Stock market türkçesi Stock market nedir

  • Kambiyo ve nukut borsası.
  • Hisse senedi piyasası.
  • Hisse senedi fiyatlarındaki oynamalar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Menkul kıymetler mübadelesi örgütü.
  • Daha önce birincil piyasada işlem görmüş hisse senedi ve tahvil gibi taşınır değerlerin el değiştirdiği piyasa. krş. birincil piyasa.
  • İkincil piyasa.
  • Menkul değerler piyasası.
  • Kıymetli kağıt piyasası.
  • Borsa.
  • Esham ve tahvilat borsası.
  • Menkul kıymetler borsası.

Stock market ile ilgili cümleler

English: Several times this year, the stock market has dipped more than 1% in a single day.
Turkish: Borsa bu yıl birkaç kez, tek bir gün içinde % 1'den fazla düştü.

English: The stock market crash of October 1987 in New York is still vividly remembered.
Turkish: New York'ta Ekim 1987 borsa krizi hâlâ etkili bir şekilde hatırlanmaktadır.

English: Sometimes the stock market goes up, and sometimes it goes down.
Turkish: Borsa bazen yükselir, bazen düşer.

English: During the Depression in the 1930's, many wealthy people lost everything in the stock market crash.
Turkish: 1930'lardaki kriz sırasında, çok sayıda zengin insan borsanın iflasında her şeyini kaybetti.

English: The stock market fell yesterday.
Turkish: Dün borsa düştü.

Stock market ingilizcede ne demek, Stock market nerede nasıl kullanılır?

 

Stock : Atkı. Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt. Stok yapmak. Birikim. Üremesi için (bir yere) koymak. Et suyuna çorba. Kızak (gemi). Stokta bulundurmak. Gövde (ağaç vb.). Depolamak.

Market : Satak. Satmak. Alışveriş yapmak. Borsa. Piyasa. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Pazarlamak. Çarşı. İstek. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam.

Stock market agency : Borsa acentası. Müşterileri adına, onların talimatı doğrultusunda taşınır değerlerin alım ve satımını yapan ve bunun karşılığında bir komisyon alan aracı.

Stock market broker : Borsa simsarı. Taşınır değerlerin alım-satımına aracılık eden gerçek veya tüzel kişi.

Stock market listing : Borsada işlem görmesine izin verilen taşınır değerler listesi. Borsa kodu. Menkul kıymetler borsası kotuna kayıtlı olmak.

Stock market orders : Borsa emri. Borsada müşterilerin alım satım işlemi için aracı kurumlara verdikleri talimat.

Stock market order : Borsa emri.

İngilizce Stock market Türkçe anlamı, Stock market eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stock market ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Securities exchange : Menkul değer borsası. Menkul kıymet borsası.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Rialto : Ticaret merkezi. Venedik'te (italya) ticari bir bölge. Güney kaliforniya'da (abd) bir şehir. New york city'de (abd) broadway caddesi civarında bir bölge. Kaliforniya eyaletinde şehir.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Market : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Alışveriş yapmak. Satak. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. İstek. Çarşıda alışveriş etmek. Piyasa. Talep.

Stock market synonyms : stockmarket, security exchange, stock exchange, share market, a change in demand, abnormal budget, abnormal budget expenditures, exchange market, exchange, burse, equity market, secondary market, burses, after market, a change in individual demand, securities market, money market, ability to pay approach, a group shares, security market, abnormal budget receipts, a pass through certificate, bourse, abolition of forced labour convention, a change in supply.