Tane nedir, Tane ne demek

Tane; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Tane" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır." - N. F. Kısakürek
  • "Üzüm tanesi. Nar tanesi."

Yerel Türkçe anlamı:

Adet

Tane (bk. tene)

Kimya'daki anlamı:

Küçük katı parçaları.

Bilimsel terim anlamı:

Yığın özellikleri akışkanlarınkine benzeyen küçük katı parçacıklar.

Katılaşma sırasında, belirli bir konum içinde dizilen atomların oluşturduğu içyapı bölgesi.

kimya: Asıltı içinde dağılmış parçacıklara verilen ad.

metalbilim: Katılaşma sırasında, belirli bir konum içinde dizilen öğeciklerin oluşturduğu içyapı.

İngilizce'de Tane ne demek? Tane ingilizcesi nedir?:

granule, grain

Osmanlıca Tane ne demek? Tane Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

bezir, granül, gren

Tane anlamı, tanımı:

Tane bağlamak : Meyve veya herhangi bir bitkinin tohumları tane durumuna gelmek.

Tane tane : Teker teker.

Bir tane : Biricik, eşsiz, yegâne. Bir adet.

Buğdaysı tane : Buğdaysı meyve.

Tane tane söylemek : Acele etmeden, seslerin hakkını vererek herkesin anlayabileceği gibi konuşmak.

Tanecik : Küçük tane. Çok küçük boyutlu madde, cisim.

Tanecikli : Küçücük tanelerden oluşmuş. Yüzeyi taneciklerle kaplı gibi görünen.

 

Taneciksiz : Taneciği olmayan.

Tanecil : Tahılla beslenen.

Taneleme : Tanelemek işi.

Tanelemek : Tanelerini ayırmak.

Tanelenme : Tanelenmek işi.

Tanelenmek : Tanelere ayrılmak. Taneler oluşmak.

Taneli : Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan.

Tanen : Birçok bitkisel maddede bulunan, deri tabaklamada, hekimlikte kullanılan, tadı buruk bir madde.

Bir tanem : Çok sevilen kişiye söylenen bir söz.

Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz : "her zaman çıkar peşinde koşan kişi, tehlikelerden uzak kalamaz" anlamında kullanılan bir söz.

Adet : Sayı. Tane.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Spermatozoit. Soy sop, döl, nesil, sülale. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey.

Çekirdekli : Çekirdeği olan, içinde çekirdeği bulunan.

Küçük : Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Küçük abdest. Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Geri aşamada.

 

Meyve : Ürün, sonuç, kâr. Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.

Bazı : Bazen. Birtakım, kimi.

Tane biçimi : Tanelerin dış etkilere göre aldıkları biçim.

Tane büyüklüğü : Tanelerin, gözetleç altında ölçülebilen büyüklükleri.

Tane büyüklüğü sayısı : Tane büyüklüğü ölçeği olarak kullanılan ve N=2 n-1 eşitliğinde n ile belirtilen değer. (N = bir inç karede, 100 kat büyütmedeki tane sayısı.)

Tane büyümesi : Tanelerin, ısıl işlem sırasında sınırlarını birleştirip büyüyerek yeni bir konuma girmeleri olayı.

Tane damıtma mayası : Tane hububatla mayanın fermantasyonundan, mayşeden damıtmadan önce veya sonra ayrılan fermantasyon yeteneği bulunmayan, en az % 40 ham protein içeren kurutulmuş, Saccharomyces mayası, hububat damıtma mayası.

Tane konumlama : Mıknatıs özelliklerini etkilemek ereğiyle, tanelere belirli bir yönde konum kazandırmak için yapılan haddeleme işlemi.

Tane konumlu : Özel haddeleme işlemleriyle, taneleri belirli bir kristal konum kazandırılmış olan.

Tane konumlu saç çelik : Tane konumlu duruma getirilmiş olan ve elektrikli uygulamalarda kullanılan saç çelik.

Tane konumu : Tanelerin, belli bir doğrultuda olan kristal konumu.

Tane küçültme : Eritme ya da ısıl işlem yollarıyle, metallere küçük taneli içyapı kazandırmak için yapılan işlem.

Tane ile ilgili Cümleler

  • Ali ve Mary'nin üç tane torunları var.
  • Tom'un bir tane üvey kız kardeşi vardır.
  • Ali ve Mary'nin bir tane kızları var.
  • Ocak 2011 itibariyle, Jüpiter'in 50 tane adlandırılmış uydusu vardır. 13 tane daha keşfedildi ama resmi statü veya isim verilmemiştir.
  • Bir on yılda kaç tane yıl var?
  • Tom'un üç tane kız kardeşi vardı.
  • Ali kaç tane portakal yedi?

Diğer dillerde Tane anlamı nedir?

İngilizce'de Tane ne demek? : [Tane] n. lair, den, burrow, cave, hole, lodge

v. understand, grasp the meaning of, comprehend (a cause, reason, motivation, etc.); deduce, perceive the implications of

v. chime, toll, ring

Fransızca'da Tane : pied [le]; unité [la]; (bu

Almanca'da Tane : n. Beere, Korn, Stück

Rusça'da Tane : n. штука (F), зерно (N), семя (N), гранула (F), крупа (F), крупинка (F), крупица (F), граната (F), сыпь (F), капелька (F)