Tekerlekli nedir, Tekerlekli ne demek

Tekerlekli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Tekerleği olan, tekerli

"Tekerlekli" ile ilgili cümleler

  • "Tekerlekli iskemlesini hareket ettirerek peşim sıra geliyor." - A. Ümit

Tekerlekli anlamı, kısaca tanımı:

Tekerlekli kayak : Tekerlekli kayakla asfalt üzerinde yapılmış olan bir tür kayma sporu, asfalt kayağı.

Tekerlekli koltuk : Tekerlekli sandalye.

Tekerlekli sandalye : Sakatların bir yere gidebilmek için kullandıkları tekerlekleri olan oturma aracı, tekerlekli koltuk.

Tekerlek : Merkezde bulunan, bir eksenin çevresinde dönebilen çember, teker. Bu biçimde olan.

Teker : İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. Tekerlek biçimde olan. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi. Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Tekerlek.

Teke : Bir tür karides. Tüylü devenin erkeği ile tek hörgüçlü dişi devenin geriye melezlenmesinden elde edilen bir tür deve. Erkek keçi.

Tekerli : Tekeri olan, tekerlekli.

Tekerlekli kol : Sestoplar kolunun tekerlekli bir araca yerleştirilmesiyle oluşan bütün.

Tekerlekli önsahne : Gerektiğinde kaldırılabilen, tekerlekler üzerinde hareket ettirilen önsahne.

Tekerlekli sahne : Antik tiyatrodaki, kimi oda içi sahneleri göstermek amacıyla, arkadan itilerek tekerlekler üzerinde oyun yerine getirilen sahne. Antik Yunan tiyatrosunda görülen, arkadan gelen, kimi oda içi sahnelerini sunmak amacıyla, oyun yerine itilerek tekerlek üzerinde getirilen sahne, küçük düzey.

 

Tekerlekli üçgen : Her köşesinde lastik bir tekerlek bulunan, alıcıların üç ayağı, köşelerine yerleştirilince hem sallantısız hem de devinimli bir araç biçimi alan üçgen.

Tekerlekli yükselti : Tekerlekler üzerinde bir yerden başka bir yere götürülebilen yükselti.

Tekerlekli ile ilgili Cümleler

  • Tekerlekli patenleri bedavaya aldım.
  • Tekerlekli sandalyedeki küçük çocuk Tom'a saati sordu.
  • Bu benim yeni üç tekerlekli bisikletim.
  • Ali bir tekerlekli sandalyede.
  • Tom'un bir tekerlekli sandalyeye ihtiyacı var.
  • Halam ve eniştemi ziyaret ettiğimde tekerlekli karyolada uyurdum.
  • Ali bir tekerlekli sandalye kullanır.
  • Tekerlekli sandalyedeki yaşlı adam bana annemi gençken tanıdığını söyledi.
  • Ali Mary'ye tekerlekli sandalyesine binmesi için yardım etti.
  • Ali tekerlekli sandalyeye bindi.
  • Tekerlekli sandalyeye ihtiyacım yok.
  • Tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm.

Diğer dillerde Tekerlekli anlamı nedir?

İngilizce'de Tekerlekli ne demek? : adj. wheeled, rolling

Almanca'da Tekerlekli : Roll, auf Rädern

Rusça'da Tekerlekli : adj. колесный