Tasters türkçesi Tasters nedir

  • [#çeşnici Çeşnicibaşı].
  • Tadıcı.
  • Tadına bakan.
  • Ürün numunesi.
  • Tatma bardağı.
  • Çeşnici.
  • Gurme.

Tasters ingilizcede ne demek, Tasters nerede nasıl kullanılır?

Poetasters : Şair bozuntusu.

Chief taster : Çeşnicibaşı.

Wine taster : Şarap tadan. Şarap tadıcısı. Tadına bakılacak şarabın konulduğu küçük derin kap. Şarabın tadına bakan ve değerini biçen kimse. Kalitelerini belirlemek üzere profesyonel olarak şarapları tadan kimse.

Taster : Çeşnici. Gurme. İçki ya da yemeklerin tadına bakan kimse. Tatma bardağı. Ürün numunesi. Tadıcı. Çeşnicibaşı. Tadına bakan.

Metasternum : Böcek metatoraksının alt parçası. yüksek omurgalılarda sternumun arka parçası. Metasternum.

Taste buds : Tat alma cisimciği. Tat alıcıları.

Taste bud : Tat alma organı. Tat tomurcuğu. Lezzet tomurcuğu. Tat alma cisimciği. Dil üzerinde bulunan ve çeşitli papillalara yerleşmiş olan, çeşitli hücreler kapsayan, ikincil duygu hücrelerinin tat duygusunu aldığı mukoza içindeki özel yapılar.

Taste maker : Lezzetli yapan.

Poetaster : Şair bozuntusu.

Taste and preferences : İstemi belirleyen temel değişkenlerden biri olup gereksinimlerin karşılanmasından elde edilmesi beklenen fayda ve bu faydanın derecesine göre yapılan sıralama. krş. fayda fonksiyonu. Zevk ve tercihler.

İngilizce Tasters Türkçe anlamı, Tasters eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Tasters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foody : Meyveli. Yemeğe düşkün veya dünya mutfağına ilgi duyan kimse. Ağzının tadını bilen. Bereketli. Verimli. Yenilebilir. Yenebilir.

Skillfulness : Hüner. Beceri (ayrıca skilfulness). Beceriklilik. Ustalık. Hünerlilik. Maharet.

Taster : İçki ya da yemeklerin tadına bakan kimse.

Gustative : Tatla ilgili. Tat duyusuna ait veya ilgili olan. Tatsal.

Control : Kontrol altında tutmak. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. Kontrol etmek. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. Denetim. Kontrol. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Denetlemek. İdare etmek.

Gourmands : Boğazına düşkün kimse. Pisboğaz. Açgözlü. Çok yiyen. Obur. Ağzının tadını bilen kimse. Boğazına düşkün. Doymayan kimse. Boğazlı.

Sampler : Malzemeci. Pancar delici. Örnek alıcısı. Numune alıcı. Örnekleri deneyen kimse. Örnekleri deneyen kişi. Numune alıcısı. Örnekleyici.

Gustatorial : Tatla ilgili. Tatsal. Tat duyusuna ait veya ilgili olan.

 

Tasters synonyms : chief taster, tastetester, samplers, gourmand, east, foodie, gustatory, command.

Tasters zıt anlamlı kelimeler, Tasters kelime anlamı

West : Batı ülkeleri. Batıya. Batı. Batıdaki. Garp. Batısında. Batıya doğru. Batıda. Garba doğru.

Unskillfulness : Acemilik. Tecrübesizlik. Becerisizlik. Niteliksizlik. Maharetsizlik. Hünersizlik. Beceriksizlik.