Taurin nedir, Taurin ne demek

Taurin; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Lipitlerin sindirim için çözünmesini ve emilmesini sağlayan, asit özellikte, ilk kez tosunların safrasından elde edilen, kediler başta olmak üzere kimi türlerde esansiyel özellikte, sülfür içeren, birçok dokuda bulunan bir amino asit, 2-aminoetanesulfonik asit. Yetersizliği sonucu kedilerde kalp damar sisteminde ve gözde patolojik değişimlerle birlikte üreme faaliyetlerinde gerileme ve bağışıklık sisteminde baskılanma biçimlenir.

Taurin hakkında bilgiler

Taurin, yarı esansiyel methiyonin ve sistinden türetilen sülfür türevi bir aminoasittir. Vücutta doğal olarak bulunur. Vücuttaki nörolojik fonksiyonları ve nörolojik iletişim mekanizmasını kuvvetlendirir ve düzenleyerek antioksidan özellikler gösterir. Beyin hasarından sonra vücutta taurin seviyeleri artırılır bunun nedeni nörolojik olarak koruyucu olması ve nörolojik canlandırıcı etkilere sahip olmasıdır. Yeni bir taurin türevi olan 2-(1-phenylethyl)-aminoethanesulfonyl-2-propylamide hydrochloride in spinal cord yaralanması olan fare modellerinde nörokoruyucu (Neuroprotector) etkileri bilimsel olarak ispatlanmıştır. Taurin, sistein ile birlikte prematür çocuklar için esansiyel amino asittir. Taurin alımı tip1 ve tip 2 diyabetin önlenmesinde oldukca etkilidir. Vücutta beyin ve ciğer taurin sentezinden sorumlu en önemli iki organdır. Bu organların akut ya da kronik sorunları vücuttaki taurin seviyelerini etkileyebilmektedir.

 

Taurin anlamı, kısaca tanımı

Taurin yetersizliği retinopatisi : Taurin yetersizliğine bağlı oluşan retina dejenerasyonu. Tüm türlerin retinasında baskın serbest amino asit olmasına karşın, yetersizliğinin yol açtığı retina dejenerasyonuna sadece kedilerde rastlanır

Esansiyel amino asit : Hayvanların sağlıklı yaşamaları ve verimleri için gereksinim duydukları fakat organizmada çok az veya hiç sentezleyemedikleri için yemlerle almaları zorunlu olan valin, histidin, lösin, izolösin, treonin, metionin, fenilalanin, triptofan, lizin’den oluşan dokuz amino asit, ekzojen amino asit, mutlak gerekli amino asit.

Bağışıklık sistemi : Vücuda zarar verebilecek yabancı maddeleri tanıyan ve yok etmeye çalışan hücre ve organlar, immün sistem. Organizmaya dışarıdan giren yabancı maddelere, antijenlere karşı hedef teşkil eden ve onların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayan T ve B lenfositler, plazma hücreleri ve makrofajların yer aldığı sistem, immün sistem. Lenf yumrusu, tonsilla, timüs, dalak, kanla ilgili düğüm, kanla ilgili-lenf yumrusu ve mide-bağırsak dokusunun bağ dokusundaki lenf folikülleri bağışıklık sisteminin oluşumlarıdır.

 

Kalp damar sistemi : Kanın pompalanıp tüm vücutta dolaşımını sağlayan, kalp ve kan damarların oluşturduğu yapı.

Etkileyebilmek : Etkileme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Etkileyebilme : Etkileyebilmek işi.

Damar sistemi : [Bakınız: vasküler sistem]. Hayvanlarda kan ve lenf sıvısının taşındığı sistem. Ksilem ve floemden oluşan bitki dokularında, ksilem tarafından su ve suda erimiş maddelerin, floem tarafından fotosentez ürünlerinin taşınmasını sağlayan sistem, iletim sistemi, vasküler sistem.

Canlandırıcı : Canlılık veren, canlılık kazandıran şey. Bir canlı resim veya şema filmi için hareketliliği sağlayan tek tek resimleri yapan sanatçı. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapan kimse, animatör.

Antioksidan : Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.

Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.

Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.

Patolojik : Patoloji ile ilgili. Bozulmuş, işlemeyen.

Aminoasit : Molekülünde hem amino grubu ve hem de karboksilik asit grubu içeren ve proteinlerin temel yapı taşları olan organik bileşikler sınıfı, saf proteinlerin enzimatik veya kimyasal hidrolizleri sonucu açığa çıkan moleküller.

Mekanizma : Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek. Organların işleyiş biçimi. Oluş, ortaya çıkış, işleyiş. Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm.

Nörolojik : Sinir bilimsel.

Fonksiyon : İşlev. Bir birleşikteki herhangi bir madde grubunun kimyasal görevi, bu görevi nitelendiren özelliklerin tamamı. Bir veya birçok değeri değişebilen niceliklere bağlı olarak değişen nicelik.

Yaralanma : Yaralanmak işi.

İletişim : Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.

Lipitler : Hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, suda çözünmeyen ya da çok az çözünen, organik çözücülerde çözünen, yağ asitlerinin alkollerle teşkil ettikleri esterler.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Diğer dillerde Taurin anlamı nedir?

İngilizce'de Taurin ne demek ? : taurine