Teknik nedir, Teknik ne demek

Teknik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Teknik" ile ilgili cümleler

  • "Bu yazılarda Türkiye'nin kalkınması için ilim ve tekniğin lüzumuna sık sık işaret edilmiştir." - M. Kaplan
  • "Bu kızın, sanatını hiç olmazsa teknik tarafından bildiğine hükmediyorum." - H. E. Adıvar
  • "Eserin tekniği, sanatını hakkıyla bilen bir şair tarafından yazıldığını belirtmektedir." - A. H. Çelebi
  • "Bürokratlaşma bir baskı olayından çok teknik bir olaydır onlara göre." - C. Meriç

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Mekanik uğraşılara, sanayi ile ilgili işlere ya da uygulamalı bilimlere ilişkin.

Herhangi bir sanat, üretim ve öğretim etkinliği için baş vurulması gereken beceri, işlem ya da yol.

Felsefi anlamı:

İnsanın, doğal güç ve gereçleri kendisi için yararlı kılma sanatı.

Bir yapıt ortaya koyma, bir işi başarmada kullanılan yöntem, yol; yaratma biçimi (düşünme tekniği, çalışma tekniği ve benzeri).

Kuramsal bilginin karşısında bilimin uygulamaları, bilimsel bilgiye dayalı uygulamalar. (Günümüzdeki anlamı budur.) Bilimin amacının bilgi olmasına karşılık, tekniğin amacı ortaya bir şey koymadır, üretimdir.

 

İngilizce'de Teknik ne demek? Teknik ingilizcesi nedir?:

technical, technique, technics

Teknik hakkında bilgiler

Teknoloji (Yunanca τέχνη (sanat) ve λογία (bilmek)), sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. İnsanoğlunun gereklerine uygun yardımcı alet yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve yetenek. Teknoloji ayrıca, bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgidir.

Bir insan etkinliği olarak teknoloji, insanlık tarihinde bilim ve mühendislikten önce ortaya çıkmıştır. Teknolojinin, bilimin uygulamacı yönü olduğu görüşleri de vardır.

Teknoloji, günümüzde veri paylaşımının en etkin bir biçimde kullanılarak keşiflere yön vermesinin etkin bir parçası olarak da tanımlanabilmektedir.

Vikisözlük'te Teknoloji ile ilgili kelime açıklaması bulunmaktadır.

Teknik ile ilgili Cümleler

  • Bu teknik olarak mümkündür.
  • Teknik konularda bana tavsiyelerde bulunur.
  • Teknik olarak o hala bir öğrenci.
  • Teknik bir arıza nedeniyle, bu trenin hizmeti bundan sonra devam etmeyecektir.
  • Teknik bilgi eksikliği, onun terfi ettirilmesini engelledi.
  • Ali teknik malzemede iyidir, değil mi?
  • Açıklık her teknik yazarın bir yol gösterici ilkesi olmalıdır.
  • Teknik bilgisinin olmayışı terfi etmesine engel oldu.
  • Kancalı iğne ile yaptığımız ve bizim bulduğumuz teknikler var.
  • Teknik Oturum Gündeminde birkaç kişi daha sonra gün içindeki bazı oturumlara katılmak istediklerinden söz ettiler.
  • Teknik gerçekten önemli.
  • Ben yeni bir teknik öğrendim.
  • O yeni bir teknik öğrendi.
  • Bu yeni teknikler bu ekipman ile çalışmıyor. Bunu yeni bir tanesi ile değiştirmemiz gerekiyor mu?
 

Teknik kısaca anlamı, tanımı:

Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Yöntem : Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.

Uygulama : Yürütüm. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik. Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik.

Teknik adam : İlgili olduğu spor dalında teknik açıdan uzmanlığı bulunan kişi. Teknikçi.

Teknik direktör : Spor takımının oyuncularını kurduğu düzene göre oynatan, oyuncularla spor kulübü arasında ilişkileri düzenleyen kişi.

Teknik eğitim : Mekanik alandaki uğraşlara, sanayi ile ilgili işlere veya uygulamalı bilim alanlarına ilişkin eğitim.

Teknik lise : Teknik alanlarda eğitim vererek öğrenciyi yükseköğretim kurumlarına hazırlayan ortaöğretim kurumu.

Teknik okul : Öğrencileri teknik alanlarda yetiştiren okul.

Teknik öğretim : Bir tekniğin veya teknik yöntem ve becerilerin kazandırılmasına ağırlık veren öğretim.

Teknik şartname : İhalenin teknik özelliklerini içeren şartname.

Teknik üniversite : Ağırlıklı olarak teknikle ilgili öğretimin yapıldığı yükseköğretim kurumu.

Sinema tekniği : Bir sinema filmini yaratmada kullanılan teknik araçlarla ilgili yöntem.

Top tekniği : Oyuncunun topla dilediği gibi oynayabilmesi, topu kullanabilme becerisi.

Teknikçi : Film yapımının herhangi bir teknik kolunda çalışan usta işçi. Bir işin bilim yönünden çok, uygulama ve pratik yönü ile uğraşan kimse, teknik adam, teknisyen, tekniker.

Tekniker : Teknikçi.

Sanat : Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat.

Meslek : Uğraş. Öğreti. Dizge. Çığır, okul, ekol. Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş.

Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.

Fizik : İnsanın doğal yapısı. Kişinin dış görünüşü. Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı.

Kimya : Uyum. Maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim. Üstün özellikler taşıyan çok değerli şey.

Matematik : Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı. Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Sözcük : Kelime.

Yol : Kumaşta bulunan çizgi. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Gidiş çabukluğu, hız. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Kez, defa. Hile, tuzak. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Yolculuk. Gaye, uğur, maksat. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan.

Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

Teknik bilgi : İnsanın günlük hayatında kullanacağı araç ve gereçleri yapmak için gerekli olan hammaddeleri elde etme ve işleme; bunlarla ilgili bilgi ve beceri.

Teknik çizim : (Resim, İçmimari) Ev eşyası ya da kapı, pencere gibi yapı ayrıntılarını ölçekli olarak gösteren ve marangozların yararlandığı çizim.

Teknik çözümleme : Piyasaya ilişkin geçmiş dönemde oluşmuş fiyat, hacim gibi çeşitli verilerin, istatistik programları ve grafikler yardımıyla çözümlenerek geleceğe yönelik fiyat öngörülerinde bulunulması yöntemi.

Teknik durum : Tekniğin, bulgu yeniliğinin saptanmasında temel alınan özellikler yönünden ulaştığı düzey.

Teknik düzey : Tekniğin o anda eriştiği yükseklik.

Teknik elmeni : Bir konudaki tekniği elinde bulunduran kişi.

Teknik etkinlik : Bir firmanın veri teknoloji ve üretim faktörleri ile ençok üretimi gerçekleştirdiği durum. bk. üretimde etkinlik

Teknik hakların korunması : Yasalarda, teknik haklar için kabul edilen koruma.

Teknik hizmetler : Dermede yer alması gereken her türlü gerecin sağlanmasından raflara yerleştirilmesine değin yapılan işlemlerin tümü.

Teknik ikame : Belli sınırlar içerisinde üretim faktörlerinin birbirlerinin yerine kullanımı.

Diğer dillerde Teknik anlamı nedir?

İngilizce'de Teknik ne demek? : adj. technical, technic

n. technique, technics, technic, mechanism, practice, science, style, wrinkle

Fransızca'da Teknik : technique

Almanca'da Teknik : n. Technik

adj. technisch

Rusça'da Teknik : n. техника (F)

adj. технический, технологический