Taşıt nedir, Taşıt ne demek

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Birçok sayısal bellek öğesi ya da yazmaç arasında ortak bağlantı oluşturarak bunlar arasında veri aktarımı sağlayan teller kümesi.

Bilimsel terim anlamı:

Yük ve yolcu taşımaya yarayan, motorlu ya da motorsuz, tekerlekli araç.

İngilizce'de Taşıt ne demek? Taşıt ingilizcesi nedir?:

bus, vehicle

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Mardin şehrinde, Derik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Taşıt hakkında bilgiler

Taşıt (ulaşım aracı, vasıta), yük ve yolcu taşımaya yarayan araçların genel adıdır.

Treyler , bir kamyon, otobüs veya otomobil tarafından çekilen ve taşıyacağı yükün özelliklerine has bir şekilde tasarlanıp imal edilen en az bir dingili ve çekildiği taşıta çeki oku, döner tabla, kanca v.b adlarla tanımlanan bir bağlantı aygıtı aracılığı ile bağlanan yük taşıma amaçlı karayolu taşıt aracıdır.

Otomobil (Auto: Yunancadaki anlamıyla kendiliğinden + mobile: Latincedeki anlamıyla hareketli demektir). Otomobil kavramının ilk ortaya çıktığı zamanı göz önüne alırsak at kullanılmadan, itmeden veya çekmeden kendiliğinden hareket edebilen öz itmeli taşıt

 

Motosiklet, iki tekerlekli, bisiklet benzeri, içten yanmalı motora sahip bir ya da iki kişilik ulaşım aracıdır.

Taşıt ile ilgili Cümleler

  • Motorlu Taşıtlar Bölümünde bir sürü arkadaşım var.
  • Taşıt durmadı.
  • Genç adama benim için bagajımı taşıttım.
  • Hamala ağır valizini taşıttı.
  • Ali bana valizini taşıttı.
  • Beni taşıt tutar.
  • Çantanızı sizin için erkek kardeşime taşıtacağım.
  • Ben ona evrak çantasını taşıttım.

Taşıt kısaca anlamı, tanımı:

Otomobil : Motorlu, dört tekerlekli kara taşıtı.

Taşıma : Taşımak işi.

Araç : Taşıt. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Aracı : İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Ara bulucu. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

Vasıta : Taşıt. Araç. Aracılık. Aracı.

 

Taşıt tutması : Hareket hastalığı.

Açık taşıt : Üstü örtülmemiş araba, otomobil vb.

Motorlu taşıt : İnsan ve yük taşıyan, iki veya daha çok dingilli, motor gücüyle hareket eden araçlara verilen genel ad.

Hava taşıtı : Hava taşımacılığında kullanılan insanlı veya insansız her türlü araç, hava aracı.

Taşıtçı : Taşıt kullanan kimse, sürücü. Taşıt yapan, satan veya onaran kimse.

Taşıtma : Taşıtmak işi.

Taşıtmak : Taşıma işini yaptırmak.

Tren : Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Uçak : Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.

Ortak : Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Kuma.

Nakil : Bir yerden alıp başka bir yere iletme, aktarma, taşıma, geçirme, aktarım. Anlatma, söyleme, hikâye etme. Göç, taşınma. Bir görevden başka bir göreve atanma, tayin. Yazı veya resmin aynısını başka bir şeyin üzerine yapma, kopya etme. Başka dilden bir eseri kendi diline çevirme, tercüme etme.

Yolcu : Doğması beklenen çocuk. İşten çıkarılması beklenen kimse. Yolculuğa çıkmış kimse. İyileşmesi umutsuz hasta. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Taşıt alım vergisi : Motorlu taşıtların devir veya yeni satın alınması sırasında ödenen vergi.

Taşıt durguluğu : Taşıtların, devinim durumunda olmadıkları zaman geçici olarak durmalarına ayrılan ve bu amaçla yapılmış yapı, kendilerine gösterilmiş kent kesimi ya da genişçe bir yerbölüm.

Taşıt madde : İlaç hazırlanması sırasında kaplayıcı, yumuşatıcı, sübyeleştirici, koku, renk ve tat düzenleyici, ıslatıcı, asitleştirici veya alkalileştirici gibi amaçlarla kullanılan vazelin, iç yağı, kakao yağı vb. Maddeler, eksipiyen madde.

Taşıtabilme : Taşıtabilmek işi.

Taşıtabilmek : Taşıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Taşıtgan : Otomobil.

Taşıtlı : Tunceli ilinde, Hozat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Taşıtlı konaklama yeri : Motorlu taşıtlarla yolcululk edenlerin yatma ve öteki günlük gereksinmelerini karşılamak üzere yapılmış yol kıyısı oteli.

Taşıtlık : Taşıtlar için kapalı barınak.

Diğer dillerde Taşıt anlamı nedir?

İngilizce'de Taşıt ne demek? : n. vehicle, transport, conveyance, transportation

Fransızca'da Taşıt : véhicule [le]

Almanca'da Taşıt : n. Fahrzeug, Vehikel

Rusça'da Taşıt : n. транспорт (M), драндулет (M)

adj. транспортный, грузовой