Tek nedir, Tek ne demek

Tek; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Eşi olmayan, biricik, yegâne.
  • Yalnızca
  • Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar.
  • Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri.
  • İki ile bölünemeyen (sayı).
  • Hiç, hiçbir.
  • Sessiz, hareketsiz, uslu.
  • Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki).

"Tek" ile ilgili cümle

  • "Tek kelime konuşmadan bu yokuşu indik." - R. H. Karay
  • "Garsona umutsuzca bir göz attıktan sonra eldiveninin sol tekini çıkardı." - R. Ilgaz
  • "Bunun için tek bir yol var."
  • "Tek yesin de ne isterse yesin. Tek çalışsın da isterse arada yaramazlık da etsin."
  • "Üç, beş, yedi ... tek sayılardır."
  • "Hamit, biliyorsunuz edebiyatımızın tek dâhisidir." - Y. Z. Ortaç

Yerel Türkçe anlamı:

Uslu.

Biz.

Önüne getirildiği tümceye özlem ve istek anlamı verir : Tek gelse.

Çocuk oyunlarında düğme, boncuk ve benzeri şeyler.

Peştemal.

Tek, yalnız

Kıyı.

Gibi.

Tek// tekar tekar: : teker teker// tek tuk: seyrek

Kez, kere : Bi tek de sen gel.

Ta (gösterme edatı)

Değin.

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: dek]

[Bakınız: dek]

Gibi.

Tek isminin anlamı, Tek ne demek:

Erkek ismi olarak; Biricik, eşi olmayan. Sessiz, hareketsiz, uslu.

İngilizce'de Tek ne demek? Tek ingilizcesi nedir?:

mono, odd, single, unique

Fransızca'da Tek ne demek?:

 

impaire, imparie

Tek anlamı, tanımı:

Tek dalmak : Güreşte karşı güreşçinin tek bacağını kapmak.

Tek elden : Bir kimsenin, bir yerin veya bir merkezin yönetiminde olarak.

Tek geçmek : Sadece onunla ilgilenmek, sadece ona önem vermek.

Tek kale oynamak : Bir işte sadece kendi düşüncelerini ve kurallarını geçerli saymak. futbolda rakibi kendi sahasına sıkıştırıp sürekli hücum etmek.

Tek kürekle mehtaba çıkmak : Beceriksizce alay etmeye kalkışmak. eksik hazırlıkla bir işe kalkışmak.

Tek sıra olmak : Sıraya girmek, sıralanmak.

Tek durmak : Uslu durmak, yaramazlık etmemek, sessiz kalmak.

Tek durmamak : Bir taraf öbür tarafa karşı bazı hareket ve çalışmalar içinde bulunmak. yaramazlık, çapkınlık vb. yapmak.

Tek adam : Lider. Teklik özelliğini gösteren kimse.

Tek anlamlı : Tek anlamı olan (kelime veya kavram).

Tek başına : Kendi kendine, yalnız olarak, münferiden.

Tekbenci : Tekbencilik yanlısı olan.

Tek biçim : Standart.

Tek bilek : Hep birlikte.

Tek çekirdekli : Yalnız bir çekirdeği olan (hücre).

Tek çenekli : Tek çeneği olan.

Tek delikliler : Kuşlar gibi yumurtlayarak üreyen, dışkılığı olan memeliler takımı.

Tekdüze : Değişmeksizin, düzenli, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden, tek örnek, muttarit, yeknesak, monoton. (te'kdüze) Değişmeyerek, aynı biçimde tekrar edilerek, bitevi, biteviye.

 

Tek erkçi : Monarşist.

Tek erklik : Monarşi.

Tek eşli : Eşi bir tek olan, tek evli, monogam.

Tek evli : Tek eşli.

Tek fazlı : Bir fazı bulunan (elektrik sistemi).

Tekgövde : Parçalara ayrılmayan, bütün olarak bulunan, monoblok.

Tek heceli dil : Çince ve Tibetçe gibi kelimeleri tek heceden oluşan dil.

Tek hücreli : Bir hücreli.

Tek kişilik : Tek kişinin kullanabileceği, tek kişiye göre, tek kişi için olan. tek kişinin yapacağı (iş).

Tek liste : Yenilecek yemeklerin ne olduğu önceden belirlenip gelen müşterilere aynı yemeklerin verildiği uygulama, fiks menü. Seçimde muhalefeti olmayan liste.

Tek örnek : Tekdüze.

Tek parmaklılar : Memeliler sınıfının otçul, geviş getirmeyen, beş parmaklı fil, üç parmaklı gergedan, tapir veya bir parmaklı toynaklıları içine alan alt takımı, tek tırnaklılar.

Tek partili : Tek partiye dayanan (siyasi hayat).

Tek pas : Oyuncunun kendisine gelen topu bekletmeden en uygun durumda olan arkadaşına vererek karşı takımın oyun kurmasını engellediği pas.

Tek renkli : Tek rengi olan. Yalnız basit bir renk veren (ışık).

Tek sayı : 1, 3, 5, 7, 9 gibi kesirsiz olarak 2'ye bölünemeyen sayılar.

Tek seçici : Herhangi bir seçimde tek yetkili olan kimse. Bir takıma girecek sporcuların seçiminde yetkili olan kimse.

Tek sesli : Benzer seslerin kullanılmasıyla yapılmış olan (müzik vb.). Değişik düşünceler dile getirilemeyen (ortam, toplum).

Tek tabanca : Tek başına hareket eden kimse.

Tek tanrıcı : Tek tanrıcılığa inanan, monoteist.

Tek tanrılı : İnandığı tek bir tanrı olan.

Tek taraflı : Tek bakış açısı olan, tek yanlı, tek yönlü. Bir yanı, tarafı olan.

Tektaş : Sadece bir pırlantası veya elması olan (yüzük, küpe).

Tek tırnak işareti : Çift tırnak içinde verilen bir alıntıda yer alan bir başka sözü belirlemek için kullanılan noktalama işaretinin adı ('... ').

Tek tırnaklılar : Tek parmaklılar.

Tek tük : Az, seyrek olarak. Az, seyrek.

Tek vücut : Hep birlikte.

Tek yanlı : Tek taraflı.

Tek yön : Karşıdan trafik akışının olmadığı yol. Araçlara gitmeleri için sadece bir istikamette izin verilen yol.

Tek yumurta ikizi : Bu ikizlerden her biri. Tek yumurtada döllenen ikizler.

Tek yürek : Hep birlikte.

Teker teker : Birer birer, ayrı ayrı.

İkitek : Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ayrı ayrı oturaklarda ve sadece birer küreği olan tekne.

İki tek : "İçki içmek" anlamına gelen iki tek atmak veya iki tek içmek deyimlerinde geçer.

Dörttek : Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ikişer tek küreği olan tekne.

Sekiztek : Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde dörder küreği olan tekne.

Teke tek : Bire karşı bir, yeke yek.

Biricik : Eşi, benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegâne.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Hiç : Bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilen bir söz. Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz. Boş, değersiz, önemsiz olan şey veya kimse. Soru cümlelerinde belirsiz bir zamanı anlatan bir söz.

Hiçbir : Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz.

İki : Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı. Birden bir artık. Birden sonra gelen sayının adı.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz.

Sessiz : Ses olmayan. Yumuşak huylu, kendi hâlinde ve sakin (kimse). Sesi olmayan, ses çıkarmayan. Az konuşan, suskun. Ses ve gürültü çıkarmadan. Ünsüz. Ses, gürültü çıkarmadan yapılan.

Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

Uslu : Akıllı, zeki. Uysal bir biçimde. Toplumu, çevresini rahatsız etmeyen, edepli, müeddep, yaramaz karşıtı.

Tek 8 : Alıcıda doğrudan doğruya 8 mm olarak kullanılan 8 mm'lik film çeşidi.

Tek 8 alıcı : Tek 8 filmi kullanabilen alıcı.

Tek ailelik konut : İçinde, yalnız bir ailenin yaşadığı konut.

Tek akciğerliler : (Yun. monos: tek; pneuma: hava) Balıklar (Pisces) sınıfının, akciğerli balıklar (Dipnoi) takımından, vücutları büyük ve yuvarlak pullarla örtülü türleri olan bir familya. Akciğerli balıklar (Dipnoi) alt sınıfından, vücutları büyük ve yuvarlak pullarla örtülü türleri olan taksonomik bir grup.

Tek anlamlık : Bir soru ya da bir sınarın anlamca karışıklılığa ve çok anlamlılığa yol açmayacak bir açıklıkta olması, bk. çokanlamlı soru.

Tek atomlu gaz : Molekülleri tek atom içeren özellikle soy gazlar için söz konusu olup He, Ne, Ar tek atomlu halde bulunabilen gazlar.

Tek ayaklı :

Tek bağ : İki öğecik arasındaki eksicik çifti bağı.

Tek bezem : Bir film ya da televizyon izlencesi boyunca kullanılan, değişmez bezem.

Tek bildirmelik : Antlaşmalı ve antlaşmasız tüm ülkeler mallarına uygulanacak tek bir özerk bildirmelik.

Tek ile ilgili Cümleler

  • Tek başıma alışverişe gitmeyi tercih etmem.
  • Ali eve erken gitmek isteyen tek kişi olmayabilir.
  • Şu an tek istediğim bir bardak su.
  • Borsa bu yıl birkaç kez, tek bir gün içinde % 1'den fazla düştü.
  • Tek arkadaşın olabilirim.
  • Tek amacım başka insanların nasıl yaşadığını merak edip onların daha iyisini yaşadığımız yere yani ülkemize uygulama isteğiydi.
  • Ben tek evladım.

Diğer dillerde Tek anlamı nedir?

İngilizce'de Tek ne demek? : [TEK] n. teak, type of tree

adj. only, single, unique, one, solitary, odd, individual, exclusive, lone, singular, sole

adv. one and only

Fransızca'da Tek : un/une, unique, seul/e, impair/e, isolé/e, simple

Almanca'da Tek : adj. einig, Einzel-, einzig, singulär, unpaar, unpaarig

num. ein

Rusça'da Tek : n. единица (F)

adj. один, единственный, уникальный, единичный, однократный, одиночный, одинокий, единый, нечетный

adv. единственно, лишь pref. моно-