Tax free zone türkçesi Tax free zone nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Serbest bölge.
  • Dışsatıma yönelik yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi gereksimini daha düşük maliyetle ve düzenli bir biçimde sağlamak, dış finansman ve ticaret olanaklarından daha fazla yararlanmak amacıyla dış ticaret, vergi, üretim ve ticari etkinlikler konularında önemli bağışıkların tanındığı ve teşviklerin verildiği, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla birlikte gümrük sınırı dışında kalan yerler. krş. serbest ticaret bölgesi 2, serbest üretim bölgesi.

Tax free zone ingilizcede ne demek, Tax free zone nerede nasıl kullanılır?

Tax : Külfet. Vergi. Suçlamak. Yük olmak. Zorlamak. Kesenek, ücret, ödül, bahşiş ve benzerleri gibi belirli bir işgörümü karşılığı ilgiliye ve alacaklısına yapılan ödeme. hükümetçe görülen kişi işleri için devlet veznesine ödenen para. (tapu harcı, mahkeme harcı gibi.). İş görme vergisi. Yüklemek. Devlete ilişkin genel giderleri karşılama amacı ile yükümlülerinden çeşitli adlarla alınan para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Free : Erkin. Rahatlatmak. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Özgür. Serbestçe. Bedava. Ücretsiz. Parasız. Beleş. Muaf.

 

Zone : Alan. Kuşak. Bölge. Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Bölgelere ayırmak. Zon. Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge. zaman kuşakları, iklim kuşakları vb. Çevirmek. Bir yeri belirli bir faaliyet için ayırmak.

Tax free : Vergiden bağışık. Vergisiz. Vergiden muaf. Vergiden muaf olan. Vergiye tabi olmayan.

Tax free income : Vergi dışı gelir.

Tax free investment : Vergiden muaf yatırım.

Customs free zone : Dışsatıma yönelik yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi gereksimini daha düşük maliyetle ve düzenli bir biçimde sağlamak, dış finansman ve ticaret olanaklarından daha fazla yararlanmak amacıyla dış ticaret, vergi, üretim ve ticari etkinlikler konularında önemli bağışıkların tanındığı ve teşviklerin verildiği, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla birlikte gümrük sınırı dışında kalan yerler. krş. serbest ticaret bölgesi 2, serbest üretim bölgesi. Serbest bölge.

Tax free trade zone : Dışsatıma yönelik yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi gereksimini daha düşük maliyetle ve düzenli bir biçimde sağlamak, dış finansman ve ticaret olanaklarından daha fazla yararlanmak amacıyla dış ticaret, vergi, üretim ve ticari etkinlikler konularında önemli bağışıkların tanındığı ve teşviklerin verildiği, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla birlikte gümrük sınırı dışında kalan yerler. krş. serbest ticaret bölgesi 2, serbest üretim bölgesi. Serbest bölge.

 

Industrial free zone : Serbest üretim bölgesi. Üretim etkinlikleriyle sınırlı serbest bölge.

Can i buy it tax free : Vergisiz alabilir miyim.

İngilizce Tax free zone Türkçe anlamı, Tax free zone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tax free zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Free zone : Gümrüksüz bölge. Gümrük bölgesi. Gümrük sınırı dışında sayılan, belli ölçü ve çevrede gümrükçe denetlenen bölge. a. bk. açık liman. Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir ülkeye ilişkin yerlere giren çıkan malların gümrükle bağımlı olmadığı bölge. Açık bölge.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Free trade zone : Serbest ticaret bölgesi. Üye ülkelerin, aralarındaki ticarete gümrük tarifelerine ve miktar kısıtlamalarını kaldırdıkları, ancak birlik dışında kalan ülkelere karşı her birinin kendi özel tarifesini uyguladığı iktisadi bütünleşme türlerinden biri. krş. gümrük birliği, iktisadi birlik, tercihli ticaret anlaşması, ortak pazar yalnızca ticari etkinliklere ayrıcalık tanındığı serbest bölge. Serbest ticaret alanı. İthalatta devlet tarifeleri veya gümrük vergileri konulmadan ülkeler arasında kısıtlanmamış ticaret gerçekleşen bölge.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Free space : Ölü ambar sahası. Bir diskte ek dosyalar saklamak için mevcut alan (bilgisayar). Boş yer boş alan. Boş alan.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Tax free zone synonyms : tax free trade zone, customs free zone, ability to pay approach, a type mutual funds, free port, a shift in individual demand, freetrade area, ability rent, a change in demand, a change in supply, a group shares, free trade area, customs free airport, special economic zone, abnormal budget, ability to pay principle, foreign trade zone, free economic zone, a change in individual demand, free area, a shift in supply.