Succession duty türkçesi Succession duty nedir

  • Veraset ve intikal vergisi.
  • Miras vergisi.
  • Veraset vergisi.
  • Ölen kişinin varislerine bıraktığı mallarla, yaşayan kişiler arasında yapılan karşılıksız aktarımlar üzerinden alınan bir tür servet vergisi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İntikal vergisi.

Succession duty ingilizcede ne demek, Succession duty nerede nasıl kullanılır?

Succession : Birbirini takip etme. Ardıllık. Tiyatro oyununda olayların nedenleri ile sonuçlarının inandırıcı sıra ile birbirini izlemesi. Zincir. Üst üste olma. Zincirleme. Bir yerleşim yerindeki nüfusun, düşün, uygulayım ve yaşam biçimleriyle ilgili niteliklerinin yerini, yenilerinin alması. Yerini alma. Halefiyet. Silsile.

Duty : Görev. Yükümlülük. Hizmet. Kapasite. Sorumluluk. Güç. Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir. Resim. İş.

Succession duties : Veraset ve intikal vergisi.

Succession rights : Tevarüs hakları.

Succession tax : İntikal vergisi. Veraset vergisi.

Succession to treaties : Antlaşmalara halefiyet.

İngilizce Succession duty Türkçe anlamı, Succession duty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Succession duty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Estate duty : Kalıtım vergisi. Gayrımenkül vergisi. Emlak vergisi. Kalıtım ya da tutsu yolu ile, ödünsüz olarak ele geçen tüm mallardan yararlanma hakkı ile kütüğe geçirilmesi gereken haklardan alınan vergi. Bir veraset üzerinden alınan vergi (varisler arasında paylaşılmadan önce).

Transfer duty : Transfer vergisi. Görev devretmek.

Death duty : İntikal ve veraset vergisi. Kalıtım ya da tutsu yolu ile, ödünsüz olarak ele geçen tüm mallardan yararlanma hakkı ile kütüğe geçirilmesi gereken haklardan alınan vergi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kalıtım vergisi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

Succession duty synonyms : death duties, estate transfer charges, a type mutual funds, inheritance tax, abnormal budget, abnormal budget expenditures, death tax, gift tax, abolition of forced labour convention, estate tax, succession tax, a shift in supply, a change in demand, transfer tax, a pass through certificate, a change in supply, a change in individual demand, probate duty, a shift in individual demand, a shift in demand, legacy duty.