Swing credit türkçesi Swing credit nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kısa vadeli dış kredi.
  • Kliring kapsamında yapılan ticarette dönem içinde denkleşmenin olmadığı durumda ticaretin kesintiye uğramaması için tarafların karşılıklı olarak belirli sınırlar içerisinde birbirlerine açtıkları kredi.
  • Esnek süreli kredi.
  • Hareketli kredi.
  • Swing kredisi.

Swing credit ingilizcede ne demek, Swing credit nerede nasıl kullanılır?

Swing : Fırlatmak. Sarkıtmak. Hoş bir ritimle çalmak. Salınmak. Sallamak. Başarmak. Etkileyerek kandırmak. Zaman dizilerine ilişkin bir genel eğilim çizgesinde gözlenen iniş -çıkışlar. Hız (salınım gücü).

Credit : Saygınlık. Beğeni. İtibat etmek. Güven. Sayca. Kredi vermek. İnanç. Kazanç. Emniyet. Bir krediyi hesabına geçirmek.

Swing axle : Bir ucundan gövdeye oynak şekilde bağlanmış, öteki ucunda tekerleği taşıyan bağımsız askılı dingil türü. Serbest süspansiyonlu dingil. Esnek yarım dingil.

Swing bridge : Geriye doğru açılan köprü. Kanatlı köprü. Döner köprü. Açılır kapanır köprü.

Swing door : Kanatlı kapı. İki tarafa açılır kapı. Döner kapı.

Swing into action : Harekete geçmek. Harekete geçivermek.

İngilizce Swing credit Türkçe anlamı, Swing credit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swing credit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Swing credit synonyms : a change in demand, a shift in supply, a change in individual demand, ability rent, abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention.