Tallı bitkiler nedir, Tallı bitkiler ne demek

Tallı bitkiler; bir bitki bilimi terimidir.

  • Kök, gövde, yaprak gibi ana organlardan yoksun bulunan ve çoğu asalak veya çürükçül olarak yaşayan ilkel bitkiler topluluğu

Tallı bitkiler tanımı, anlamı:

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Gövde : Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Bir şeyin asıl bölümü. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü.

Yaprak : Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça.

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

 

Yoksun : Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum.

Asalak : Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.

Çürükçül : Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.

İlkel : Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Basit, karmaşık olmayan. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif.