Suçlu nedir, Suçlu ne demek

Suçlu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Suç işlemiş, suçu olan (kimse), kabahatli, mücrim

"Suçlu" ile ilgili cümle

  • "Suçluların ani, delice hareketleri gizli kalabilirdi." - A. Gündüz

Suçlu anlamı, tanımı:

Suçlu olmak : Suçlu sayılmak.

Adi suçlu : Basit suçları işleyen kimse.

Potansiyel suçlu : Suçlu işleme ihtimali olan kimse.

Suçluluk : Suçlu olma durumu, mücrimlik.

Suçluluk duygusu : Kişinin ahlaki, dinî kuralları çiğnediğini sezmesi sonucu bilinçli veya bilinçsiz olarak kapıldığı ve kendisiyle ilgili değer yargılarını sarsan duygu, suçluluk hissi.

Suçluluk hissi : Suçluluk duygusu.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür.

Kabahatli : Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli.

Mücrim : Suçlu.

Suçlu çocuk : İçinde yaşadığı toplumun gelenek ve törelerine karşı koyan çocuk. Sürekli olarak yasaları çiğneme eğilimi gösteren çocuk. Okul ya da benzeri eğitim kurumlarının koyduğu kurallara uymamakta direnerek sık sık suç işleyen çocuk. Toplumun değer ve inançlarına karşı gelen çocuk. (Hukuk) Yasaca kovuşturma konusu olacak davranışlar gösteren çocuk ya da genç.

 

Suçlu davranış : Bir toplumda ya da toplumsal kümede suç sayılan davranış, bk. suç.

Suçlu kim filmi : Polis filmlerinin bir çeşidi. (Çok karanlık bir olay ele alınarak bu olayla ilgili birçok kimse şüphe altında bırakılır, sonunda en beklenmeyecek sonuca ulaşılır).

Suçluların geri verilmesi : Uluslararası kurallara uyularak yabancı bir ülkede suç işleyen yabancının, uyruğu olduğu devlet topraklarından bir başka devlete sığınması durumunda, ülkesine sığındığı devletçe uyruğu bulunduğu devlete, bu konuyu düzenleyen türe kurallarına göre, geri verilmesi.

Suçluluk kültürü : Toplumsal denetleme aracı olarak öncelikle kişisel vicdandan yararlanan bir kültür.

Suçluluk oranı : Belli bir toplumda, toplumsal kümede ya da bölgede ceza yasalarına aykırı davranışların oranı.

Suçlu ile ilgili Cümleler

  • Ali kısmen kendini suçluyor.
  • Suçlu arıyorsan git aynaya bak, ailene bak belki orada birilerini görürsün.
  • Ali kendinde inanılmaz suçluluk hissetti.
  • Ali karısını öldürdüğü için 2013 yılında suçlu bulunmuştu.
  • Ali ikinci derece cinayetten suçlu bulundu ve on yıl hapse mahkum edildi.
  • Öyle ironik ki, tüm zamanların en sömürgeci ülkelerden biri, Buenos Aires'i sömürgeci olmakla suçluyor.
  • Suçlu biziz.
  • Suçlu Bob değil, onun ikiz kardeşi.
  • Suçlu bulundum.
  • Suçlu bir çocuk olarak kötü şeyler yaptı.
  • Ali birinci dereceden cinayetten suçlu bulundu.
  • Suçlu aramıyorum bunlar biraz gerçek anlarsanız.
  • Ali ve Mary'nin her ikisi de suçlu bulundular.
  • Suçlu ayak izleri bıraktı.
 

Diğer dillerde Suçlu anlamı nedir?

İngilizce'de Suçlu ne demek? : adj. guilty, culpable, delinquent

n. offender, criminal, culprit, con, convict, delinquent, evil doer, felon, malefactor, misdemeanant, transgressor

n. fault, offence [Brit.], offense, guilt, crime, sin, wrong, blame, caper, criminality, culpability, delict, delinquency, error, felony, irregularity, Job, misdeed, misdemeanor, misdemeanour [Brit.], rap, transgression

Fransızca'da Suçlu : coupable, fautif/ive

Almanca'da Suçlu : n. Delinquent, Kriminelle, Täter, Tatverdächtige, Verbrecher

adj. schuldig, straffällig

Rusça'da Suçlu : n. преступник (M), виновник (M), правонарушитель (M)

adj. виноватый, виновный, преступный, грешный