Summoner türkçesi Summoner nedir

Summoner ingilizcede ne demek, Summoner nerede nasıl kullanılır?

Summoners : Kurye. Davalıyı davacıyı ve avukatları mahkeme salonuna çağıran görevli. Ulak. Haberci. Mübaşir.

Summoned : Çağırmak. Celp etmek. Toplamak. Çağırtmak. Çağrı yapmak. Gelmesini emretmek.

Being summoned : Davet edilmiş olma. Hazır olunması için mahkemeden emir alınma. Çağrılma. Mahkeme daveti alma. Davet edilme. Çağrılmış olma. Gelinmesi için acilen talep edilme.

Summon up : Toplamak. Toplamak (gücünü veya cesaretini).

Summon up courage : Cesaretini toplamak. Korktuğunu belli etmemek.

Summons : Celp kağıdı. Celpname. Çağrı. Mahkeme celbi. Davet. Davetiye. Mahkemeye celp etmek. Çağırtma. Getirtme belgesi.

Summonsing : Mahkemeye celp etmek. Çağırtma. Davetiye. Mahkeme celbi. Çağrı. Celp. Teslim ol çağrısı. Davet. Celpname.

Service of summons : Tebligat.

Summonings : Çağırma.

Serve a summons : Tebliğde bulunmak. Mahkeme davetiyesi çıkarmak. Celpnameyi eline vermek.

İngilizce Summoner Türkçe anlamı, Summoner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Summoner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Canicule : Temmuz ve eylül arasındaki sıcak günler dönemi (temmuz ve ağustos'un köpek günleri). Yılın en sıcak günleri. Bahar günleri.

Carrier : Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığa yol açan mikrobu taşıyan. Taşıma işletmecileri için kullanılan jenerik isim. Portör. Taşıyan. Port bagaj. Telefon operatörü. Kızak. Taşıyıcı. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Cite : Takdiri açıklamak. Anmak. Celbetmek. Aktarmak. Referans vermek. Mahkemeye çağırmak. Atıfta bulunmak. Zikretmek. Alıntı yapmak. Çağırmak (mahkemeye).

Deliverer : Kurtarıcı. Teslim eden. Dağıtıcı. Sağlayan. Kurtarıcı kişi. Kargo görevlisi. Temin eden. Teslim eden kimse. Kargocu.

Criers : Seyyar satıcı. Duyuru yapan kimse. Tellal. İlan eden. Haykıran kimse. Ağlayan kimse. Çığırtkan.

Forerun : Müjdeci. Ata. Önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Önde koşmak. Önde gitmek. Tahmin etmek. Önce gelmek. Kehanette bulunmak.

Canicular days : Bahar günleri. Yılın en sıcak günleri.

Harbinger : Nişane. Haber vermek. Müjdeci. Alamet. Müjde. Müjdelemek. İşaret. Muştucu.

Bailiff : Kahya. Çiftlik kahyası. Şerif yardımcısı. Muhafız. İcra memuru. Kralın bölgedeki temsilcisi.

Summoner synonyms : june 21, paritor, midsummer, messengers, beadle, summertime, herald, foreruns, runners, crier, demand, despatch rider, dog days, beadles, heralding, season, time of year, auspicate, forerunner, call, harbingers, forerunners, apparitor, dispatch rider, despatchers, tipstaff, deliveryman, deliverers, bedel, runner, carriers, courier, delivery boy.

Summoner zıt anlamlı kelimeler, Summoner kelime anlamı

Winter solstice : Bk. gündönümü. Kış dönencesi. Güneş'in gökyüzünde yaptığı görünen yıllık devinmede güneyden kuzey dönüş yaptığı yer. bu yerin ekvatora göre açısal uzaklığı -23° 27' dir. dönüş 22 aralıkta olur. bu tarihe değin kısalan günler, bundan sonra uzamaya başlar. Kış gündönümü. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Günberi.

 

Clergyman : Rahip. Vaiz. Papaz.

Summoner ingilizce tanımı, definition of Summoner

Summoner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An apparitor. One who cites by authority. One who summons. Specifically, a petty officer formerly employed to summon persons to appear in court.