Stroma nedir, Stroma ne demek

Stroma; Biyoloji, Kimya, Veteriner, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Birçok organlarda içinde damarların ve sinirlerin uzandığı yumuşak doku. Kemik iliğinde ve lenfatik dokularda retiküler teller ile primitif retiküler hücreler ve sabit makrofajlardan yapılmış bir ağ şeklinde olan, ağın boşluklarında kan hücrelerini veren ana hücreler (hemositoblâst) ile diğer teşekkül etmiş kan hücreleri bulunan doku.

Kloroplâstlarda ve mitokondrilerde iç zarın içinde kalan kısım. 3.Mantar hücreleri ile konak dokusu arasında spor taşıyan yapıların meydana getirdiği doku. 4.Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobin ayrıldıktan sonra kalan saydam ince çerçevesi.

Ovaryumda foliküllerin gömülü olduğu yumuşak, damarlı, ağsı yapı.

Gözde saydam tabakanın kısımlarından biri.

Kimya'da terim anlamı:

Kloroplast ve mitokondrilerde iç zarın içinde bulunan kısım. Birçok organda içinde damar ve sinirlerin uzandığı yumuşak doku.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bir organ veya oluşumda görev yapan unsurların oluşturduğu hücre kümesini çevreleyerek ona destek sağlayan bağ dokusundan oluşan iskelet, temel doku.

Zooloji'deki anlamı:

Herhangi bir organın bağ dokusundan oluşan ve organa bağ ve destek sağlayan kesimi.

 

Göze içindeki stroma; eritrosit stroması.

Teknik terim anlamı:

Kloroplastlarda ve mitokondrilerde iç zarın içinde kalan kısmı.

Mantar hücrelerle konak dokusu arasında spor taşıyan yapıların meydana getirdiği doku.

Stroma tanımı, anlamı

Gonadal stromal tümör : Androblastom

Köpeklerde epiteliyal stromal distrofi : Tekrarlayan kornea erozyonu sendromu.

Stroma iridis : İrisin esas katını oluşturan temel doku.

Stroma vitreum : Corpus vitreum'un membranavitrea’sı altında bulunan esas temel dokusu.

Stromal : Stromayla ilgili olan. Stroma yapısında, stromaya benzeyen.

Stromateus fiatola : Yıldız balığı.

Retiküler hücre : Kemik iliği ve lenfatik dokular gibi kan yapan dokuların stromasında bulunan, bir kısmı ilkel yapıda, bir kısmı ise fagositik özelliğe sahip bağ dokusu hücreleri.

Sabit makrofaj : Öz bağ dokusunun temel hücrelerinden biri. Kan yapan dokuların stromasının fagositik retiküler hücreleri. Bulunduğu dokuya göre retiküler teller veya kollagen tellere yapışık olarak bulunan, fagositoz yapan ve retiküloendotelyal sistemin bir parçasını teşkil eden, gerektiği zaman uzantılarını toplayıp yuvarlaklaşarak serbest makrofaj hâline geçen, büyük soluk renkli bir çekirdekli, iğ ya da yıldız şeklindeki hücre. Histiyosit. Doku makrofajı.

Hemositoblast : Miyeloyit ana hücresi. Kemik iliğinde bulunan ve her tip beyaz kan hücresi (monosit, granülosit, lenfosit) ile megakaryosit ve eritrositleri veren çok yönlü hücre. Hematositoblast. , : Kan yapan dokularda bulunan ve kan gözelerini verecek olan ilkel bir göze tipi.

Saydam tabaka : Gözün ön bölümünde bulunan, ışığı geçiren küresel zar, kornea.

 

Ana hücreler : Metrositler.

Hemoglobin a : Erişkinlerde bulunan, “hem” grubuyla 2alfa ve 2ß zincirden oluşan (a2 ß2) esas hemoglobin tipi, erişkin hemoglobini, HbA.

Kemik iliği : Uzun kemiklerin ortalarında, kısa kemiklerin aralarında bulunan boşlukları dolduran, içindeki yağ oranına göre sarı ve kırmızı ilik olarak iki tipi bulunan, süngerimsi görünüşte bir bağ dokusu tipi. Uzun kemiklerin ortasındaki boşlukta ve yassı kemiklerin düzensiz boşluklarının kemik trabeküllerinde bulunan tüm kan hücrelerinin köken aldığı öncü kan hücrelerinden zengin doku. Biyolojik kan filtresi olan kemik iliği; medulla ossium rubra adı verilen kırmızı kemik iliği ve medulla ossium flava adı verilen sarı kemik iliği olmak üzere iki tiptir. Kemiklerin ortalarında bulunan boşlukları dolduran sünger görünüşünde bir bağ dokusu.

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

Hemoglobin : Alyuvarların yapısında bulunan, dokulardan karbondioksidi akciğerlere, akciğerlerden oksijeni dokulara taşıyan, demir içeren ve kana kırmızı rengini veren protein.

Mitokondri : Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organcık.

Kloroplast : Yeşil bitkilerde hücrelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast.

Temel doku : Stroma.

Retiküler : Ağsı, ağbiçim. Ağsı bir yapıya ilişkin veya ona ait olan.

Ana hücre : Bölünerek diğer hücre tiplerini veren hücre.

Diğer dillerde Stroma anlamı nedir?

İngilizce'de Stroma ne demek ? : stroma