Tanzimat nedir, Tanzimat ne demek

Tanzimat; bir tarih terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • İdari işlerin düzeltilmesi için alınan önlemlerin ve uygulamaların tamamı
  • Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem.

"Tanzimat" ile ilgili cümleler

  • "Tanzimat Dönemine göre değerlendirirsek Meşrutiyette devlet adamlarının tiyatroya ilgisi pek gevşekti." - M. And

Tarih'teki anlamı:

[Bakınız: Tanzimat-ı hayriye]

Bilimsel terim anlamı:

1839'da Reşit Paşa'nın öncülüğünde devlet yönetiminde, toplumsal yaşayışta, düşünde Batı'ya yöneliş dönemine verilen ad.

Tanzimat hakkında bilgiler

Tanzimât, (Osmanlıca: تنظيمات) Osmanlı İmparatorluğu'nda 1839 yılında Tanzimât Fermânı olarak bilinen Gülhane Hatt-ı Şerif-î'nin okunmasıyla başlayan modernleşme ve yenileşme döneminin adıdır. Sözcük anlamı "düzenlemeler, reformlar" demektir. Batı dillerinde genellikle Osmanlı Reformu (İng: the Ottoman Reform) deyimi kullanılmaktadır.

Tanzimât Dönemi 1876'da II. Abdülhamit'in tahta çıkması ve Meşrutiyet'in ilânıyla sona ermiş kabul edilir. Ancak genel anlamda Osmanlı Reformunun 1922'de Osmanlı Devleti'nin sona ermesine dek sürdüğü de söylenebilir.

 

Tanzimât çağının önde gelen siyasi liderleri 1839-1855 döneminde Mustafa Reşit Paşa, 1850'lerin başından 1871'e kadar da Mehmed Emin Âli Paşa ve Keçecizade Fuat Paşa'dır. Fuat Paşa'nın 1868'de, Âli Paşa'nın 1871'de ölümünden sonra reform süreci krize girmiş ve uzun süren bir siyasi istikrarsızlık dönemi yaşanmıştır.

Tanzimât'ın başlangıcı III. Selim (1789-1807) veya II. Mahmut (1808-1839) dönemine indirilebilir. Birçok tarihçiye göre Yeniçeri Ocağı'nın 1826'da Vaka-i Hayriye|lağvı (Vaka-i Hayriye) reform hamlesinin asıl başlangıç noktasıdır.

Tanzimat kısaca anlamı, tanımı:

Ferman : Buyruk, emir. Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık.

İlan : Açıkça bildirme, açıkça duyurma. Duyuru.

Dönem : Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Yarıyıl.

Tanzim : Sıraya koyma, sıralama. Düzenleme, düzen verme, yoluna koyma.

Tanzimatçı : Tanzimat hareketinde görev almış olan kimse. Tanzimat yanlısı kimse.

İdari : Yönetimsel.

Düzelti : Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.

 

Önlem : Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol, tedbir.

Uygulama : Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik.

Tamam : Eksiksiz. Evet. Bütün, tüm. Yanlış ve yalan olmayan, doğru. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Tamamlanmış, bitmiş.

Sultan : Bektaşi azizi. Belli bir alanda en üst düzeyde olanlar için kullanılan bir söz. Müslüman, özellikle Sünni hükümdarların kullandıkları unvan, padişah. Padişahların erkek ve kız çocukları ile anne ve eşlerine verilen unvan.

Zaman : Çağ, mevsim. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Belirlenmiş olan an. Dönem, devir. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.

Tanzimat dairesi : Osmanlı danıştayının, 1871'de kurulan ve asıl görevi yasa ve tüzükleri incelemek, gereğinde bunları yorumlamak olan önemli bir dairesi.

Tanzimat yazını : 1860'da Tercüman-ı Ahval gazetesinin çıkmasıyla başlamış sayılan ve divan geleneklerini bırakarak Batı kültürünü, Batı düşününü, Batı'nın yazın türlerini ve biçimlerini benimseyen yazın akımı. Tanzimat yazınını evrelere ayıranlar vardır ön Tanzimat yazını: Şinasi, Ziya Paşa ve Namık Kemal'lerin toplumsal yazın çağı. Ekrem, Hamit ve Sezai Beylerle sanata yöneliş çağı. Ahmet Mithat Efendi ile halka yöneliş çağı. (Tanzimat yazını 1895'te, yeni bir çığırın başlamasıyla sona ermiş sayılır.)

Tanzimat yüksek meclisi : Tanzimatın gerektirdiği yasa ve tüzükleri hazırlamak, yurt düzeni ve bayındırlığına yararlı önlemler bulmak, yürürlükteki tüzüklerin bozuk yanlarını düzeltmek, bakanların sorumluluğu halinde ilk yargılamalarını yapmak görevleri ile 1854'te kurulan meclisin adı.

Tanzimat-ı hayriye : Osmanlı devletine Batı anlamında bir biçim vermek ve özellikle Fransız devrimi ile ortaya çıkan insan hakları ilkelerini Osmanlı ülkelerindeki halka da tanıtmak ve uygulamak için Güihane hatt-ı hümayununun ilanından başlayarak girişilen eylem.

Tanzimatçılık : Tanzimat yanlısı olma durumu.

Diğer dillerde Tanzimat anlamı nedir?

Almanca'da Tanzimat : Reforms