Tarif nedir, Tarif ne demek

Tarif; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Tarif" ile ilgili cümleler

  • "Tarife kalkma bizi / Ne şuyuz ne de buyuz / Adem denen denizi / Arayan birer suyuz" - E. B. Koryürek

Geomteri'deki kelime anlamı:

Geometrik veya genel olarak herhangi bir bilgiye ait şeyin derli toplu kısa anlatımına denir. Bu kısa anlatım, o şeyin ne olduğunu uzun uzadıya düşünüldükten, arandıktan, tarandıktan sonra derlenen öz anlamı kapsayan sözlerden kurulan kapsadır.

Tarif anlamı, kısaca tanımı:

Tarif etmek : Bir şeyin bulunduğu yeri, çevre ile ilgisini belirterek açıklamak. bir işin yapılış yöntemini açıklama ve belirtmek. tanımlamak.

Tarife gelmemek : Açıklanması güç olmak.

Tarifname : Bir işin yapılışını, bir aletin çalışmasını açıklayan yazı veya broşür.

Harfitarif : Tanımlık.

Tarife : Fiyat gösteren çizelge. Tanıtmalık. Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge.

Tarifeli : Belli bir tarifeye göre olan.

Tarifesiz : Tarifesi olmayan.

Tariflendirme : Tariflendirmek işi.

Tariflendirmek : Tarifini yapmak.

Tarifli : Tarifi olan.

Tarifsiz : Tarifi olmayan. Tarif edilemeyen, tarif edilemez.

Gülü tarife ne hacet ne çiçektir biliriz : Birinin uygunsuz özellikleri sayılırken bunların öteden beri bilindiğini anlatmak için söylenen bir söz.

 

Gümrük tarifesi : İthal edilen mallar üzerinden alınması gereken vergi miktarı veya oranlarını gösteren liste.

Lüks tarife : İyi hizmet verilen yerlerde uygulanan, normal fiyattan yüksek olan ücret.

Tam tarife : İndirimsiz.

Tanım : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.

Yapılış : Bir şey yapılırken gerçekleştirilen özellik, nitelik, kuruluş, bünye. Yapılma işi.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Açıklama : Açıklamak işi, izah.

Belirtme : Açık söyleme, belirli kılma, görüş bildirme, tasrih.

Çevre : Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Yağlık.

 

Tarife dışı engeller : Gümrük tarifeleri dışındaki, gönüllü dışsatım kotaları, düşürüme karşı vergiler, telafi edici vergiler, dışsatım sübvansiyonları, görünmez engeller gibi dış ticarete yönelik müdahale araçlarının tümü.

Tarife kotası : Belirli bir dönem için veya belli bir üst sınıra kadar gümrük vergisinde ve/veya diğer mali yüklerde indirim yapılan ya da bağışıklık sağlanan dışsatımın miktar veya değeri.

Tarifelerin bölüşüm etkisi : Alınan gümrük vergilerinin, millî gelirin tüketicilerden yurtiçindeki üreticilere doğru yeniden dağıtılmasına yol açması.

Tarifelerin dış ticaret etkisi : Gümrük vergilerinin yurtiçi fiyatları yükselterek ortaya çıkardığı tarifelerin üretim ve tarifelerin tüketim etkilerine bağlı olarak dışalım miktarının düşmesine yol açması.

Tarifelerin gelir etkisi : Konulan gümrük vergilerinin devlet gelirlerinin artmasına yol açması.

Tarifelerin gönenç etkisi : Gümrük vergilerinin yurtiçi fiyatları yükseltmesiyle ortaya çıkan tüketici rantındaki azalmanın, üretici rantındaki artış ile gelir etkisi toplamından fazla olması yüzünden net toplumsal gönencin azalmasına yol açması.

Tarifelerin koruma etkisi : Gümrük vergilerinin dışalım malları fiyatlarını yükselterek bu mallara rakip mal üreten yurtiçi üreticilerin dış piyasa rekabetinden korunması ve üretimlerinin artmasına yol açması.

Tarifelerin tüketim etkisi : Gümrük vergilerinin yurtiçi fiyatları yükseltmesi nedeniyle yurtiçi tüketimin azalmasına yol açması.

Tarifelerin üretim etkisi : Gümrük vergilerinin yurtiçi fiyatları yükselterek yerli üretimin artmasına yol açması.

Tarif ile ilgili Cümleler

  • Tarifeyi görebilir miyim?
  • Bunun için yemek tarifi istiyorum. Bu çok lezzetli.
  • Tarif edilemez bir durumdaydı.
  • Sadece yol tarifine ihtiyacım vardı.
  • O yemek tarifi kitabını Tom'a kim verdi.
  • Tarif etmek zor.
  • Tarife alabilir miyim?
  • Hiçbir tarife yok.
  • Tarifeleri blok olarak kontrol etmenin ülke ülke kontrol etmekten daha uygun olduğunu vurgulamak istiyorum.
  • Seni canlı görmenin beni nasıl iyi hissettirdiğini sana tarif edemem.
  • Bana kibarca/sıcak bir tavırla yolu tarif etti.
  • Tarifede varış saatine baktım.
  • Tarife yok.
  • Ben tarife uydum.

Diğer dillerde Tarif anlamı nedir?

İngilizce'de Tarif ne demek? : [Tarif (der) ] n. tariff, rate, price, cost, charge

n. price list, rate, tariff, term

n. definition, description, specification, characterization, delineation, depiction

Almanca'da Tarif : n. Beschreibung

Rusça'da Tarif : n. описание (N), определение (N)