Tabaka nedir, Tabaka ne demek

Tabaka; bir jeoloji terimidir. kökeni arapça, ispanyolca dillerine dayanır.

"Tabaka" ile ilgili cümleler

  • "Madenin üzerindeki kalın toprak tabakası kaldırılıyor."
  • "Bu insan nehrinin en aşağı tabakası, ipsiz takımıdır." - S. Birsel
  • "Ceviz ağaçlarının altına çökebilir, tabakalarınızdan birer sigara yakabilirsiniz." - S. F. Abasıyanık

Yerel Türkçe anlamı:

Tütün kabı

Ahırların üzerine yapılmış olan ikinci kat.

Alt katı ahır olarak kullanılan iki katlı ev

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: kat]

Fransızca'da Tabaka ne demek?:

couche, strate

Tabaka anlamı, tanımı:

Ağ tabaka : Göz yuvarlarının iç yüzeyinde görme sinirinin yayılması ile beliren, ışığa duyarlı, ağımsı bölüm, retina.

Alt tabaka : Tabakalardan altta bulunanı. Halkın bilgisiz tabakası, avam.

Damar tabaka : Göz küresinin içinde ince kan damarlarından oluşan katman.

Saydam tabaka : Gözün ön bölümünde bulunan, ışığı geçiren küresel zar, kornea.

Sert tabaka : Toprak yüzeyine yakın bir yerde bulunan, kökler ve suyun o bölüme girişini engelleyen yoğun tabaka. Göz akı.

Sosyal tabaka : Bir toplumda yaşama biçimi, maddi imkân, öğrenim durumu bakımlarından birbirine benzeyen kişilerin oluşturduğu sınıf, sosyal sınıf.

 

Üst tabaka : İleri gelenler sınıfı.

Yüksek tabaka : Yüksek sosyete.

Boya tabakası : Şablonların sulu kenar kapatıcısı ile kaplanması.

Kaymak tabakası : Bir toplumun seçkin ve zengin kesimi, kaymak takımı.

Mantar tabakası : Ağaçlarda hücrelerin çeperlerine mantar özü yığarak ve protoplazmasını yitirerek mantar oluşumuna yol açan, dış büyütken tabaka.

Su tabakası : Su ile kaplanmış yüzey.

Sigara tabakası : İçine sigara yerleştirilen, kapaklı, metalden, deriden vb. maddelerden yapılmış olan kutu.

Tabak : Bu kabın alacağı miktarda olan. Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici.

Tabakalama : Tabakalamak işi.

Tabakalamak : Tabaka durumuna getirmek.

Tabakalanma : Tabakaların birbiri üstüne veya birbiri ardınca sıralanışı.

Tabakalanmak : Tabakalar durumuna gelmek.

Tabakalı : Tabakası olan.

Tabakasız : Tabakası olmayan.

Katman : Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka. Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka.

 

Baskı : Bası sayısı. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

Değişik : Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Farklı. Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan.

Boyut : Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut. Genişlik, kapsam. Film veya fotoğrafta boyut, format. Durum, nitelik. Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı.

Derece : Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Sıcaklıkölçer. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Denli, kadar. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri.

Tütün : Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı. Duman. Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum).

Sigara : İnce kâğıda, kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan, silindir biçiminde, ağızdan dumanı çekilen nesne.

Tabaka yüksekliği, h : Kromatografik bir kolonun verimliliği ile ilgili bir terim.

Tabakalı rastgele örnekleme : Araştırılan özellik alt gruplarda farklılıklar gösteriyorsa, her birimin yalnızca bir tabakaya ait olması ve hiçbir birimin açıkta kalmaması koşuluyla varyansları küçük alt ana kitlelere ayrılmış tabakalar oluşturulması ve her tabakaya genelde basit rastgele örnekleme yöntemi uygulanmasıyla örnek seçimi yapılması işlemi.

Tabakayağı : Bir çeşit ayakkabı.

Tabakayanışı : Bir namazlık deseni. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep)

Tabaka ile ilgili Cümleler

  • Taze bir kar tabakası caddeyi kapladı.
  • Fırtınalar boyanın dış tabakasını aşındırdı.
  • Burada yaşayan insanlar üst tabakaya aittir.
  • Nükleer reaktörün koruyucu somut tabakası kontrollü patlamalar kullanılarak imha edilecek.
  • Gölün üzerinde ince bir buz tabakası vardı.
  • Ben orta tabaka değilim.
  • Ali orta tabaka, değil mi?

Diğer dillerde Tabaka anlamı nedir?

İngilizce'de Tabaka ne demek? : n. layer, ply, stratum, lamina, coating, coat, sheet, bed, cigarette case, collection, covering, order, rank, sphere, stage

Fransızca'da Tabaka : couche [la], strate [la]

Almanca'da Tabaka : n. Auftrag, Bogen, Etui

Rusça'da Tabaka : n. слой (M), пласт (M), лист (M), ярус (M), табакерка (F)