Susan nedir, Susan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tatsız.

(yiyecekler için) Tatsız, su tadında, su gibi.

Teknik terim anlamı:

Susam.

Susan ile ilgili Cümleler

  • Mutlu olan biri diyecek bir şeyi olmayan ve aynı zamanda susan biridir.
  • Susan bir saat içinde parti için hazır olacak ve onu alması için birine ihtiyacı olacak.
  • Üzgünüm fakat Susan'la evlenemezsin.
  • Jane Susan'dan daha sempatiktir.
  • Disko dansına gelince ben Susan'a uygun değilim.
  • Jale Susan'dan daha güzel olan Jane'den daha akıllı.
  • "Şu yeni bir şapkadan daha ucuz."diye cevaplar Susan.
  • Susan, Jill için bir elbise yaptı.
  • Susan'ın odasında hava çok karanlıktı.
  • Susan ve Betty severim ama Susan'ın daha hoş olduğunu düşünüyorum.
  • Susanna Tamaro'nun bir kitabını elimde tutuyorum.
  • Susan ev işi yapmaktan nefret eder ama bu sabah annesine mutfakta yardım ediyor.
  • John ile konuşan bu kız Susan'dır.

Susan tanımı, anlamı

Susa : Yol, şose. Dar yol, şose

Susan susan : Suyu az ve tatsız (meyve için).

Susanak : Sisli, kapalı hava.

Susanmak : Susamak.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Tatsız : Tadı iyi olmayan, lezzetsiz. Hoşa gitmeyen bir biçimde. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Sohbeti hoş olmayan veya geçimsizlik çıkaran (kimse). Tadı olmayan, sası. Basit, sıradan.

Susam : Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum). Süsen. Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu.

 

Tadı : Mısır ekmeği.

Yiye : Zarar verici, obur (hayvan). Sahip. Eğe.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Susam küspesi anlamı nedir?

İngilizce'de Susam küspesi ne demek ? : sesame seed meal