırlığı 55, 847, sembolü fe olan bir metal element. hemoglobin, miyoglobin, sitokrom, peroksidaz, katalaz gibi bazı hemoproteinlerin temel kısmını oluşturur. esas işlevi oksijenin hemoglobin içinde dokulara ve hücresel oksidasyon mekanizmalarına taşınmasıdır. Zincire vurmak. Maden uçlu golf sopası. Demir (simgesi fe). Demir. Demir kaplamak.

 

Copper bottomed : Karinası bakır kaplı. Risksiz. Taş gibi.

Rocky : Sallanan. Duygusuz. Kayalı. Kaya gibi. Taşlı. Kararsız. Kayalık. Katı. Taş gibi.

Rude : Nobran. Saygısız. Engebeli. Bet (ses). Kabaca yapılmış. Kaba. İşlenmemiş. Hödük. Kulağı tırmalayan. Doğal.

Ruder : Kabaca yapılmış. Kabataslak. Cahil. Hödük. Haşin. Kaba saba. Terbiyesiz. Ham. Vahşi (bölge).

Knockabout : Kaba ve dayanıklı. Gürültülü.

Firm as a rock : Katı. Sert. İnatçı. Sarsılmaz. Boyun eğmez. Sabit.

As large as life : Gerçek boyutta. Hakiki. Gerçek. Doğal büyüklükte. Orijinal ölçüde. Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Kesin. Bizzat.

As right as rain : Turp gibi sapasağlam. En iyi durumda. Turp gibi. Bomba gibi. Sağlıklı.

Safe and sound : Kazasız belasız. Salimen. Sağ salim.

Steady as a rock synonyms : rockier, rudest, as sound as bell, rockiest, sound, in perfect health, soundest, sound in wind and limb, rocksolid, hale and hearty, fit as a fiddle.