Tedavi nedir, Tedavi ne demek

Tedavi; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Tedavi" ile ilgili cümle

  • "Doktorlar hastaları tedavi için perhiz verir, bıçak, ilaç kullanırlar." - M. Kaplan

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hastayı iyileştirme, sağaltım, terapi.

İngilizce'de Tedavi ne demek? Tedavi ingilizcesi nedir?:

treatment, therapy

Tedavi kısaca anlamı, tanımı:

Sağaltım : Sağaltma işi, tedavi. Bir hastalığı yenecek etkenleri ve bu etkenlerin kullanılma yöntemlerini bularak hastanın sıkıntılarını giderme, iyi etme işi, terapi.

Tedavi etmek : Düzeltmek. ilaçla iyileştirmek, sağaltmak.

Tedavi görmek : İyileşmek amacıyla sağlık uygulamalarından geçmek.

Ayakta tedavi : Hastanın yatağa yatırılması gerekli görülmeyerek kendisine ayakta yapılmış olan tedavi.

Fizik tedavi : Hastalıkları su, ışık, hava, elektrik vb. fiziksel ve mekanik yöntemlerle tedavi etme, fizyoterapi.

Fizik tedavi uygulayıcısı : Fizik tedavi yapan kimse.

Kimyasal tedavi : Hastalıkların kimyasal maddelerle tedavi edilmesi yöntemi, kemoterapi.

Antibiyotik tedavisi : Antibiyotiğin gelişmeyi durdurucu veya öldürücü etkisinden yararlanılarak yapılmış olan tedavi.

 

Ayak tedavisi : Ayakta oluşan bir hastalığın veya rahatsızlığın tedavisi.

Basınç tedavisi : Vurgun rahatsızlığında ortalama atmosfer basıncının üstünde bir basınç bulunan özel bir odada uygulanan iyileştirme yöntemi.

Isı tedavisi : Hastalığın iyileştirilmesi için herhangi bir biçimde ısı uygulamasıyla yapılmış olan tedavi, termoterapi.

Işın tedavisi : X ışınlarının biyolojik etkisine dayanan tedavi yöntemi, radyoterapi.

Koku tedavisi : Çeşitli doğal kokulu maddelerle yapılmış olan tedavi yöntemi, aromaterapi.

Ozon tedavisi : Lokal veya genel banyo, pansuman veya iğneyle ozon ve oksijen vererek yapılmış olan tedavi.

Östrojen tedavisi : Menopoz sırasında ve daha sonraki yıllarda kalp, kemik ve damarlar üzerinde meydana gelebilecek olumsuz etkileri önleyen bir tedavi.

Su tedavisi : Bazı hastalıkları su ile tedavi etme, hidroterapi.

Şok tedavisi : Beyinden gerilimli elektrik geçirme veya organizmanın dengesini sarsma yoluyla beyin işlevlerini uyarıcı bir tedavi yöntemi.

Şua tedavisi : Işın tedavisi.

Fizik tedavisi : Fizik tedavi.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Hasta : Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Parasız, züğürt. Aşırı düşkün, tutkun.

 

İyileştirme : Bir kimsenin iş yapmaya engel olan sakatlığını, yetersizliğini gidermek veya bozuk olan ruhsal durumunu düzeltmek amacıyla uygulanan tedavi, rehabilitasyon, rehabilite. İflas hâlindeki işletmeyi iyi yönetimle kâra geçirme, rehabilitasyon, rehabilite. İyileştirmek işi, ıslah.

Sağaltma : Sağaltmak işi, tedavi.

Terapi : Tedavi.

Düzeltme : Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform. Düzeltmek işi, tashih.

Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sayıların ilki. Eş, aynı, bir boyda. Sadece. Bu sayı kadar olan. Tek. Beraber. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Aynı, benzer. Bir kez.

Tedavi genişliği : Tedavi indeksi.

Tedavi görmek : iyileşmek amacıyla sağlık uygulamalarından geçmek. İlgili cümle: "“Birkaç kez alkol tedavisi gördü ama yararı olmadı.”" C. Külebi.

Tedavi indeksi : Etkili dozla toksik dozun arasındaki genişlik, tedavi genişliği, Ith. Bir ilacın zehirli veya öldürücü miktarıyla onun sağaltıcı miktarı arasındaki oran veya genişlik, güvenlik indeksi. Ortalama zehirli dozun (ZD50) ortalama tedavi edici doza (ED50) bölünmesiyle elde edilen değer (ZD50/ED50). Ortalama öldürücü dozun (ÖD50) ortalama tedavi edici doza (ED50) bölünmesiyle elde edilen değer (ÖD50/ED50).

Tedavici : Tedavi eden kimse. İlgili cümle: "“Tedavicilerin hepsi bu anlaşmayı yapmadan harekete geçmezler.”" S. Erez.

Tedavi ile ilgili Cümleler

  • Tedavi edilemez bir hastalığı var.
  • Onlar Tom'u nasıl tedavi edecekler?
  • Tedavi edildim.
  • Tedavi için hastanede kalmak zorundasın.
  • Glutensiz diyet, çölyak hastalığı için en etkili tedavi yöntemidir.
  • Doktor omuzumu tedavi etti.
  • Tedavi için hastanede kalmalısın.
  • Tedavi işe yarıyor gibi görünüyor.
  • Ali tıbbi tedaviyi kabul etmedi.
  • İlaç tedavisi bir seçenektir.
  • Giderek daha çok insan doğal tedaviden umut ediyor.
  • Cookie bir tedavi köpeğidir.
  • Tedavi için hastanede kalman gerek.
  • Tedavi düşündünüz mü?

Diğer dillerde Tedavi anlamı nedir?

İngilizce'de Tedavi ne demek? : n. cure, treatment, therapy, remedy, healer, handling

Fransızca'da Tedavi : traitement [le], médication [la], thérapie [la]

Almanca'da Tedavi : n. Behandlung, Heilung, Therapie

adj. therapeutisch

Rusça'da Tedavi : n. лечение (N), излечение (N), терапия (F), процедура (F)