Straighten somebody out türkçesi Straighten somebody out nedir

Straighten somebody out ingilizcede ne demek, Straighten somebody out nerede nasıl kullanılır?

Straighten : Yoluna girmek. Düzeltmek. Düzleştirmek. Doğrulmak. Doğrultmak. Halletmek. Doğrusunu açıklamak. Düzlemek. Kalkmak. Toplamak.

Somebody : Şahsiyet. Birisi. Biri. Önemli birisi. Kimisi. Bir kimse. Kimse. Önemli kimse. Bazısı.

Out : Ortaya çıkmak. Kendini belli etmek. Çıkış. Dışarıda. Yanmak. Çıkarmak. Meydana çıkmak. Nakavt etmek. Kovmak. Dışarı.

Argue somebody out of something : Vazgeçirmek. Caydırmak.

Bear somebody out : Haklı göstermek. Yardım etmek. Desteklemek.

Serve somebody out : Acısını çıkarmak. Öç almak.

Sort somebody out : Canına okumak. Benzetmek. İcabına bakmak.

Stare somebody out : Bakışları ile utandırmak.

Worry somebody out of something : Zorla çıkarmak. Kurtarmak.

Talk somebody out of something : Caydırmak. Vazgeçirmek.

İngilizce Straighten somebody out Türkçe anlamı, Straighten somebody out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Straighten somebody out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Facilitated : Hafifletmek. Olanak tanımak. Kolaylaştırılmış. Kolaylaştırılan. Kolaylaştırmak.

Disarmed : Yatıştırmak. Silahsız. Silahsızlandırmak. Silahı bırakmak. Zararsız hale getirmek. Kilitsiz. Silahsız bırakmak. Silahsızlanmak. Silahsızlandırılmış.

 

Eases : Rahatlamak. Hafifletmek. İçi rahat olma. Dindirmek. Gevşetmek. Yatıştırmak. Rahat. Dikkatle yerleştirmek. Kolaylık.

Straighten out : Açıklığa kavuşturmak. Düzelmek. Düzeltmek. Aydınlatmak. Doğrusunu açıklamak. Aydınlığa kavuşturmak. Işık tutmak. Doğrulmak. Yoluna koymak.

Extend condolences : Sempatisini ifade etmek. Avutmak. Derdini paylaştığını belirtmek. Taziyelerini sunmak. Acısını paylaştığını ifade etmek. Teselli etmek.

Disarms : Zararsız hale getirmek. Silahsızlandırmak. Yumuşatmak. Zararsız duruma getirmek. Yatıştırmak. Silahsız bırakmak. Silahı bırakmak. Silahını almak. Silahsızlanmak.

De stress : Stresini gidermek.

Disburdening : Yükünden kurtulmak. Hafifletmek (yükünü vb). İçini boşaltmak. Yükünü hafifletmek.

Eased : Rahatlamak. Yatıştırmak. Gerilimi azaltılmış. Dindirmek. Gevşetmek. Rahat ettirilmiş. Sıkıntıdan kurtarılmış. Hafifletmek. Kolaylaştırmak.

Disburdened : İçini boşaltmak. Yükünden kurtulmak. Yükten arındırılmış. Yükünü hafifletmek.

Straighten somebody out synonyms : ease, facilitate, disarm, comfort, disburdens, comforts, disburden, facilitates, comforted, disembarrass.