Sulfur dioxide poisoning türkçesi Sulfur dioxide poisoning nedir

  • Sülfür dioksit zehirlenmesi.
  • Endüstriyel atıklardan kaynaklanan, suda yüksek oranda çözünen, irkiltici bir gaz olan sülfür dioksit gazına maruz kalınması sonucu solunum yolları irkiltisi, gözyaşı akıntısı, solunum güçlüğü, bronkospazm, akciğer ödemi ve ölüme neden olabilen zehirlenme.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Sulfur dioxide poisoning ingilizcede ne demek, Sulfur dioxide poisoning nerede nasıl kullanılır?

Sulfur : Kükürt. Sülfür sarısı. Hayvan vücudunda yağ, karbonhidrat ve enerji metabolizmasında görev alan, bitkisel ve hayvansal kökenli yemlerde bulunan sistin, sistein ve metiyonin, biyotin, tiyamin ve insülin gibi organik bileşiklerin yapısında yer alan, “s” rumuzuyla belirtilen, metalik olmayan bir element. Sülfür. Kükürtlemek. Sülf. Bkz.sulphur. Sarı lahana kelebeği.

Dioxide : Dioksit. İki oksijenli. İki oksijen atomlu element.

Poisoning : Zehirleme. İhmal veya dikkatsizlik sonucu, zehirli bitkiler, endüstriyel atık su, baca dumanı, uçucu toz, zirai mücadele ilaçlan vb. maddeleri ağızla almak veya temas etmek suretiyle, sentetik ilaçlarla ve dokusal kimyasal maddelerle zehirlenme olayı, hlk. ağulanma. Ağulu. Zehirli. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağılanma. Zehirlenme.

İngilizce Sulfur dioxide poisoning Türkçe anlamı, Sulfur dioxide poisoning eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Sulfur dioxide poisoning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdomen : Karın. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

 

Abattoir : Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Salhane.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Sulfur dioxide poisoning synonyms : a c syndrom, abdominal fat necrosis, a c deformity, a band, a clay, abdominal palpation.