Türk nedir, Türk ne demek

Türk; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

"Türk" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur." - M. E. Yurdakul
  • "Ne mutlu Türk'üm diyene!" - Atatürk

Yerel Türkçe anlamı:

Adam: Ne bileyim ben elin türkünü.

Diğer sözlük anlamları:

Güzel, civan.

Türk isminin anlamı, Türk ne demek:

Erkek ismi olarak; Güç, kuvvet. Güzel, civan. Türk soyundan gelen halk. Adam, insan.

Fransızca'da Türk ne demek?:

vigourex

Türk hakkında bilgiler

Türkler, Anadolu Türkleri veya Türkiye Türkleri, çoğunlukla Türkiye ve Osmanlı İmparatorluğu'nun eski topraklarında yaşayan, Türk halkıdır. Türkiye sınırlarının dışında yaşayan Türkler (Oğuzlar), bugünkü Türkiye ile değil Osmanlı İmparatorluğu ile bağlantılı oldukları için Osmanlı Türkleri olarak da ifade edilmektedirler.

Bazı araştırmacılara göre Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasından önceki dönemlerde elinde bulundurduğu coğrafi alanlar (başlıca Kosova, Makedonya, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya, Kıbrıs, Gürcistan, Irak, Suriye) üzerinde İmparatorluk yıkıldıktan sonra kalan büyük Türk azınlıklar da Türkler sınıfına girer. Bununla birlikte Avrupa'ya Türkiye'den göç ederek yerleşmiş olan Türk göçmen toplulukları (özellikle Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Avusturya, Belçika ve Danimarka'da bulunanlar) ile Kuzey Amerika ve Avustralya'daki Türk göçmenler de Türkler grubuna girmektedirler.

 

Türk adı, ilk dönemlerde belirli bir toplumun kavmî ismi olmak yerine siyasi mensubiyeti belirleyen bir isim olarak ortaya çıkar. Bu kelimenin "türe-" eyleminden, "töre" isminden türetildiği ve türeyen, töreli, tüzüklü(kanunlu) anlamına geldiği düşünülmektedir. Kelimenin zamanla güçlü, kuvvetli ve güzel anlamlarına da gelmiştir. Türkî-i Çeşm (Güzel Göz), Türkî-i çin (güzel güneş) terkiplerinde de gördüğümüz Türk kelimesi özellikle Fars ve Arap şiirlerinde ortaya çıkar. Bir görüşe göre de Türk kelimesi hakanlar sülalesi olan Aşinaaoğulları'nın unvanıdır ve bu sülaleye mensubiyet Türklükle anılır. Türk kelimesi ilk olarak Göktürk Devleti vasıtasıyla bir devletin adı olur ve bu devlete mensubiyeti bildirir.

Dünya üzerinde yaşayan insan topluluklarının milletleşme süreci onların avcı-toplayıcılıktan çiftçi-çobancılığa geçilmesi ile başlar.. Türkleri oluşturacak insan topluluklarının MÖ 6000'lerde koyun yetiştiriciliğine başladığı düşünülmektedir. Bu tarih atlı göçebe Türk kültürünün başlangıcı olarak kabul edilebilir. Bu değişiklikler ile ilk Türk kültürü olan Anav kültürü ortaya çıkmıştır. Ata ilk binen kavim Türklerdir.

 

Türk ile ilgili Cümleler

  • Türk Lirası, Türkiye'nin resmi para birimidir.
  • Seninle Türkçe öğrenmek eğlencelidir.
  • Türk darbesi 12 Eylül 1980'de meydana geldi.
  • Türk takımı iyi bir performans gösterdi, hepimizi sevindirdi. Ancak, finale çıkamadı.
  • Türk hukukuyla ilgili danışmanlık hizmeti almak için bu grubumuza katılın.
  • Her ikimiz de Türkiye'yi on kereden daha fazla ziyaret etmemize rağmen hala görecek çok şey var.
  • Türk İngilizce öğretmenleri sürekli olarak "Memorize, memorize, memorize" yani "Ezberle, ezberle, ezberle"diyorlar.
  • Türk büyükelçiliği nerede?
  • Tatoeba'da çok fazla Türk trolü var gibi görünüyor.
  • Her zaman Türkiye'yi ziyaret etmek istedim.
  • Ağrı Dağı, Ermenistan'ın sembolüdür ama aslında Türkiye toprakları üzerinde yer almaktadır.
  • Türk toplumunun algılama yeteneği bozuk değildir.
  • Cyprus'a Türkçede "Kıbrıs" denir.
  • Her zaman Türkiye'yi ziyaret etmek istemişimdir.

Türk anlamı, kısaca tanımı:

Türki : Türkçe. Türkle ilgili.

Sınır : Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit. Uç, son. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit.

Halk : Yaratma. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu.

Dünya : Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Herkes. Dış, çevre, ortam. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Duygu, düşünce ve hayal âlemi.

Türk aksağı : Klasik Türk müziğinde bir küçük usul.

Türk biberi : Kırmızıbiber.

Türk cumhuriyetleri : Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra bağımsızlığını ilan eden Türk soylu Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan devletleri.

Türk eli : Türklerin yaşadığı toprak.

Türk kahvesi : Cezve ile kısık ateşte, şekerli orta veya sade olarak pişirilen kahve.

Türkkari : Türk yapımı, Türk yapısını andıran.

Türkkıyması : Yumuşak, esnek ve dayanıklı bir sünger türü, ipek süngeri, türkkupası.

Türkkupası : Türkkıyması.

Türk meşesi : Ülkemizde yetişen bir tür meşe (Quercus cerris).

Göktürk : VI-VIII. yüzyıllarda Moğolistan ve Orta Asya'da yaşamış eski bir Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse, Köktürk.

Göktürk harfleri : Genellikle VI-VIII. yüzyıllarda Orhun ve Yenisey bölgesindeki yazıtlarda kullanılan, Göktürklere özgü harfler.

Yeni türk harfleri : Türkiye Cumhuriyeti'nde 1928'den sonra Arap harfleri yerine kullanılmaya başlanan harfler.

Ahıska türkleri : Gürcistan'ın Türkiye sınırlarına yakın bölgelerinde yaşamış olan ancak İkinci Dünya Savaşı sonlarında Sovyetler Birliği'nin değişik bölgelerine sürülen Türkler, Mesket Türkleri.

Mesket türkleri : Ahıska Türkleri.

Azerbaycan türkü : Azerbaycan Cumhuriyeti'nde ve Güney Azerbaycan'da (İran'da) yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse, Azeri.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Türkçeci : Türkçecilik ilkesini benimsemiş kimse. Okullarda Türkçe dersi veren öğretmen.

Türkçecilik : Türk dilini yabancı kurallardan ve kelimelerden arındırma akımı.

Türkçeleşme : Türkçeleşmek durumu.

Türkçeleşmek : Türkçe niteliğini kazanmak.

Türkçeleştirme : Türkçeleştirmek işi.

Türkçeleştirmek : Yabancı dilden Türkçeye çevirmek. Türkçeleşmesini sağlamak.

Türkçesi : Açıkçası.

Türkçü : Türkçülük akımını benimseyen, Pantürkist.

Türkçülük : Osmanlı Devleti'nin son yıllarında ortaya çıkan, Osmanlılık ve İslamcılık akımları karşısında bütün Türklerin tek vatanda ve tek bayrak altında birleştirilmesini amaçlayan akım, Pantürkizm.

Türkeli : Sinop iline bağlı ilçelerden biri.

Türkiyat : Türklük bilimi.

Türkiye türkçesi : Türkiye'de, Balkanlarda, Avrupa'da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde, Irak ve Suriye'nin bazı bölgelerinde kullanılan Türk dili.

Türkleşme : Türkleşmek durumu.

Türkleşmek : Türk olmak, Türk dilini ve Türklüğü benimsemek.

Türkleştirme : Türkleştirmek işi.

Türkleştirmek : Türk dilini ve Türklüğü benimsetmek, Türkleşmesini sağlamak.

Türklük : Türklerin meydana getirdiği topluluk. Türk olma durumu. Türklere özgü nitelik.

Türklük bilgisi : Türklük bilimi.

Türklük bilimi : Türk dili, tarihi, edebiyatı ve halk bilimi araştırmalarını konu edinen bilim dalı, Türklük bilgisi, Türkiyat, Türkoloji.

Türkmen : Türkmenistan Cumhuriyeti'nde ve Irak'ta yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse. Yörük.

Türkmence : Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türkmen Türkçesi.

Türkoğlu : Kahramanmaraş iline bağlı ilçelerden biri.

Türkolog : Türklük bilimi uzmanı.

Türkoloji : Türklük bilimi.

Türkolojik : Türklük bilimi ile ilgili.

Türkü : Hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş manzume.

Türkü çağırmak : Türkü söylemek.

Türkü söylemek : Ezgisiyle bir türküyü seslendirmek.

Türkü tutturmak : Türkü söylemek.

Türkü yakmak : Türkü sözünü bestelemek.

Türkücü : Türkü söyleyen kimse, okuyucu.

Türkücülük : Türkücünün işi.

Türküleme : Türkülemek işi.

Türkülemek : Türküsünü söylemek, türkü yakmak.

Türküleşme : Türküleşmek durumu.

Türküleşmek : Türkü durumuna gelmek.

Türküleştirme : Türküleştirmek işi.

Türküleştirmek : Türkü durumuna getirmek.

Türküsünü çağırmak : Bir kimsenin hoşuna gidecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak.

Türkvari : Türk tarzı içeren, Türk işi olan.

Ayının kırk türküsü var kırkı da ahlat üstüne : Bir kimsenin hep aynı şeyi veya hikâyeyi anlatması karşısında söylenen bir söz.

Batı türkçesi : Hazar Denizi'nin batısındaki Türk dünyasında XIII. yüzyıldan beri kullanılan ve Oğuzcaya dayanan Türk dili.

Doğu türkçesi : Hazar Denizi'nin ve Türkmenistan'ın doğusunda kalan Türklerin kullandığı dil.

El elin eşeğini türkü çağırarak arar : "insanın kendi sıkıntı ve sorunlarına başkaları gereken önemi vermez, gerektiği kadar ilgilenmez" anlamında kullanılan bir söz.

Karamanlı türkçesi : Türkçenin, Karaman ve yöresinde yaşayan Ortodoks Hristiyanlar tarafından konuşulan, Yunan alfabesi ile yazılan ağzı, Karamanlıca.

Kimin arabasına binerse onun türküsünü çağırır : Çıkar sağladığı kimsenin hoşuna gidecek biçimde davranan dönek ve dalkavuk kimseler için kullanılan bir söz.

Köy türküsü : Köyü veya köylüyü anlatan türkü.

Osmanlı türkçesi : XIII-XX. yüzyıllar arasında Anadolu'da ve Osmanlı Devleti'nin yayıldığı bütün ülkelerde kullanılmış olan, Arapça ve Farsçanın etkisi altında kalan Türk dili. Bu dille yazılmış olan.

Cumhuriyet : Cumhuriyet altını. Milletin, egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Değişik : Yedek iç çamaşırı, giyecek. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Değiştirilmiş, muaddel. Farklı.

Lehçe : Bu dille yazılmış olan. Polonya dili. Konuşma tarzı. Bir dilin tarihsel, bölgesel, siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu, diyalekt.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Türk ankara keçisi : Ankara keçisi.

Türk ankara kedisi : Ankara kedisi.

Türk çoban köpeği : Akbaş köpeği.

Türk dil kurumu yazın ve bilim yapıtları ödülü : Türk Dil Kurumunun 1955 yılında başlattığı ve her yıl 26 Eylül Dil Bayramında amacına uygun olarak yazılmış ve bir önceki yıl basılmış bilim ve yazın ürünleri arasından yargıcılar kurulunca seçilen yapıtlara verilen ödül.

Türk edebiyatçılar birliği : 5846 sayılı yasanın 4 maddesine göre kurulan ve merkezi İstanbul'da bulunan birlik.

Türk eğeri :

Türk eriyiği : Toplam akyuvar sayımında kanı sulandırmak, alyuvarları parçalamak ve akyuvarların çekirdeğini boyayarak belirgin duruma getirmek amacıyla kullanılan bir eriyik, % akyuvar sulandırma eriyiği.

Türk eyeri : Kamamsı kemiğin basisphenoidale’sinin gövdesinde görülen fossa hypophysialis ile dorsum sellae’nin ikisine verilen ad, sella tursika.

Türk kırmızısı yağı : :,Yoğunluğu 0,95 g/mL, iyot sayısı 82 ve sabunlaşma sayısı 189 olan, boyamada kullanılan kastor yağı.

Türk kooperatifçilik kurumu : Kooperatiflere danışmanlık hizmetleri vermek, yeni araştırmaları desteklemek ve yapılmış araştırmaları yayımlamak amacıyla 1931 yılında İstanbul’da “Türk Kooperatifçilik Cemiyeti” adıyla kurulan, 1948 yılında bugünkü adını alan ve merkezi Ankara’da olan kurum.

Diğer dillerde Türk anlamı nedir?

İngilizce'de Türk ne demek? : [Turk] n. native or inhabitant of Turkey; person belonging to a Turkish-speaking people; Turkish horse

n. Turk, native or inhabitant of Turkey

adj. Turk, Turkish

Almanca'da Türk : n. Osmane, Türke

adj. türkisch

Rusça'da Türk : n. турок (M)

adj. турецкий