Take a gander türkçesi Take a gander nedir

Take a gander ile ilgili cümleler

English: Let me take a gander.
Turkish: Göz atmama izin ver.

Take a gander ingilizcede ne demek, Take a gander nerede nasıl kullanılır?

Take : Yazmak. Avalanan hayvan miktarı. Pay. Tutulan balık miktarı. Kabul etme (vücut). Kabul edilmek. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Tepki. Alıntı. Götürmek.

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. Bir. La (müzik terimi). Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. En yüksek not. (herhangi) bir. Argonun simgesi.

 

Gander : Erkek kaz.

Take a back : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek.

Take a back seat : Önemini yitirmek. Geri planda yer almak. Arka planda kalmak. Ön plana çıkmamak. Geri plana çekilmek. Bir kenara çekilmek. Arka planda yer almak. Kenara çekilmek. Köşesine çekilmek.

Take a beating : Bozguna uğramak. Yenilmek. Çok para kaybetmek. Fark yemek. Dayak yemek.

Take a bearing : Kerteriz etmek. Kerteriz almak.

Take a break : Teneffüse çıkmak. Aktivitelerde kısa bir araya giden. Paydos etmek. Mola vermek. Aralık vermek. Ara vermek. Mola alan.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

Take a bite : Bir ısırık al.

İngilizce Take a gander Türkçe anlamı, Take a gander eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take a gander ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beheld : Görmek. Farkına varmak. Gözlemlemek. Seyretmek. Dikkat etmek. Dikkatle bakmak.

Check on : Doğruluğunu kontrol etmek. Bakmak (kontrol etmek amacıyla). Emin olmak. Kontrol etmek. Çek etmek. Doğruluğunu araştırmak. Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak.

Dip into : Banmak. Bandırmak. Gözden geçirmek. Çok masrafa girmek.

Be in charge : Sorumlusu olmak. Sorumlu olmak. Başkanlık yapmak.

Attend on : Hizmet etmek. İlgilenmek.

Flip through : Sayfaları çevirmek. Okuyup geçmek. Göz gezdirmek.

Give an eye to : Gözkulak olmak. Göz kulak olmak.

Administer to : Bakımını üstlenmek. Bakımıyla meşgul olmak. Doğru yönetmek.

Beholding : Dikkatle bakma. Görmek. Seyretme. Seyretmek. Dikkat etmek.

Beat about : Aranmak. Rota değiştirmek. Endişeyle aramak. Bakınmak. Sıkıntıyla aramak. Aranıp durmak. Aramak.

Take a gander synonyms : flash a glance, give the once over, behold, care for, attend, browse, cares for, dipped, glance at, beholds, attend to, check up on, cast a glance, be in charge of, glance, dip, attended, blink at, flick through, dips, attends.