Tıbbi nedir, Tıbbi ne demek

Tıbbi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Tıpla ilgili, hekimlikle ilgili

"Tıbbi" ile ilgili cümleler

  • "Lokantalarda mikroplu çatal kaşıkları kullandığımız hâlde yaşayabilmemiz bir tıbbi harikadır." - N. Hikmet

Tıbbi hakkında bilgiler

Tıp, sağlık bilimleri dalı. İnsan sağlığının sürdürülmesi ya da bozulan sağlığın yeniden düzeltilmesi için uğraşan, hastalıklara tanı koyma, hastalıkları sağaltma (tedavi etme) ve hastalık ve yaralanmalardan korumaya yönelik çalışmalarda bulunan birçok alt bilim dalından oluşan bilimsel disiplinlerin şemsiye adıdır. Hem bir bilgi alanı – vücut sistemlerinin ve bunların hastalıklarının ve tedavilerinin bilimi – hem de bu bilginin uygulandığı meslektir.

Tıp için kullanılan bir başka kelime de, bugün eskimiş olan, tababettir. Merriam-Webster tıbbı şöyle tanımlamıştır: " Sağlığın korunması ve hastalığın giderilmesi, yatıştırılması veya önlenmesi ile ilgilenen bilim ve sanat (dalı) ". (Merriam-Webster).

Tarih boyunca dünyanın farklı yerlerinde farklı tıbbî sistemler ortaya atılmıştır. Bugün çağdaş biyotıp büyük oranda dünyanın her yerinde etkin olan sistem olarak gözükse de, sosyal bilimciler tıbbi bir çoğulluk ve çoğulculuktan (tıbbî pluralizm – medical pluralism) söz etmektedir. Çok eski kökene sahip Ayurvedik tıp, Geleneksel Çin Tıbbı ve benzeri kompleks tıbbi sistemlerin yanı sıra, kabilelerde rastlanan daha basit tıbbi sistemler de bugün varlığını, biyotıpla birlikte, sürdürmektedir. Tıp sistemleri açısından çağdaş biyotıp gerek karakteristikleri gerek gösterdiği yayılım sebebiyle önemlidir. Zaman zaman Batı kaynaklı olduğu için bu tıbbi sistem ve geleneğe “Batı tıbbı” (Western medicine) dendiği de olmuşsa, özellikle sosyal bilimciler tarafından, bu terimin yerine “biyotıp” teriminin kullanılması tercih edilir. Bazen bu tıbbi gelenek için “bilimsel tıp” ve “Hippokratik tıp” deyimlerinin de kullanıldığı olur. Batı ülkelerinde de, çağdaş zamanda varlığını sürdüren, farklı kaynaklara sahip, çeşitli tıbbi gelenekler de vardır, örnek olarak naturapatik tıp gibi. Bununla birlikte Batı’da modern çağda tekrar varlığını hissettiren bu gibi geleneklerin birçoğunun bilimsel bir arka planı yoktur ve resmi anlamda durumları biyotıp kadar kesinleşmiş değildir.

 

Tıp sistemlerine ve bu sistemlerin karakteristiklerine dair özellikle tıp bilimine dair sosyal çalışmalarda ve sosyal-tıp disiplinlerinde (örneğin, tıbbî antropoloji veya tıbbî sosyoloji gibi) yer verilir. Bu çalışmalar tıp sistemlerinin karakteristiklerinin yanı sıra tıp sistemlerine genel bir bakış ve sınıflandırma amacı da güder. Örneğin, ünlü tıbbi antropolog Allan Young tıp sistemlerini “içleyici tıp sistemleri” (yani içeriye dönük) ve “dışlayıcı tıp sistemleri” (yani dışa dönük) olarak ikiye ayırmış, içleyici tıp sistemleri hastalık karşısında vücudun içine dönen ve ilgisini buraya yönlendiren, dışlayıcı tıp sistemlerini ise hastalık karşısından vücudun dışına dönen ve vücut-dışındaki çevreye ilgisini yönlendiren tıp sistemleri olarak tanımlamıştır(Young). İçleyici tıp sistemlerinin genellikle daha kompleks sosyal ve politik arka plana sahip topluluklarda zamanla ortaya çıktığını, ana ilgisinin fizyolojik olduğunu belirtir. Buna göre ayurvedik tıp veya çağdaş biyotıp içleyici tıp sistemlerine örnek olarak verilebilir. Young’ın çalışmasına göre dışlayıcı tıp sistemlerine, nispeten daha basit bir sosyal ve politik arka plana sahip topluluklarda rastlanır, ana ilgisi fizyolojik değil, etyolojiktir. Bu sistemlere Gnau topluluğunun geleneksel tıp sistemi örnek olarak verilebilir.

 

Tıbbi ile ilgili Cümleler

  • Ali tıbbi tedaviyi kabul etmedi.
  • Tıbbi malzemeler için acil bir ihtiyaç var.
  • Ali tıbbi müdahele gerektirmiyordu.
  • Tom'un derhal tıbbi mücadeleye ihtiyacı var.
  • Tıbbi malzemeye ihtiyacımız var.
  • Tıbbi malzemeler için acil bir ihtiyaç vardır.
  • Tıbbi bakıma ihtiyacın var.
  • Tıbbi bir acil durumumuz var.
  • Tıbbi izinden sonra işine devam etti.
  • Tıbbi araştırmayla meşgul.
  • Ali tıbbi müdaheleyi reddetti.
  • Onlar tıbbi malzeme getirdiler.
  • Bir aptala öğretmeye çalışmak ölü bir adam için tıbbi tedavi sağlamak gibidir.
  • Tom'un tıbbi yardıma ihtiyacı var.

Tıbbi kısaca anlamı, tanımı:

Tıbbi atık : Sağlık kuruluşlarında kullanılmış ilaç, şırınga, sargı bezi vb. malzemeler.

Tıbbiye : Doktor yetiştiren öğretim kuruluşu, tıp fakültesi.

Tıbbiyeli : Tıp fakültesinde okuyan öğrenci.

Hekimlik : Hekim olma durumu.

Sağlık : Sağ, canlı, diri olma durumu. Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet.

Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Düzelti : Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih. Düzeltme işi, tashih.

Uğraş : Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet. Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.

Hastalık : Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Tıbbi radyoloji : İyonlaştırıcı ışınımın tıp alanında uygulanması.

Tıbbi asalakbilim : İnsanlara bulaşan iç ve dışasalakları, onlardan ileri gelen hastalıkları, bu hastalıklara karsı kullanılacak ilâçları konu seçen asalakbilim dalı.

Tıbbi balık yağı : Morina balığı’nın (Gadus morhua) karaciğerinin ekstraksiyonla elde edilen ve gramı başına en az 85 İÜ D vitamini ve en az 600 İÜ A vitamini içeren müstahzar.

Tıbbi böcekbilim : Konusu, insan sağlığınca önemli böcekler olan asalakbilim dalı.

Tıbbi deontoloji : Hekimin mesleki etkinlikleri sırasında hastasına, hasta sahibine, meslektaşlarına ve topluma karşı uymak ve uygulamak zorunda olduğu kurallar, tutum ve davranışların normatif bilgisi.

Tıbbi etik : Tıbbi uygulamalar sırasında ortaya çıkan değer sorunlarının, çatışmaların tartışıldığı, açıklığa kavuşturulmaya ve çözüm yollarının bulunmaya çalışıldığı bir etkinlik.

Tıbbi fiil : Muayene, tanı, tedavi gibi tıbbi uygulamaların hukuksal olarak ifadesi.

Tıbbi kalem : İçinde yakıcı dağlayıcı maddeler içeren, silindirik, sert veya eğilebilen çubuklara verilen ad.

Tıbbi katran : Maden kömürü veya çeşitli ağaçların odunlarının distilasyonuyla elde edilen, içerdikleri fenolik bileşiklerden dolayı dermatolojide deri antiseptiği olarak ayrıca yangı giderici ve deride pullanmayı giderici etkisi nedeniyle psöriyazis ve kronik atipik egzama tedavisinde macun biçiminde kullanılan fenolik bir bileşik.

Tıbbi müstahzar : Çoğu kez endüstriyel kuruluşlarca, standart bir biçim ve ambalaj içinde ve üreticinin koyduğu özel bir adla pazarlanmış ilaç biçimi.

Diğer dillerde Tıbbi anlamı nedir?

İngilizce'de Tıbbi ne demek? : adj. medical, surgical, medicinal, Aesculapian [Brit.], Esculapian

n. medicine, physic

Fransızca'da Tıbbi : médical/e

Almanca'da Tıbbi : adj. medizinisch

Rusça'da Tıbbi : adj. медицинский, врачебный, лечебный