Teen türkçesi Teen nedir

Teen ile ilgili cümleler

English: A teenager sometimes acts like a baby.
Turkish: Bir ergen bazen bir bebek gibi davranır.

English: Ali and Mary have a teenage daughter.
Turkish: Ali ve Mary'nin genç bir kızı var.

English: A high proportion of crime in any country is perpetrated by young males in their teens and twenties.
Turkish: Herhangi bir ülkedeki suçun büyük kısmı 10' lu 20' li yaşlardaki genç erkekler tarafından işlenmektedir.

English: Lena is reading a teen magazine.
Turkish: Lena bir gençlik dergisini okuyor.

English: Ali is a teen idol.
Turkish: Ali genç bir idol.

Teen ingilizcede ne demek, Teen nerede nasıl kullanılır?

Teenage : 13 19 yaş arası. 13-19 yaş arası gençlerle ilgili. On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki devreye ait. 13 - 19 yaş arası gençlerle ilgili. Gençlere ait.

 
 

Teenage mutant ninja turtles : Çocuklar için 4 insan şeklindeki kaplumbağadan oluşan hayali bir takım hakkında animasyon televizyon dizisi. Genç mutasyon geçirmiş ninja kaplumbağalar. Ninja kaplumbağalar.

Teenaged : 13 19 yaş arasındaki.

Teenager : Delikanlı. 13-19 yaş arasındaki genç. 13-19 yaş arası. Ergen. Genç. Yeniyetme. Genç kız. On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki kimse. 13 - 19 yaş arası genç.

Teenagers : Delikanlı. Genç. Ergenler.

Teenful : İncinme dolu. Zararlı. Sarsılmış. Üzgün.

Teentsy : Minicik. Ufacık.

Teens : 13 - 19 arasındaki yaşlar. Yeniyetmelik. Gençler.

Teensy : Minicik.

Teeny : Ufacık. Minik. Genç. Delikanlı. Minicik. Sıkıcı.

İngilizce Teen Türkçe anlamı, Teen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Teen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fella : Herif. Yakın arkadaş. Ahbap (gayrı resmi). Adam. Arkadaş. Tip. Genç adam.

Sapling : Genç çocuk. Fidan (epey boy atmış). Fidan. Körpe ağaç.

Greenest : Yelve. Rengi atmış. Acemi çaylak. Acemi. Yeni. Yeşillendirmek. Yeşil alan. Yeşil renk. Toy. Yeşile boyamak.

Little : Azıcık. Az. Kısa. Birazcık. Değersiz. Önemsiz. Hemen hemen hiç. Az miktarda. Be.az miktarda.

Garcon : Uşak. Oğlan. Garson.

In petticoats : Yaşı küçük (bir kız ile ilgili).

Teenager : Ergen. On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki kimse. 13-19 yaş arasındaki genç. Yeniyetme. 13 - 19 yaş arası genç. 13-19 yaş arası. Genç kız.

Juveniles : Çocuk. Çocuk kitabı.

Teenage : 13 19 yaş arası. 13 - 19 yaş arası gençlerle ilgili. 13-19 yaş arası gençlerle ilgili. Gençlere ait. On üç ile on dokuz yaşlar arasındaki devreye ait.

Traumatism : Travmatizm. Ağır sert ve kronik ruhsal ve duygusal gerilim tarafından üretilen durum. Yaralama. Fiziksel yaralanmanın neden olduğu durum. Dışarıdan gelen bir travma sonucunda meydana gelen hastalık durumu. Yara.

Teen synonyms : punk rocker, pachuco, chebab, juvenile person, young buck, juniors, immature, offence, cuss, ladler, adolescents, boys, young, rocker, fellers, boy, blighters, ladlers, sophomoric, conceited pup, punk, a slip of a boy, dent, cusses, mod, tort, trauma, chappie, blighter, stripling, injury, lad, junior.

Teen zıt anlamlı kelimeler, Teen kelime anlamı

Old : Eskimiş. İhtiyar. ...yaşında. İhtiyarlamak. Yaşlı. Deneyimli. Eski zamanlar. Kart. Köhne. Önceki.

Adult : Ergin. Büyümüş. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Reşit. Erin. Er kişi. Yetişkin kişi. Erişkin.

Teen ingilizce tanımı, definition of Teen

Teen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Grief. To inclose. To excite. To hedge or fence in. Affiction. To provoke. To injure. Pain. Sorrow. To affict. To vex.