Tüken nedir, Tüken ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Dükkan.

Tüken ile ilgili Cümleler

  • Ben komplo teorilerine inanmam. Ben sadece Orta doğu'da tükenmiş uranyum patlayıcı ve fosfor bombalarının kullanımı ve petrol ve diğer stratejik hedefler için Irak ve Afganistanın imhası gibi gerçeklere inanıyorum.
  • Zaman tükeniyordu.
  • Tükenmez kalemimi kaybettim ve şu anda kurşun kalemle yazıyorum.
  • “Oralarda nesli tükenmiş sandığımız âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar.”
  • “Kırk yıl bana bitmez tükenmez çok uzun bir süre gibi görünürdü.”
  • Bazı vahşi hayvanlar tükenme eşiğinde.
  • Cesaretim tükendi.
  • “Sabrı tükenmiş olanlardan birkaçı, birden söze başlamak istedilerse de reis izin vermedi.”
  • Son elli senedir canını dişine takıp çalışıyor! Kendini tükenmiş hissetmesi çok normal!
  • Zaman tükeniyor ve o bir şey yapmak zorunda.
  • Tükenme tehlikesinde olan birçok canlı türü var.
  • Tükenmez kalemin var mı?
  • Sabrım tükeniyor.
  • Tükenmez kaleminiz var mı?
  • Tükenmez kalem masanın üstünde.
  • Dolma kalemimin mürekkebi tükendi.
  • “Kendisine ikram edilen kahveyi içerken her nefes alış verişinde göğsündeki taşın o bitmek tükenmek bilmez takırtıları duyuluyordu.”

Tüken ile ilgili Atasözü veya Deyim

baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana : “kendini bilen, yaşama sorumluluğu duyan akıllı evladın gerçek malı, kendisinin kazandığı maldır” anlamında kullanılan bir söz.

 

bitmek tükenmek bilmemek : bir türlü sonu gelmemek, eksilmemek.

bitmez (veya bitip) tükenmez : bitmeyen, sonu gelmeyen, uçsuz bucaksız.

dünya tükenir, yalan tükenmez : “dünyada çok sayıda yalancı vardır, bunları huylarından vazgeçirmek de imkânsızdır” anlamında kullanılan bir söz.

kandilin yağı tükenmek : hayat sona ermek, ölmek.

nesli tükenmek : bitmek, tamamen yok olmak, ortadan kalkmak.

sabrı taşmak (veya tükenmek) : artık katlanamaz, dayanamaz duruma gelmek, sabrı kalmamak.

saymakla bitmemek (veya tükenmemek) : pek çok olmak.

yüreği tükenmek : bir şeyi anlatmak için çok yorulmak.

Tüken anlamı, kısaca tanımı

Kepeği tükenmek : Ölmek

Kitle halinde tükenme : Jeolojik devirlerde bazı canlı türlerinin ani olarak çok sayıda ortadan kalkması. Örnek: Tebeşir Devri sırasında dinozorların tükenmesi.

Tükendi : Cinsel güçten yoksun olma durumu.

Tükenebilen zehir : Bir reaktörün reaktifliğinde oluşan süreli değişimlerin denetlenmesi amacıyla, reaktör içine istemli olarak konulan nükleer zehir.

Tükenlemek : Birini yoklamaya gitmek, ilgi göstermek, hatır sormak.

Tükenmeğ : Sona ermek, bitmek.

Tükenmiş tür : Kuşağı bitmiş, arkası kesilmiş canlı türü.

Tükenti : Son, bitim. Son, bitim: Turşunun tükentisine rastladın.

Tükenik : Bitmiş, tükenmiş. Çok azalmış bir biçimde.

Tükeniş : Tükenme işi.

Tükenme : Tükenmek işi.

Tükenmek : Bitmek, sona ermek, kalmamak. Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak. Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak.

 

Tükenmez : Tükenmeyen, bitmeyen. Tükenmez kalem. Bir kapta ekşitilen ve alındıkça su eklenerek çoğaltılan üzüm veya üzüm, elma, armut karışımı bir içecek türü. Bir tür peynirli çorba. Sonsuz.

Tükenmez kalem : Ucunda küçük bir bilyesi bulunan ve içi özel bir mürekkeple dolu ince bir borucuktan oluşan kalem türü, tükenmez.

Tükenmezlik : Tükenmez olma durumu.

Tükenmişlik : Gücünü yitirmiş olma, çaba göstermeme durumu.

Dükkan : Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer. Görevli olarak çalışılan yer, iş yeri. Kumarhane. (Doğaçlama ve Ortaoyunu). Doğaçlamaya dayanan Türk tiyatrosu argosunda tiyatro yapısı. Ortaoyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak kanadı bulunan 1 arşınlık (yaklaşık 68-70 cm.) bir peyke. Önünde arkalıksız bir alçak iskemle durur. Orta Oyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak duvarı bulunan basık kulübe. Bu, kimi kez bir tek alçak iskemle ile de belirtilebilirdi. Tiyatro yapısı.

Diğer dillerde Tükel ağızlılar anlamı nedir?

Fransızca'da Tükel ağızlılar nedir ? : téléostéens, téléostéen