Stipulates türkçesi Stipulates nedir

  • Şartları belirlemek.
  • Anlaşma yapmak.
  • Koşula bağlamak.
  • Şart koşmak.
  • Şart koymak.
  • Koşul koymak.
  • Öngörmek.
  • Garanti etmek.
  • Taahhüt etmek.
  • Şarta bağlamak.
  • Koşul olarak koymak.

Stipulates ingilizcede ne demek, Stipulates nerede nasıl kullanılır?

Stipulate : Şartları belirlemek. Şart koymak. Koşul koymak. Taahhüt etmek. Şart koşmak. Koşul olarak koymak. Anlaşma yapmak. Öngörmek. Garanti etmek. Şarta bağlamak.

Stipulated : Şart koymak. Şart koşulmuş. Garanti etmek. Şart koşmak. Öngörülen. Taahhüt etmek. Koşul olarak koymak. Şartları belirlemek.

Be stipulated : Şartına bağlamak. Şarta bağlanmak. Koşula bağlanmak.

Exstipulate : Kayıt ve şarta bağlamamak. Söz vermemek. Garanti etmemek. Şart koşmamak. Taahhüt etmemek.

Stipulating : Taahhüt etmek. Şartları belirlemek. Şart koşma. Koşul olarak koymak. Şart koşmak. Koşul olarak koyma. Şart koymak. Garanti etmek.

Stipulatory : Koşullu.

Stipulator : Alacaklı taraf.

Emergency stipulations : Acil durum koşulları. Bir hükümet tarafından bir kriz durumunda uygulanabilecek özel yetkiler (parlamento veya yargının kontrolünde olmadan). Acil durum şartları.

Astipulation : Anlaşma. Mutabakat.

Stipula : Yaprak sapının gövdeye bağlandığı noktada sapın iki yanında sapa bağlı olan ya da olmayan pulsu, dikensi, zarsı yapılar. Stipul.

 

İngilizce Stipulates Türkçe anlamı, Stipulates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stipulates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prescribes : Zaman aşımı ile hak kazanmak. Belirtmek (şartları veya kuralları). Reçete yazmak. İlaç yazmak (doktor). Yazmak. Tavsiye etmek. Zaman aşımına uğramak. Emretmek. Tembih etmek. Buyurmak.

Capitulating : Taviz vermek. Silahları bırakmak. Teslim olmak. Anlaşmak. Teslim şartlarını kararlaştırmak.

Undertake : Üstlenmek. Girişmek. Başlamak. Kabullenme, bir işin uygulanmasını ya da yapımını üzerine alma. Söz vermek. Yüklenmek. Deruhte etmek. Denemek.

Pledge : Söz. Vaat etmek. Güvence vermek. Rehin olarak vermek. Teminat. Vadetmek. Borcun ödenmemesi durumunda alacaklı tarafından el konulmak üzere sözleşmenin yapıldığı anda alacaklıya borçlu tarafından güvence olarak gösterilen taşınır veya taşınmaz değer. Kanıt. Kefalet vermek.

Stipulating : Şart koşma. Koşul olarak koyma.

Oblige : (anlaşma vb) bağlamak. Lütfetmek. İyilikte bulunmak. Zorunlu kılmak. Minnetar bırakmak. -e yardım etmek. Zorlamak. Minnettar kılmak. Bağlamak (anlaşma vb.). Mecbur etmek.

Mandates : Manda altına almak. Emretmek. Vekillik. Buyruk. Manda. Emirname. Manda altına koymak. Zorlamak. Mazbata.

Elicit : Ortaya çıkarmak. Gerçeği ortaya çıkarmak. Neden olmak. Çıkarmak. Edinmek (bilgi). Tepki göstermek. Yol açmak. Temin etmek. Meydana çıkarmak. Ortaya çıkarmak (gerçeği).

Make a deal : Anlaşma gerçekleştirmek. Uzlaşmak. Anlaşma sağlamak. Anlaşmaya bağlamak. Kontrat yapmak.

Capitulates : Silahları bırakmak. Taviz vermek. Anlaşmak. Teslim şartlarını kararlaştırmak. Teslim olmak.

 

Stipulates synonyms : enkindle, condition, cause, let, give an undertaking, obligate, concluded, promise, prompt, tempt, qualify, intoxicate, foresees, tickle, elate, provides, entails, sex, make conditional on, predict, fright, compact, get, decide, envisage, postulating, shake, vibrate, avouching, avouched, enter into an agreement with somebody, pick up, inspire.

Stipulates zıt anlamlı kelimeler, Stipulates kelime anlamı

Dissuade : Cesaret kırmak. Vazgeçirmek. Aklını çelmek. Çelmek. Kandırmak. Vazgeçirtmek. Caydırmak. Fikrini çelmek.

Depress : Değerini azaltmak. Üzmek. Azaltmak. Kısmak. Durgunlaştırmak. Basmak. Moralini bozmak. İndirmek. Canını sıkmak. Alçaltmak.