Surer türkçesi Surer nedir
- Emin.
- Şüphesiz.
- Kati.
- Müspet.
- Soruşturmak.
- Olumlu.
- Muhakkak.
- Sabit.
- Elbette.
- Sağlam.
- Kesin.
- Sıkı.
- Mutlaka.
- Güvenilir.
Surer ile ilgili cümleler
English: I resigned from my position as club treasurer.
Turkish: Kulüp saymanı olarak görevimden istifa ettim.
English: Ali became the treasurer.
Turkish: Ali veznedar oldu.
English: Pay your dues to the treasurer.
Turkish: Aidatlarınızı saymana ödeyin.
English: She serves as the club treasurer.
Turkish: Kulüp saymanı olarak çalışmaktadır.
English: The Treasurer's budget speech was punctuated by regular shouts of "Hear, hear!" from members on his side of the House.
Turkish: Maliye Bakanının bütçe sunuş konuşması, kendi partisindekilerin "Bravo!" sesleriyle düzenli olarak bölündü.
Surer ingilizcede ne demek, Surer nerede nasıl kullanılır?
Assurer : Sigorta eden. Sigortacı.
Assurers : Sigortacı. Sigorta eden.
Censurer : Tenkitçi. Tenkit eden kimse. Eleştiren kimse. Suçlayan kimse.
Censurers : Tenkit eden kimse. Eleştiren kimse. Suçlayan kimse.
Coinsurer : Müşterek sigortacı. Diğerleri ile ortaklaşa olarak sigorta sağlayan kimse. Koassürör. Ortaklaşa olarak sigortadan sorumlu olan kimse.
Ensurers : Sigorta eden. Garanti eden. Sağlayan. Emniyete alan. Temin eden.
Insurers : Sigortacı.
Measurers : Ölçücü. Dozör. Ölçen. Ölçüm yapan. Doz ayarlayıcısı.
Ensurer : Temin eden. Sigorta eden. Garanti eden. Sağlayan. Emniyete alan.
The insurers : Sigorta şirketi.
İngilizce Surer Türkçe anlamı, Surer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Surer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beyond any doubt : Hiç kuşku yok ki. Kesinlikle. Kati surette. Sorgulamasız.
Dogmatical : Dogmatik. Değişmez. Otoriter. Kalıplaşmış. Dik kafalı.
Definite : Kuşkusuz. Nihai. Son. Sınırlı. Belli. Açık. Belirli.
Consolidated : Konsolide edilmiş. Vadesi uzatılmış. Birleşmiş. Dayanıklı. Birleştirilmiş. Takviyeli. Konsolide.
Fiduciaries : Saymaca. Başkasına ait mal. Yedi emin. Mütevelli. Mutemet. Güvene dayanan. Emanet. Mutemede ait.
Enquired : Soruşturulmuş. Sormak. Sorulmuş. Araştırılmış. Sual edilmiş. Aranmış. Tahkikat yapılmış. Soru sormak.
Cheese it : Bırak. Bırakın. Kes sesini. Kaç!. Durun. Sus. Kaç.
As sure as fate : Çok emin. Şüphe götürmez.
Changeless : Değişmez. Değişmeyen. Hiç değişmeyen.
Firmed : Pekiştirmek. Canlanmak (piyasa). Sert. Firma. Pekişmek. Sağlamlaştırmak. Katı. Sağlamlaşmak. Yükselmeye başlamak.
Surer synonyms : cast iron, credible, precisely, absolute, of course, categoric, confidential, decidedly, beyond all question, be my guest, check back, a hundred percent, in for, good, definitive, check up, durable, depositary, clearly, apodictic, cocksure, at discretion, closer, clearest, enquire, no wonder, all right, attached, bailee, as sure as a gun, favouring, assured, affirmative.
Surer zıt anlamlı kelimeler, Surer kelime anlamı
Careless : Gafil. Aldırışsız. Bilgisiz. Umursamaz. Düşünmeden söylenmiş ya da yapılmış. İlgisiz. İhmalkar. Kaygısız. Dikkatsiz. Özensiz.
Unpredictable : Sağı solu belli olmaz. Tahmin edilemez. Önceden bilinmez. Sonu bilinmeyen. Sonu bilinmez. Önceden kestirelemez. Önceden kestirilemeyen. Sonu belli olmayan. Öngörülemez. Ne yapacağı belli olmaz.
Uncertain : Kararsız. Karar veremeyen. Değişken. Kuşkulu. Belirsiz. Güvenilmez. Bellisiz. Şüpheli. Kararlaştırılmamış. Bilinmez.

Bu kısımda Surer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Surer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Surer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Surer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.