Tarz nedir, Tarz ne demek

Tarz; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Tarz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Gotik tarzda bir yapı. Nedim tarzında bir gazel."
  • "Artık bu tarzda hayat hakları aramanın mevsimi geçtiğini sanıyorum." - N. F. Kısakürek
  • "Nitekim bugün dünyada ne kadar iyi ressam varsa o kadar da resim yapma tarzı vardır." - A. H. Çelebi
  • "Annesi o tarz yaşayıştan hoşlanır mı?" - A. M. Dranas

Gramer anlamı:

Yüklemin bildirdiği zamanı görülen geçmişe, duyulan geçmişe ve dilek şart kipine aktararak elde edilen birleşik fiil kipi. Bil-iyor-du, bil-iyor-muş, bil-ir-se gibi. Bu örneklerde, fiildeki oluş ve kılışı şimdiki zamandan geçmiş zamana ve şarta aktararak fiilin tarzını oluşturan öge eski er- fiilidir: bil-e-yorur er-di > bil-iyor-du, kel-miş er-di > gel-miş-ti, tut-ar er-se >tut-ar-sa ve benzeri

İngilizce'de Tarz ne demek? Tarz ingilizcesi nedir?:

mood, mode

Tarz anlamı, tanımı:

Bakış tarzı : Algılama ve değerlendirme biçimi.

Hayat tarzı : Yaşayış biçimi.

Tarziye : Yapılan kötü bir davranış için özür dileme, gönül alma.

Tarziye vermek : Gönül almaya çalışmak, özür dilemek.

 

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

Üslup : Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil. Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil.

Stil : Üslup, biçem.

Janr : Tür. Tarz.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Anlatım : Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade. Anlatma işi.

Güzel : Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Görgü kurallarına uygun olan. Sakin, hoş (hava). Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Adamakıllı, şiddetli. İyi, hoş. Güzellik kraliçesi. Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Güzel kız veya kadın. Pek iyi, doğru. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde.

Konsept : Düzen. Anlayış, görüş. Kavram. Tarz.

Yol : İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Gidiş çabukluğu, hız. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Yolculuk. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kez, defa. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Gaye, uğur, maksat. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Hile, tuzak. Kumaşta bulunan çizgi. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.

 

Tarz bildiren eylemlik : Eylemin oluş tarzını bildiren ve (-iş) ekiyle kurulan eylemlik: Gülüş (gül-üş) , yürüyüş (yürü-y-üş) , gidiş (git-iş) vb.

Tarz zarfı : Şöyle, böyle, yavaş, yavaşça, hızlı, hızlıca gibi zarflar. [Bakınız: nitelik zarfı] [Bakınız: hâl zarfı]

Tarzamak : Kumaşın havı dökülmek, az eskimek.

Tarz ile ilgili Cümleler

  • Japon tarzı bir handa, onlar her türlü ihtiyacınla ilgilenirler, bu nedenle parmağını kaldırmak zorunda kalmazsın.
  • Tom'un davranma tarzından nefret etmiyor musun?
  • Ali Mary'nin ona davranma tarzını çok sevmedi.
  • Tom'un davranma tarzından bıktım.
  • Tarzını seviyorum.
  • Bu tam Tom'un onu sevdiği tarz.
  • Tarz güzel, ama farklı bir renginiz var mı?
  • Bakma tarzında yanlış bir şey yok.
  • Ali eski tarzları arkasında bırakmaya çalıştı.

Diğer dillerde Tarz anlamı nedir?

İngilizce'de Tarz ne demek? : n. style, method, way, manner, form, angle, brand, fashion, genre, modality, mode, modus, school, stroke

Fransızca'da Tarz : manière [la], façon [la], genre [le], air [le], faire [le], guise [la], modalité [la], mode [la], ton [le]

Almanca'da Tarz : n. Modalität, Modus, Stil, Weise, Zuschnitt

Rusça'da Tarz : n. образ (M), способ (M), форма (F), вид (M), фасон (M), манера (F), стиль (M), тактика (F), склад (M), строй (M), тон (M), лад (M), вкус (M), модус (M)