Tıbbiye nedir, Tıbbiye ne demek

Tıbbiye; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Doktor yetiştiren öğretim kuruluşu, tıp fakültesi

"Tıbbiye" ile ilgili cümle

  • "İki yabancı dil bilen, okumuş, kibar bir tıbbiye talebesi." - R. N. Güntekin

Tıbbiye hakkında bilgiler

Tıbbiye, Osmanlı İmparatorluğu'nda tıp dalında öğrenci yetiştirmek ve batılı anlamda bir tıp anlayışına sahip doktorlar yaratmak amacıyla kurulan eğitim kurumlarıydı. Tıbbiye'lerin çoğunluğu özellikle Tanzimat Dönemi'nde kurulmuştur. Bu okullarda yetişen kişiler, ülkenin gelecekteki sağlık sektörünün temellerini atmışlardır. Günümüzde Tıp Fakültesi adını almıştır.

Tıbbiye kısaca anlamı, tanımı:

Doktor : Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

Fakülte : Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri.

Tıbbi : Tıpla ilgili, hekimlikle ilgili.

Tıbbiyeli : Tıp fakültesinde okuyan öğrenci.

Öğretim : Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

 

Kuruluş : Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Kasılma. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

İmparator : Bir imparatorluğu yöneten kimse, ilhan.

Öğrenci : Özel ders alan kimse. Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse.

Yetiştirmek : İletmek, duyurmak. Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak. Aceleyle ulaştırmak. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek. Üretmek, büyütmek, geliştirmek. Eğitim, öğrenim sağlamak. Yetmesini sağlamak. Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek. Söylenmemesi gereken bir şeyi birine hemen söylemek. Sağlayıp vermek.

Batıl : Geçersiz. Boş, beyhude. Çürük, temelsiz, asılsız. İnançlar bakımından gerçek olmayan.

Diğer dillerde Tıbbiye anlamı nedir?

İngilizce'de Tıbbiye ne demek? : medical school, school of medicine

Fransızca'da Tıbbiye : faculté de médecine

Almanca'da Tıbbiye : medizinische Fakultät