Tavlama derecesi nedir, Tavlama derecesi ne demek

Tavlama derecesi; bir madencilik terimidir.

Tavlama derecesi anlamı, kısaca tanımı:

Tavlama : Tavlamak işi.

Tavla : Bölümlere ayrılmış iki yanlı tahta üzerinde on beşerden otuz pul ve iki zarla iki kişinin karşılıklı oynadığı oyun. At ahırı. Bu oyunun üzerinde oynandığı, iki iç yüzü bölme desenli, dikdörtgen biçimindeki tahta kutu.

Derece : Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Sıcaklıkölçer. Denli, kadar. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Başarı gösterme. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe.

Dere : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.

Demir : Bu elementten yapılmış. Bu elementten yapılmış parça. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Güçlü, kuvvetli, sert. Çıpa.

 

Çelik : Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Kök salması için yere dikilen dal. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Bu alaşımdan yapılmış. Kısa kesilmiş dal. Zayıf fakat güçlü (vücut). Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat.

İşletme : Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. İş yeri. İşletmek işi. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.

Kütük : Asma fidanı. Kütük demir. Resmî kayıt defteri, ana defter. Kalın ağaç gövdesi. Görgüsüz, kaba kimse. Kesilmiş ağaç gövdesi. Nüfus kütüğü. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.

Şekil : Anlatım biçimi. Biçim. Biçim. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim.

Hadde : Madenleri tel durumuna getirmek için kullanılan ve türlü çapta delikleri olan çelik araç.

Uygun : Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.