Tüketim fonları nedir, Tüketim fonları ne demek

Tüketim fonları; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

(centralized consumption funds) Sosyalist toplumlarda milli gelirin, toplum üyelerine karşılıksız ya da çok uygun koşullarda dağıtılan kısmı.

(public consumption funds) Bireylerin, gelir düzeyinden bağımsız olarak, eğitim-kültür, spor, konut gibi temel sayılabilecek hizmetlere erişebilmesini sağlayan merkezi ve yerel düzeyde oluşturulmuş kamu fonları.

Tüketim fonları anlamı, tanımı

Tüketim : Tüketme işi. Üretilen veya yapılmış olan şeylerin kullanılıp harcanması, yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı

Gelir düzeyi : Kişinin yaşam düzeyini gösteren maddi durumu.

Milli gelir : Bir yıllık toplumsal üretimde, üretim araçları için harcananların düşülmesinden sonra kalan bölüm, ulusal gelir.

Karşılıksız : Karşılığı olmayan. Karşılık verilmeyerek. Karşılık gerektirmeyen.

Erişebilme : Erişebilmek işi.

Sosyalist : Toplumcu.

Koşullar : Şerâit.

Bağımsız : Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

 

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Merkezi : Merkezde olan, merkezi oluşturan.

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Eğitim : Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

Sosyal : Toplumsal.

Bağım : Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu.

Sayıl : Deniz kıyısı. Ermiş, bilen, vâkıf. Dilenci. Yöney ve gereyler gibi, birkaç bileşkenli ya da öğeli olmayıp tek bir sayı ile belirlenen nicelik. Yalnızca büyüklüğü ile belirlenen, doğrultu özelliği olmayan (nicelik). Bir oyutun (çoğunlukla da R ya da C oyutunun) öğelerinden biri. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. “Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir isim”.

 

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Erişe : Erişte. Van kenti, Muradiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Tüketim fonksiyonu kuramları anlamı nedir?

İngilizce'de Tüketim fonksiyonu kuramları ne demek ? : consumption function theories