Streptoneura nedir, Streptoneura ne demek

Streptoneura; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Genellikle tuzlu sularda seyrek olarak tatlı sularda yaşayan salyangozların içerisinde bulunduğu birçok trematoda ara konaklık yapan karından bacaklı alt sınıfı.

Streptoneura anlamı, tanımı

Salyangozlar : [Bakınız: karından ayaklılar]. Karından ayaklılar. Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan Gastropoda sınıfından salyangozlar. [Bakınız: karından-ayaklılar]

Ara konak : Asalağın gelişme evreleri sırasında beslenip barındığı konaklardan herhangi biri, aracı, ara hayvan, ara konakçı. Parazitin içerisinde geliştiği, ancak seksüel olgunluğa ulaşmadığı konak.

Alt sınıf : Bir sınıf içinden ayrılan ikinci derecedeki sınıf. Toplumda sosyal ve ekonomik açıdan gerilerde kalan insan topluluğu.

Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

Tatlı su : Acı veya tuzlu olmayan, içilebilen su.

Konaklık : Konak olmaya uygun yer. Konak kadar alınan yol.

Trematod : 1. Trematoda sınıfının herhangi bir üyesi, kelebek. Yassı solucanlar şubesinde Monogenea, Aspidogastrea ve Digenea olmak üzere üç alt sınıfı içeren paraziter kelebeklerin bir sınıfı. İnsanlarda ve hayvanlardaki türler Digenea alt sınıfında bulunurlar. Bu canlılar iç parazittir ve yaşam sikluslarını tamamlamak için en az iki konağa gereksinim duyarlar. Yaprak biçimi gösteren yassı solucanların bir sınıfı.

 

Tuzlu su : Sodyum klorür gibi tuzlarla doygun hale getirilmiş su. Soğutma sistemlerinde kullanılan sodyum, magnezyum veya kalsiyum klorürlerinin çözeltileri için kullanılan genel terim. İçinde, çözünmüş olarak tuz bulunan su. Fazla miktarda sodyum klorür içeren, %0,18’den daha fazla tuzluluğu olan su.

Konaklı : Antalya şehri, Alanya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Artvin kenti, Ardanuç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Artvin ili, Arhavi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Aydın ili, Bozdoğan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Batman kenti, Bekirhan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bursa ilinde, Görükle nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çorum şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Diyarbakır şehri, Çermik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Düzce şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Erzurum kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Giresun ilinde, Alucra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Gümüşhane kenti, Şiran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hatay kenti, Dörtyol belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir şehri, Ovakent nahiyesine bağlı bir bölge. Kastamonu ilinde, Çatalzeytin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Niğde ili, Gölcük nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ordu ili, Kumru belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Yozgat şehrinde, Şefaatli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Bacaklı : Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.

Salyan : Vergi. Tahsildar.

Seyrek : Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı. Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir. Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.

Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Tatlı : Şeker tadında olan. Acı olmayan, acı karşıtı. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla. Sevimli, hoş. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılmış olan yiyecek.

Tuzlu : Tuzu olan. Yapılışında tuz bulunan, tuzu çok olan. Çok pahalı.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Diğer dillerde Streptomiçes anlamı nedir?

İngilizce'de Streptomiçes ne demek ? : streptomyces