Tarih nedir, Tarih ne demek

Tarih; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz
  • Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı.
  • Tarih dersi.
  • Tarih kitabı.
  • Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim.

"Tarih" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sen bana bir ata yadigârısın, geçmişin tarihini saklayan kutsal bir tomarsın!" - R. H. Karay
  • "Ertesi gün tarih imtihanı vardı." - Y. Z. Ortaç
  • "Cevdet Paşa'nın Osmanlı Tarihi."

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Ulusların geçmişte oluşturdukları kültür ürünlerini, yaptıkları savaşları, kurdukları siyasal ve ekonomik ilişkileri yöntemli bir biçimde inceleyen, geçmişe değgin olayları yer ve zaman göstererek gerçeğe uygun biçimde açıklayan bilim dalı.

Öğrencilere tarih bilincini kazandırmak, gerek kendi uluslarının gerek öteki ulusların tarih boyunca gösterdikleri ilerlemeler üzerinde bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla ilk ve orta dereceli okullarda okutulan ders.

Felsefi anlamı:

Sonluluğu ve zamanlılığı; planlayarak, yaratarak, eyleyerek ve inanarak geleceğe yönelmişliği, aynı zamanda geçmişe olan bağıntısı içindeki insan varoluşunun kendine özgü bir boyutu.

 

Tarih bilimi olarak: a. Eleştirerek (eleştirel yöntemle) araştıran; b. Betimleyen ve yorumlayan incelemeler.

(Dar anlamda): Geçmiş olan. a. Yitirilmiş olan, artık bulunmayan, b. Yinelenmeyen, bir kezlik olan. c. Olmakta olan, zamanın gidişi içinde ortaya çıkan durumlar, d. Geçmişte olmuş olan, ama aynı zamanda şimdi de bulunan. II. Bilgi ve bilim olarak tarih: Geçmişin incelenmesi.

Aktarılan gelenekler yoluyla yapılmış olan araştırma. 2-Olayların anlatılması ya da belgelenmesi ile yapılmış olan araştırma.

İnsanın dünyasında olup bitenler, insanlığa ilişkin olay süreçleri.

Olup biten şeyler olarak tarih:

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Bir olayın, bir gözlemin zamanını, gün, ay, yıl olarak belirten ifade.

Edebi terim anlamı:

Nesrin hikâyeleme türlerinden biri olup her türlü kaynaklardan faydalanarak, zaman içinde geçen olayları sebep ve sonuç bakımından birbirine bağlar (TARİHSEL, Tarihî, Historique; TARİHÇİ, Müverrih, Historien; RESMİ TARİHÇİ, Vakanüvis, Historiographe).

Tarih'teki anlamı:

Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 Ekim 1923, Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-Tarih kitabı: Cevdet Paşa'nın Osmanlı Tarihi; Naima Tarihi.

 

İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim.

Bilimsel terim anlamı:

Şehnameciler.

Özel tarihçiler işlerlerdi.

Vakanüvisler

XIX. yüzyıla değin tarih bir yazın türü idi. Anlatımda güzelliği amaç edinilir, araya koşuklar, fıkralar sıkıştırılarak konu tatlandırıldı. Pozitivizm akımından sonra bilimsel olmağa yöneldi. / Daha önceleri tarihsel konuları:

Divan ozanlarının önem verdikleri geleneklerden biri de tarih düşürmektir. Doğum, ölüm, büyük yapı, önemli olaylar tarih düşürmek için bir fırsattı. Şöyle düşürülürdü: Arap abecesi Ebced denilen özel bir sıralanışa göre dizilmiş, her birine birden ona, on1dan yüze, yüzden bine kadar bir sayı değeri verilmiştir. Sözcük ya da dize, harflerle öyle örülür ki, sayı toplamaları istenen tarihi gösterir. Örnekler: Timur, 803 hicret yılında Sivas'ı zaptediyor, yıkıp yakıyor. Bu olaya "harap (...)" tarihi düşürülmüştür. Türleri: a- tarih-i sade / Senin sinnin Süruri geldi kırka=1205 b- tarih-i mucem: Yalnız noktalı harfler hesap olunarak çıkan tarih. Buna"tarih-i mücevher" de denirdi. c- Yalnız noktasız harfleri hesap olunana da tarih-i mühmel ya da "sade" denirdi. / Tarih dizesindeki birkaç sayı eksiği varsa tamlanması ya da artığın çıkarılması gereği öncül dizede imlenir.

İngilizce'de Tarih ne demek? Tarih ingilizcesi nedir?:

history, date

Fransızca'da Tarih ne demek?:

histoire

Tarih hakkında bilgiler

Tarih geçmişteki olaylara ait bilgilerin keşfi, toplanması, bir araya getirilmesi ve sunulması bilimidir. Tarihi bilgi, geçmişteki olaylara ilişkin tüm bilgilerin, olayların vuku bulduğu dönemin şartları göz önüne alınarak, mümkün olduğunca nesnel bir şekilde sunulması ile oluşur. Tarih, yaşanan olayların bir daha yaşanabilmesi gibi bir olasılık olmadığından diğer bilimler gibi deney ve gözleme dayanamaz.
Tarih, geçmişteki insanın yaptıklarını, neden ve sonuç ilişkisi dahilinde, yer ve zaman göstererek, belgeler ışığında objektif olarak incelediği için bir bilim kabul edilir.

Tarih kelimesinin Batı dillerindeki tüm karşılıkları Grekçe istoria, istorien sözcüğünden gelmektedir. (Latince: Historia, İtalyanca: Storia, Fransızca: Histoire, İngilizce: History, Almanca: Historie). İyonya lehçesinde bildirme, haber alma yoluyla bilgi edinme anlamlarında kullanılan kelime, Attika lehçesinde görerek, tanık olarak bilme anlamlarının yanı sıra çok daha geniş bir anlam içeriğiyle fizik, coğrafya, astronomi, bitki ve hayvan bilgisi ve hatta giderek doğa bilgisini kapsayacak şekilde kullanılmıştır.

Tarihçiler araştırmalarında çok çeşitli kaynaklar kullanırlar. Bu kaynakların önem sırasına göre belirli bir hiyerarşi içinde sınıflanması ve yorumlanması tarihçinin temel çalışma yöntemidir.

Tarihçelerin temel kaynaklarını teşkil eder.

Tarih ile ilgili Cümleler

  • Tarih, düşündüğünden daha karmaşıktır.
  • Tarih böyle başlar.
  • Tarih birçok bilinmeyen dâhinin hikayeleriyle doludur.
  • Ülkemiz zengin bir tarihe sahiptir.
  • Tarih beşeri bilimlerin bir dalıdır.
  • Japon tarihiyle ilgiliyim.
  • O, Fransa'nın modern tarihi hakkında bilgi sahibidir.
  • Tarih bize duvarların yıkılabileceğini söylüyor fakat öyle yapmak hiç kolay değil.
  • Japonya tarihiyle ilgileniyorum.
  • Ali 20 Ekim 2013 tarihinde idam edildi.
  • Tarih dersi saat dokuzda başlar.
  • Tarih dersinden nefret ediyordum.
  • Tom'a 20 Ekim 2013 tarihinde lösemi teşhisi kondu.
  • Lütfen doğum tarihinizi buraya yazın.

Tarih tanımı, anlamı:

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Zaman : Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Dönem, devir. Çağ, mevsim. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit.

İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.

Karşılık : Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele.

İnce : Taneleri ufak, iri karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Zayıf. Tiz (ses), pes karşıtı. Hafif, gücü az.

Bilim : Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Geçmiş : Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi. Arkada kalan hayat. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları.

Tarih atmak : Bir şeyin üzerine tarih yazmak.

Tarih düşürmek : Önemli sayılan bir olayın, çoğunlukla nazım biçiminde söylenen sözlerle, ebcet hesabına göre tarihini belirtmek.

Tarihe geçmek : Önemi bakımından unutulmayacak bir durum kazanmak.

Tarihe karışmak : Unutulmak, yalnız adı kalmak.

Tarih öncesi : Yazının bulunmasından önceki insan topluluklarının gelişimini inceleyen bilim, prehistorya. Yazının bulunmasından önceki çağlar.

Tarih yanılgısı : Tarihlendirmede yanılgı içinde bulunma, anakronizm.

Hicri tarih : Hicri takvimin belirttiği tarih.

Miladi tarih : Miladi takvimin belirttiği tarih.

Mücevher tarih : Divan edebiyatında, ebcet hesabına göre yalnız noktalı harfleri sayıldığında söz konusu olayın tarihini gösteren dize veya söz.

Sözlü tarih : Olayların, durumların veya gelişmelerin yaşayanlardan, dinleyenlere aktarılması yoluyla oluşturulan tarih bilgisi.

Doğum tarihi : Bir kimsenin doğduğu tarih.

Edebiyat tarihi : Bütün edebî hareketleri ve dönemleri, yazarları, şairleri, dil ve üslup özelliklerini açıklayan bilim dalı veya kitap, yazın tarihi.

Yazın tarihi : Edebiyat tarihi.

Fi tarihinde : Oldukça eski bir zamanda, bir zamanlar.

Tarihçe : Bir olay veya nesnenin özet olarak yazılmış tarihi.

Tarihçi : Tarihsel konular üzerinde araştırmalar yapan, tarih kitapları yazan kimse, müverrih. Tarih öğretmeni.

Tarihçilik : Tarihçinin işi.

Tarihi coğrafya : Coğrafyanın tarihî yönünü ve gelişmesini ele alan ve inceleyen coğrafya kolu.

Tarihi eser : Tarihsel bir konuyu işleyen eser. Uzun zaman önce meydana getirilmiş ve tarihî değeri olan eser.

Tarihi film : Tarihsel bir konuyu işleyen film.

Tarihi maddeci : Tarihsel özdekçi.

Tarihi maddecilik : Tarihsel özdekçilik.

Tarihi roman : Başlıca kişileri ve olayları tarihten alınan roman, tarihsel roman.

Tarihi tiyatro : Tarihsel bir konuyu veya tarihe mal olmuş bir şahsiyeti işleyen tiyatro eseri.

Tarihlendirme : Tarihlendirmek işi.

Tarihlendirmek : Tarihini belirtmek, belirlemek.

Tarihli : Herhangi bir tarihi taşıyan, günlü.

Tarihsel : Tarihe dair, tarihle ilgili, tarihî.

Tarihsel özdekçi : Tarihsel özdekçilik yanlısı olan, tarihî maddeci.

Tarihsel özdekçilik : Toplumsal gelişmenin özdeksel yapıya dayandığını savunan Marksçı görüş.

Tarihsel roman : Tarihî roman.

Tarihsiz : Uzun bir geçmişi olmayan. Tarihi yazılmamış, yazıldığı gün, ay veya yıl belirtilmemiş, günsüz.

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Millet : Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus. Benzer özellikleri olan topluluk. Bir yerde bulunan kimselerin bütünü, herkes.

Kuruluş : Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kurulma işi. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Kasılma. Yapı, yapılış, bünye.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Hareket : Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Davranış, tutum. Yola çıkma. Devinim. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Deprem. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma.

Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

Önceki : Önce olan, evvelki, mukaddem, sabık.

Bilgi : İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Tarih : Tarih kitabı. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Tarih dersi. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim.

Kitabı : Düzgün, dil bilgisi kurallarına uygun (anlatım). Kitapla ilgili. Kuru, sıkıcı (anlatım). Kitaba bağlı kalan, özgür düşünemeyen (kimse). Kitaba uygun.

Tarih atmak : bir şeyin üzerine tarih yazmak.

Tarih aykırılığı : Tarih sırasını, tarih tutarlığını bozmak. Tiyatro yazınında ve mizansende güldürü sağlayan, yadırgatan bir öge olarak kullanılır. Örn. Shakespeare oyunlarına yazı makinesi, gözlük gibi öğeler sokmak.

Tarih bağlamak : Tarih tespit etmek (?).

Tarih başı : Herhangi bir olaylar sırası için başlangıç olarak kabul edilen zaman. Bir değişen yıdızın minimumdan geçtiği zamanlardan ilki; bir katalogun verdiği konsayıların geçerli olduğu yıl.

Tarih bilinci : (Genel olarak) İnsan düşüncesinin kendi tarihine olan ilişkisinin dile gelişi olarak tarih bilgisi. Bir geçmişimiz olduğunu, bir geçmişten geldiğimizi bilme; bu, tarih bilimlerinde daha açık olarak ortaya çıkar. (Dar anlamda) Tarihin geçmiş bir dünya olarak nesnel bilgisi. Tarih bilincini -> tarihsel bilinçten ayırmak gerekir, bk. tarihsel bilinç

Tarih felsefesi : Konusu tarih ve tarihsel bilgi olan bir felsefe dalı. // Deyim olarak ilkin Voltaire kullanmıştır. (La philosophie de l'histoire, 1756); ama gerçekte tarih felsefesi tarihsel olayların nedenlerini araştırma olarak Antik felsefeye değin geri gider. Augustinus ve G.B. Vico'nun tek tek tarih felsefesi denemelerinden sonra Herder'den Hegel'e değin uzanan Alman düşüncesi yoluyla tam bir felsefe dalı olmuştur. Bundan sonra toplumbilim (Comte, Marksçılık, Spencer), kültür eleştirisi (Nietzsche, Troeltsch, Max ve Alfred Weber, Spengler) ve bilim kuramı (Windelband, Rickert, Simmel, Spranger) ile kaynaşmıştır. Günümüzde hem bağımsız bir araştırma alanı olarak (N. Hartmann, Heimsoeth, Rothacker), hem de insanın kendisini bütün olarak yeniden anlamasının dile getirilişi olarak yeniden canlanmıştır. (York von Wartenburg, Dilthey, Heidegger, Jaspers ve Ortega y Gasset.) Tarih felsefesi şu biçimlerde karşımıza çıkar: Tarih fizikötesi; tarihin tüm akışının ve anlamının yorumlanması. (Buna içeriksel tarih felsefesi de denir.) Kendine özgü bir varlık alanı olarak tarih varlıkbilimi; tarihin özünün ve gidişinin, yapısının, ana biçimlerinin ve tarihsel gerçekliğin kuruluş yasalarının araştırılması. Yaşamın tarih açısından yorumlanması; insanın kendi tarihsel varlığının bilincine varması ve kendini anlamasının aydınlığa çıkarılması. Tarihsel bilgi öğretisi, tarih biliminin bilim kuramı ve mantığı. (Buna biçimsel tarih felsefesi de denir.) Tarihsel olayların anlamını, düzenlilik ve yasalarını, insanın gelişimindeki ana eğilimleri araştıran felsefe dalı.

Tarih hesabı : Gökbilim olaylarına ve kanunlarına dayanarak yapılan zaman hesabı.

Tarih kazanmalu : Tarihe geçmeye değer.

Tarih komedisi : Konusu tarihten alınan komedi.

Tarih komedyası : Konusu tarihten alınmış komedya türü.

Diğer dillerde Tarih anlamı nedir?

İngilizce'de Tarih ne demek? : n. date, history, annals

Fransızca'da Tarih : date [la]; quantième [le]; histoire [la]

Almanca'da Tarih : n. Datum, Geschichte, Historie

Rusça'da Tarih : n. история (F), летопись (F), хроника (F), дата (F), число (N), срок (M)