Summon türkçesi Summon nedir

Summon ile ilgili cümleler

English: Even though I summoned my courage and invited Mary to a movie, she gave me the slip.
Turkish: Cesaretimi toplamama ve Mary'yi bir sinemaya davet etmeme rağmen, o beni atlattı.

English: He was summoned to appear in court.
Turkish: Mahkemeye çağrıldı.

English: The committee was summoned at once.
Turkish: Komite hemen toplantıya çağrıldı.

English: A peacemaker was summoned.
Turkish: Bir arabulucu çağrıldı.

English: I think you know why I summoned you.
Turkish: Seni neden davet ettiğimi bildiğini düşünüyorum.

Summon ingilizcede ne demek, Summon nerede nasıl kullanılır?

Summon up : Toplamak. Toplamak (gücünü veya cesaretini).

Summon up courage : Korktuğunu belli etmemek. Cesaretini toplamak.

Summoned : Çağırtmak. Çağrı yapmak. Gelmesini emretmek. Celp etmek. Çağırmak. Toplamak.

Summoner : Ulak. Haberci. Davalıyı davacıyı ve avukatları mahkeme salonuna çağıran görevli. Kurye. Mübaşir.

Summoners : Ulak. Mübaşir. Haberci. Davalıyı davacıyı ve avukatları mahkeme salonuna çağıran görevli. Kurye.

Right of summons : Çağrı hakkı.

Summons : Çağrı. Teslim ol çağrısı. Mahkemeye celp etmek. Çağırtma. Celpname. Celp. Mahkeme celbi. Celp kağıdı. Getirtme belgesi.

 

Being summoned : Hazır olunması için mahkemeden emir alınma. Davet edilmiş olma. Mahkeme daveti alma. Çağrılma. Gelinmesi için acilen talep edilme. Davet edilme. Çağrılmış olma.

Serve a summons : Celpnameyi eline vermek. Mahkeme davetiyesi çıkarmak. Tebliğde bulunmak.

Summonings : Çağırma.

İngilizce Summon Türkçe anlamı, Summon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Summon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Send for : -i çağırtmak. Getirtmek. Aratmak. İstetmek. Ismarlamak.

Add up : Akla yatkın olmak. Toplamını bulmak. Bir anlamı olmak. Tekabül etmek. Belli olmak. Üst üste koymak. Toplama yapmak. Anlamına gelmek. Bir arada toplamak.

Cites : Çağırmak (mahkemeye). Aktarmak. Takdiri açıklamak. Anmak. Bahsetmek. Alıntı yapmak.

Sent for : Getirtmek. Aratmak.

Amass : Biriktirmek. Bir araya getirmek. Bir araya gelmek. Top olmak. Yığmak. Biraraya getirmek.

Calling in : Ödenmesini istemek. İadesini istemek. Telefonla görüşmek. Tedavülden kaldırmak.

Agglomerate : Yığışım. Yığışma. Yanardağın püsküren özeğinden fırlatılmış ya da köşeli lav ve komşu tortul parçalarından bileşik, genel olarak koni üzerinde ya da yakınlarında bulunan çimentolanmış kayaç. Aglomera. Yığma. Yığılmak. Yığmak. Bir araya getirmek. Bir araya toplamak.

Bidden : Teklif edilmiş. Demek. Teklif vermek. Deklare etmek. Söylemek. Fiyat vermek. Emretmek. Elde etmeye çalışmak. Teklif edilen.

Accumulating : Biriktirme. Birikmek. Biriktirmek. Birikmiş. Biriktirerek. Yığmak. Toplanmak. Biriken.

 

Summon synonyms : summoned, aggregate, evocate, aggregates, beckon, aggregated, agglomerating, demand, citing, bid come, asks, convoked, convene, adding up, bade, buzz, call for, page, add together, convoking, calling together, beckoned, beckoning, make a phone call, bid, attract, convokes, agglomerates, convoke, ask out, add, ask, vouch.

Summon zıt anlamlı kelimeler, Summon kelime anlamı

Spread : Örtmek. Bulaşmak. Yayılma. Fark. Dağıtmak. Ziyafet. Ekmeğe sürülen şey. Şölen. Genişlik.

Summon ingilizce tanımı, definition of Summon

Summon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To call, bid, or cite. To notify to come to appear. Often with up.