Telgraf nedir, Telgraf ne demek

Telgraf; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • İki merkez arasında, kararlaştırılmış işaretlerin yardımıyla yazılı haberlerin veya belgelerin iletimini sağlayan bir telekomünikasyon düzeni
  • Bu düzenle gönderilen haberin yazılı olduğu kâğıt.

"Telgraf" ile ilgili cümle

  • "Hareketimiz hiçbir tarafa telgrafla bildirilmeyecekti." - Atatürk
  • "Dün telgrafla sıhhatinizi sormak için kasabaya inmiştim." - R. N. Güntekin

Fransızca'da Telgraf ne demek?:

télégraphe

Telgraf hakkında bilgiler

Telgraf, iki merkez arasında, kararlaştırılmış işaretlerin yardımıyla yazılı haberlerin veya belgelerin iletimini sağlayan bir telekomünikasyon düzenidir.

Elektrikli telgraflar, bir verici, bir alıcı ve ikisi arasına çekilmiş elektrik hattından meydana gelir. Vericiye maniple denir. Maniple, telgraf şebekesindeki elektrik akımını açıp kapayan anahtarlardır. Manipleye basınca devre tamamlanır ve telgraf şebekesinden akım geçer.

Karşı tarafta ise alıcılar vardır. Alıcılar, elektro mıknatıs bobinlerden yapılmışlardır. Elektro mıknatısın karşısında ileri geri hareket edebilen madeni bir çubuk vardır. Bu çubuk elektro mıknatıstan akım geçtiği zaman hareket eder. Çubuğun ucundaki mürekkepli kalem bir kâğıt şerit üzerine nokta (.) veya çizgi (-) şeklinde şekiller çizer.

 

Sesle çalışan alıcılar da vardır. Bunlar kâğıt bir şeride yazı yazmak yerine, sert bir cisme vurarak tıkırtı çıkarırlar. Tecrübeli telgraf operatörleri, bu tıkırtıları dinleyerek mesajı çözerler. Burada kısa tıkırtı nokta (.), uzun tıkırtı çizgi (-) anlamına gelmektedir.

Telgraf ile ilgili Cümleler

  • Jale Tom'dan bir telgraf aldı.
  • Hemen bir telgraf gönder.
  • Biz telgrafı almadık.
  • Bu telgrafı hemen göndermeni istiyorum.
  • Babana hemen bir telgraf gönder.
  • Telgrafla bana tebriklerini iletti.
  • Telgrafı ne zaman aldın?
  • Telgrafı kimin icat ettiğini biliyor musun?
  • Bir telgraf gönderdiğinde, kısalığı önemli çünkü her kelime için ücretlendirileceksin.
  • Kaza olması durumunda bana hemen telgraf çek.

Telgraf tanımı, anlamı:

Merkez : Belirli bir yerin ortası. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Biçim, tarz. Polis karakolu.

Karar : Değişmez olma. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Tam ölçüsünde, ne az ne çok. Bu yargıyı bildiren belge. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı.

İşaret : Belirti, gösterge, alamet. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme.

Yardım : Bağış, iane. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Etki. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet.

 

Yazılı : Geçerli olan, nominal. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Yazılı sınav. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.

Haber : Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. Bilgi. Yüklem. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi.

Belge : Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

İletim : Isı yayımı. İletken şeylerden ısı veya elektriğin geçmesi. İletme işi.

Telekomünikasyon : Haber, yazı, resim, sembol veya her çeşit bilginin tel, radyo, optik vb. elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, bunların yayımı veya alınması, uz iletişim.

Düzen : Dolap, hile. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Yerleştirme, tertip. Bez dokuma tezgâhı. Alet edevat takımı. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.

Telgraf çekmek : Telgrafla haber göndermek, tellemek.

Telgraf çiçeği : Bir çeneklilerden, boğumlu sarkık dallı, yaprakları etli, uçları sivri, bazı türlerinde yaprakların alt ve üst yüzü mor ve gümüşi yollu, beyaz, mavi veya pembe çiçekli bir süs bitkisi (Tradescantia).

Telgraf direği : Telgraf hattını aktarmada kullanılan ağaç veya metal direk.

Telgrafhane : Telgraf aracılığıyla haberleşmeyi sağlayan resmî kuruluş.

Telgraf hattı : Telgraf iletişimini sağlayan tel örgü ağı.

Telgrafname : Telgraf metni.

Telgraf teli : Telgraf iletişimini sağlayan tel.

Telgraf üslubu : Kısa ve özlü anlatım.

Cevaplı telgraf : Cevabının ücreti, bir şey sorup cevap almak için telgraf gönderen kimse tarafından önceden ödenmiş olan telgraf türü.

Şifreli telgraf : Metni şifreli olan ve bu şifre çözüldüğünde anlaşılabilen telgraf.

Telsiz telgraf : Elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan telgraf düzeni, radyotelgraf.

Yıldırım telgraf : Haberleşmede çok acele gönderilen telgraf.

Telgrafçı : Telgraf gönderen görevli.

Telgrafçılık : Telgrafçı olma durumu. Telgrafçının yaptığı iş.

Gönderi : Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.

Elektrikli : Elektriği olan, elektrik enerjisiyle yüklü olan, elektrikle işleyen. Sinirli ve gergin bir duruma gelmiş olan.

Verici : Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı. Veren, verme yanlısı olan kimse. Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör. Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse.

Alıcı : Almaç. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Satın almak isteyen kimse, müşteri. Azrail. Kamera.

Elektrik : Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.

Meydan : Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Alan, saha. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Fırsat, imkân veya vakit.

Maniple : Telgraf işaretlerini göndermek için bir devredeki akımı kesmekte veya yeniden vermekte kullanılan araç, manipülatör.

Telgraf çiceği : Köpeklerde temas dermatitisine neden olan bir cins bitki, Tradescentia fluminensis.

Diğer dillerde Telgraf anlamı nedir?

İngilizce'de Telgraf ne demek? : n. telegraph, telegram, cable, wire, cablegram, tellotype

Fransızca'da Telgraf : télégramme [le], télégraphe [le], câble [le], dépêche [la]

Almanca'da Telgraf : n. Telegraf, Telegraph, Draht, Depesche

Rusça'da Telgraf : n. телеграф (M), телеграмма (F), депеша (F)

adj. телеграфный