Tarla nedir, Tarla ne demek

"Tarla" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İstiridye tarlası. Midye tarlası."
  • "Denizciler aralarında, karadaki tarla sahiplerinden çok daha fazla, hem çok daha candan yardımlaşırlar." - Halikarnas Balıkçısı

Coğrafya'daki terim anlamı:

Tarım coğrafyasında, dar anlamıyla "sürülen, ekilen" toprak.

İngilizce'de Tarla ne demek? Tarla ingilizcesi nedir?:

field

Fransızca'da Tarla ne demek?:

champ

Tarla hakkında bilgiler

[Bakınız: çiftçi]

Tarla ile ilgili Cümleler

  • Ben tarlayı sabanla sürdüm.
  • Tarlaların içinde bir patika var.
  • Bu tarla hiç pullukla sürülmedi.
  • Ali tarlayı sabanla sürdü.
  • Tarla, göz alabildiğince beyazdı.
  • Tarlada ekinlerden bir halka var.
  • Tarla kır çiçekleriyle dolu.
  • Onlar tarlayı sürdü.
  • Tarlalarda çalışıyorlar.
  • O, tarlasına arpa ekti.
  • Biz tarlayı sürdük.
  • Ailesi tarlada çalışıyor.
  • Tarladaki koyunlar ot yiyor.

Tarla tanımı, anlamı:

Tarla açmak : Çalıları, ağaçları, taşları kaldırarak veya ormanlık bölgede ağaç keserek, yakarak bir yeri sürülüp ekilir duruma getirmek.

Tarlada izi olmayanın harmanda sözü olmaz : "kendini işe vermeyenden, bir iş üretmeyenden hayır gelmez" anlamında kullanılan bir söz.

Tarla faresi : Sıçangillerden, 10 santimetre uzunluğunda, toprağı oyup yuva yapan, ekinlere zarar veren bir tür fare, tarla sıçanı (Microtus arvalis).

 

Tarla kuşu : Tarla kuşugillerden, tarlalarda yuva yapan, uzunluğu 20 santimetre, sırtı kahverengi, karnı beyaz olan, küçük, ötücü kuş, çayır kuşu, toygar (Alauda arvensis).

Tarla sıçanı : Tarla faresi.

Bamyatarlası : Mezarlık.

Çeltik tarlası : Pirinç yetiştirilen sulak tarla.

Dalyan tarlası : Dalyanın, deniz içinde kurulu bulunduğu alan.

Mayın tarlası : Mayın vb. patlayıcı maddelerin döşendiği veya çokça bulunduğu yer.

Tarla kuşugiller : Ötücü kuşlardan, örnek hayvanı tarla kuşu olan bir familya.

Tarlakoz : Bir tür küçük manyat ağı.

Tarlanın taşlısı karının saçlısı : "kadının saçlı olanı, tarlanın taşlı olanı halk arasında daha yeğ tutulur" anlamında kullanılan bir söz.

Tarlatan : Kabarık görüntü vermek için değişik malzemelerle yapılmış olan bir tür iç giysisi.

Tarlayı taşlı kızı kardeşli yerden almalı : "tarlanın taşlısı, evlenilecek kızın kardeşlisi halk arasında daha yeğ tutulur" anlamında kullanılan bir söz.

Bağ bayırda tarla çayırda : "her şey kendisi için en elverişli ortamda gelişir, verimli duruma gelir" anlamında kullanılan bir söz.

Derede tarla sel için tepede harman yel için : "elden çıkarmak istemediğimiz şeyleri tehlikeye açık durumlardan uzak tutmalıyız" anlamında kullanılan bir söz.

Karının saçlısı tarlanın taşlısı : "kadının saçlı olanı ile tarlanın taşlı olanı makbuldür" anlamında kullanılan bir söz.

Tepeli tarla kuşu : Tepeli, uzun kuyruklu, at dışkıları arasında beslenen tarla kuşu, tepeli toygar.

 

Yağmur olsa kimsenin tarlasına düşmez : Elinden geldiği hâlde kimseye iyilik etmeyenler için kullanılan bir söz.

Tarım : Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi, kalite ve verimlerinin yükseltilmesi, uygun koşullarda korunması, işlenip değerlendirilmesi ve pazarlanması, ziraat.

Sınırlı : Az sayıda. Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet.

Toprak : Arazi, tarla. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Memleketli. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Ülke. Kara.

Parça : Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane. Nesne. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Müzik eseri. Pasaj.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Aydaki düzlükler.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.

Çiftçi : Geçimini toprağı ekerek sağlayan kimse.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Yer : Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Görev, makam. Gezinilen, ayakla basılan taban. Yerküre. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Durum, konum. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Ülke. Durum, konum, vaziyet. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa.

Tarla açma : İlkel ekonomide ormanın ya da ağaçlık bir yerin ağaçlarını kestikten sonra köklerini yakarak ve temizleyerek orasını ekilir duruma getirme işlemi. Ormanın bir bölümünü kaldırarak ya da yabanıl bitkiler ve taşlarla kaplı yereyleri temizleyip iyileştirerek buraları tarıma elverişli duruma koyma.

Tarla ardıcı : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (Turdidae) familyasından, 26 cm kadar uzunlukta, sırtı kahverengi, karnı ak, kuyruğu kara renkli, Avrupa ve Asya'da ormanlarda yaşayan, Türkiye'nin tamamında kışlayan, böcek ve larvaları, kırkayak, solucan ve küçük salyangozlarla beslenen göçmen bir tür.

Tarla atkuyruğu zehirlenmesi : Tarla atkuyruğu bitkisinin tiyamini (B1 vitamini) tahrip eden etkisi yanında, sindirim sistemine alındıktan sonra sindirim enzimleriyle yapısındaki glikozitin parçalanması sonucu siyanik asidin ortaya çıkması ve siyanik asidin kan dolaşımında demirle birleşerek oksijen taşınmasını önlemesi ve hücrelerin oksijensiz kalarak ölmesiyle oluşan zehirlenme.

Tarla cüce sıçanı : Kemiriciler (Rodentia) takımının, sıçangiller (Muridae) familyasından, 10.5 cm kadar uzunlukta, 8.5 cm kadar kuyruğu olan, kuyruğunda pullu çemberler taşıyan, Avrupa ve Asya'da tarlalarda yaşayan bir tür. (Micromys agrarius) Kemiriciler (Rodentia) takımının sıçangiller (Muridae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 10.5, kuyruğu 8.5 cm. Kuyruğunda pullu çemberler vardır. Çok zararlıdır. Kuzey Avrupa ve Kuzey Asyada tarlalarda yaşar.

Tarla çekirgeleri : Genellikle boz renkli ve kısa duyargalı olup, Sudan, Fas, İtalyan çekirgelerini de içine alan otçul düzkanatlılar familyası.

Tarla dikeni : bkz.köygöçüren

Tarla kazı : Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, 71-85 cm kadar uzunlukta, tüyleri kül rengi, gagası kara, ayakları kırmızı olan, Palearktik bölgenin kuzeyinde, Asya'nın güneyinde yaşayan, yurdumuzda Ege Denizi sahilleri ile Trakya bölgesinde kışlayan, kamışlı ve sazlı alanlarda yaşayan göçmen bir tür. Mavzer, ekin kazı.

Tarla kertenkelesi : Pullu sürüngenler (Squamata) takımından, 19 cm kadar boyda, Türkiye'de bitkisi az olan taş ve toprak alanlarda yaşayan bir tür.

Tarla kiraz kuşu : Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, kiraz kuşugiller (Emberizidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta, Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve İran üzerinden Türkmenistan'a kadar olan yerlerde görülen, ovalarda, orta yükseklikteki tarla ve çayırlarda, kuru yamaçlarda yaşayan, erginlerde gövdenin üst kısmı soluk kahverengi gri, tepe, ense ve sırt kısmı koyu kahverengi benekli olan bir tür. Ekin yelvesi.

Tarla sarmaşığı : (botanik)

Diğer dillerde Tarla anlamı nedir?

İngilizce'de Tarla ne demek? : [tarlare] v. be worm-eaten

n. field, arable field, infield

Fransızca'da Tarla : champ [le], culture [la], terrain [le]

Almanca'da Tarla : n. Acker, Feld

Rusça'da Tarla : n. поле (N), плантация (F)

adj. полевой