Tasarı nedir, Tasarı ne demek

  • Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim
  • Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha.

"Tasarı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kafamdaki hayaller ve tasarılar epeyce açık saçık şeylerdi." - H. E. Adıvar
  • "Bütçe Kanunu tasarısı üzerine yazdığım bir yazı." - Y. K. Karaosmanoğlu

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Belli bir amaç doğrultusunda, öğretmen ve öğrencilerin işbirliğiyle hazırlanan; öğrencileri sorun çözme, çevre inceleme, türlü araçları kullanma gibi eğitsel değer taşıyan etkinliklere yönelten çalışma planı.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Meddahın canlandırma sırasında işlediği gevşek dokulu, içinde kimi kez maniler, atasözleri, deyimler ve türküler bulunan olay dizisini kapsayan özet.

Bilimsel terim anlamı:

genel uygulayım: Yapılacak ya da üretilecek bir yapı, kurum, aygıt ve benzeri enine ve boyuna kesitleriyle gösteren çizim.

İngilizce'de Tasarı ne demek? Tasarı ingilizcesi nedir?:

project

Osmanlıca Tasarı ne demek? Tasarı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

meddah senaryosu

Tasarı tanımı, anlamı:

Tasarı geometri : Uzaydaki tasavvur edilmiş biçimleri iz düşümleriyle gösteren geometri.

 

Kanun tasarısı : Yasa tasarısı.

Yasa tasarısı : Hükûmet tarafından hazırlanarak yasalaşması için meclise gönderilen kanun metni, kanun tasarısı, kanun layihası.

Tasar : Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.

Tasarım : Bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve, tasar çizim, dizayn. Daha önce algılanmış olan bir nesne veya olayın bilinçte sonradan ortaya çıkan kopyası. Zihinde canlandırılan biçim, tasavvur. Bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, tasar çizim, dizayn.

Tasarımcı : Tasarım yapan kimse, tasar çizimci, dizayncı.

Tasarımcılık : Tasarımcı olma durumu, tasar çizimcilik, dizayncılık.

Tasarımlama : Tasarımlamak işi.

Tasarımlamak : Bir şeyin biçimini zihinde canlandırmak.

Tasarımlanma : Tasarımlanmak durumu.

Tasarımlanmak : Tasarımlama işi yapılmak.

Tasarımlı : Tasarımlanmış, zihinde canlandırılarak biçim verilmiş, dizaynlı, edimsel karşıtı.

İlk tasarım : Bir tasarımın hazırlanmış ilk biçimi.

Yeniden tasarımlama : Bir tasarımı yeniden gözden geçirme, restitüsyon.

Yapılma : Yapılmış. Yapılmak işi.

Zihin : Bellek, an. Anlayış, kavrayış. Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü. Bilinç, dimağ.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi.

 

Hukuki : Tüzel.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi.

Yapmak : Salgılamak, çıkarmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Gerçekleştirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Yol almak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Dışkı çıkarmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Edinmek, sahip olmak. Bir durum yaratmak. Olmak. Üretmek. Olmasına yol açmak. Davranmak, hareket etmek.

Yetkili : Mezun. Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar.

Tasarı yöntemi : Ders konuları ve ünitelerinin, öğretmenin kılavuzluğu altında küçük öğrenci kümelerince ödev olarak işlenmesi temeline dayalı bir öğretim yöntemi, bk. etkinci yöntem.

Tasarımlayabilme : Tasarımlayabilmek işi.

Tasarımlayabilmek : Tasarımlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarımlamayı becermek.

Tasarımlı gelecek : Bazı dillerde kesinlik anlatan İstemli gelecek zamana karşı olarak tasarlama anlatan gelecek zaman.

Tasarımsız : Tasarım yapılmamış, dizaynsız.

Tasarımsızlık : Tasarımsız olma durumu.

Tasarıvarlık : (Resim, Heykel) (Yun. allêgoria, allos = başka; agoreuin = konuşmak) Soyut bir tasarımı kişileştiren resim ya da heykel.

Tasarı ile ilgili Cümleler

  • Ali grafik tasarımı için okula gidiyor.
  • Tasarı son anda geçti.
  • Tasarıya karşı muhalefet güçlüydü.
  • Ali yıllardır aynı web sitesi tasarım şirketi için çalışmaktadır.
  • Tasarı oybirliğiyle geçti.
  • Tasarımları oldukça orijinaldir.
  • Onlardan birkaçı tasarıya karşı.
  • Ne güzel bir tasarım!
  • Toplantıda bulunanlar tasarıyı destekledi.
  • Ali tasarıyı imzaladı.
  • Ali siyah bir tişört ve tasarımcı pantolon giyiyordu.

Diğer dillerde Tasarı anlamı nedir?

İngilizce'de Tasarı ne demek? : n. project, plan, scheme, bill, draught, design, proposal, set up

Fransızca'da Tasarı : projet [le], dessein [le], plan [le], topo [le]

Almanca'da Tasarı : n. Entwurf, Idee, Vorlage

Rusça'da Tasarı : n. проект (M), замысел (M)