Subjective demand curve türkçesi Subjective demand curve nedir

  • Öznel istem eğrisi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Tekelci rekabet piyasalarında temsili firmanın fiyatını değiştirmesi halinde, aynı mal grubunu üreten diğer firmaların fiyatlarını değiştirmeyecekleri varsayımı altında, firmanın kendi malına yönelik olduğunu düşündüğü istem eğrisi. bu istem eğrisinin eğimi, nesnel istem eğrisine göre daha düşüktür.

Subjective demand curve ingilizcede ne demek, Subjective demand curve nerede nasıl kullanılır?

Subjective : Yalnızca hasta tarafından hissedilen. Subjektif. Kişisel bakış açısı ile ilgili. Yalnız hasta tarafından algılanan. Sübjektif. Kişiye göre değişen. Hayali. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özneyle ilişkisi olan; öznede oluşan. nesnelerin gerçeği yerine öznenin düşünce ve duygularına dayanan. Düşsel.

Demand : İstemek. Kişinin alıcının mal isteminde bulunması. sataktan mal alımı için yapılan isteklerin tümü. Gerektirmek. İstem. Bir piyasadaki tüketicilerin bir mal ya da hizmete yönelik satınalma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışları. Emretmek. Rağbet. Hak iddia etmek. Rağbet etmek. Sormak.

Curve : Kıvrılmak. Eğmeç. Kavis. Dönemeç. Kıvırmak. Bükmek. Kavisleştirmek. Kavis çizmek. Eğri. Eğmek.

Demand curve : İstem eğrisi. Talep eğrisi. Bir malın kendi fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, tüketicilerin o maldan satın almayı istediği fiyat-miktar bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri, diğer bir deyişle bireysel istem eğrilerinin yatay toplamından elde edilen eğri. Çeşitli fiyatları baz alarak tüketicilerin satın alacakları miktarları gösteren eğri.

 

Factor demand curve : Piyasadaki tüm firmaların, üretim faktörü istem miktarını belirleyen, faktörün fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, söz konusu faktörden satın almayı istedikleri fiyat-miktar bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri. Faktör istem eğrisi.

Investment demand curve : Faiz oranı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, firmanın yapmayı istediği yatırım harcaması-faiz oranı bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri, diğer bir deyişle sermayenin marjinal etkenliği eğrisinin negatif eğimli olan kısmı. Yatırım talep eğrisi.

Individual demand curve : Bireysel istem eğrisi. Bir tüketicinin, bir malın kendi fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, söz konusu maldan satın almayı istediği fiyat-miktar bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri.

Objective demand curve : Tekelci rekabet piyasalarında temsili firmanın fiyatını değiştirmesi halinde, aynı mal grubunu üreten diğer firmaların da aynı biçimde davranarak fiyatlarını değiştirecekleri varsayımına dayanarak oluşturulan istem eğrisi. bu istem eğrisinin eğimi, öznel istem eğrisine göre daha yüksektir. Nesnel istem eğrisi.

 

Foreign exchange demand curve : Döviz istemini belirleyen diğer unsurlar sabitken değişik döviz kurları ile bu kurlardan satın alınmak istenilen döviz miktarlarını gösteren noktaların geometrik yeri. Döviz istem eğrisi.

Labour demand curve : Belirli bir dönemde emek istemini belirleyen diğer faktörler veri iken, firmaların değişik ücret düzeyleri ile çalıştırmak istedikleri emek süre veya miktar bileşimlerinin geometrik yeri. Emek istem eğrisi.

İngilizce Subjective demand curve Türkçe anlamı, Subjective demand curve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subjective demand curve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Subjective demand curve synonyms : a change in demand, a type mutual funds, ability rent, a shift in individual demand, abnormal budget receipts, a pass through certificate.